Giriş
(2)

Pozitif tekneolojide illa öğrenci belgesi şart mı

condom kurşunu
Macbook alırken daha önce alan var mı?
Macbook alırken daha önce alan var mı?
0
condom kurşunu
(05.08.26)
evet
0
jelly bear
(05.08.26)
Düşünürsen ilanıma bakabilirsin
0
daddy
(05.08.26)
(21)

Aynı anda 3 valiz +sirt cantasi taşınabilir mi?

japon balığı
SelamSizce yetişkin bir kadin1 büyük 1 orta1 küçük boy valiz1 sirt çantasını 1 kisi havalimanina kadar taşıyabilir mi? Güzergah tren istasyonunun dibinde oturuyor. İstasyonun diğer yönüne giden trene binecegi için bir merdiven çikilip inilecek. Asansör yok engelli rampası var ama o yolu çok uzatıyor
Selam
Sizce yetişkin bir kadin
1 büyük
1 orta
1 küçük boy valiz
1 sirt çantasını 1 kisi havalimanina kadar taşıyabilir mi?

Güzergah tren istasyonunun dibinde oturuyor. İstasyonun diğer yönüne giden trene binecegi için bir merdiven çikilip inilecek. Asansör yok engelli rampası var ama o yolu çok uzatıyor. Bir sonraki tren istasyonunda inip peron değiştirilerek başka trene binilecek. Burada guvenlik bazen turnikeden cikip geri gelmesini soyleyebiliyor. Sonrasinda bu tren havalimanina gidecek. Havalimanina varistaki istasyon sonrasi Asansör/yürüyen merdiven var. Turnikeden geçip check in masasına gidecek.
📊 Sizce bu yolculuk tek başına yapılabilir mi?

Bu anket sona erdi. 57 oy kullanıldı.

0
japon balığı
(04.08.26)
mümkün ama zor. 1 büyük sola ortayla küçük sağ ele alınır sırt sırta verilir
0
jelly bear
(04.08.26)
yapabilirse,
kavimler göçünü tek basina gerçeklestiren japon baligi olur heral.
0
designer
(04.08.26)
küçük ve orta boy mutlaka dört teker olmalılar, böylece sırt sırta verilip tek bir valiz gibi itilebilsinler. yine de çok zor.
0
eileengray
(05.08.26)
Merdiven in/çık olmasa mümkün gözüküyordu ben bi benzerini yapmak zorunda kalmıştım. Bi daha olsa yapmam ama ömrümden ömür gitti çünkü. Yolun bi kısmı için taksi tutma ihtimalin yok mu?
+1
truf
(05.08.26)
Yardım edelim ?
-6
gobekliraki
(05.08.26)
iki valiz olsa olabilirdi, ama 3 valiz cok zor. orta ve kucuk boy valizi bir adet buyuk boyla birlestirme sansi yok mu? havalimanina ya da daha iyi bir tren istasyonuna kadar taksi tutardim ben olsam.

diger soru: diger yone giden tren demissiniz. size kolay olan yonden binip bir sonraki durakta inip peronda yon degistirme sansiniz var mi? merdiveni aradan cikarabilirsiniz belki.
+1
taurina
(05.08.26)
valizlerin 4 tekerli olduğunu varsayıyorum. Düz yolda her türlü yavaş yavaş sürersin, hatta sırt çantasını da büyük valizin üstüne koy boşuna sırtında taşıma. orta ve küçüğü de sırt sırta verip diğer eline alacaksın.

Ben merdivende zorlanan kadın veya yaşlı görürsem, direkt elinden alıyorum. Sen de gördüğün birilerinden yardım istersin merdiven çıkarken.

Havalimanında zaten taşımak için büyük arabalar olur, onları kullanabilir isterse.
0
bobinhoo
(05.08.26)
Sırt çantası sırta takılıp, küçük boy valiz büyük boyun üstüne konarak, bir elde büyük, bir elde orta boy valiz sürüklenerek taşınabilir ama gerçekten çok zor olur.
0
(05.08.26)
Olur da gereksiz olur. Büyük valiz tek elde, ufak ve orta boy çekme kulpları açılır, tek elle ikisi birden sürüklenir. Merdiven, yoldan karşıdan karşıya geçmek ise ızdırap olur.
0
kimlanbu
(05.08.26)
Valizlerin üçü de dört teker.
0
🌸japon balığı
(05.08.26)
ben yaptım 2 büyük bir orta valiz + sırt çantası ile hem de. yürüyerek en fazla 7 dakika sürecek çok düşük eğime sahip bir yokuşu çıkmam yarım saat aldı. bir de o valizlerle yanlış tren durağında inince sinirden ağlamıştım... yolda çıkacak en ufak bir aksilik inanılmaz bir manevi çöküş yaratabilir, ayağınız takılsa veya burkulsa örneğin gerçekten rezalet olur. çünkü düz yolda bile o kadar ağırlıkla yürümek kolay değil, valizler ayağınıza resmen dolanıyor. kesinlikle mecbur değilseniz tek başınıza yapmayın, kendinize yazık.
+2
reversal of fortune
(05.08.26)
Dört tekerlekli valizleri düz yolda sürmek çok kolay gibi görünse de bozuk yol/kaldırım söz konusu olunca epey yorucu ve zor oluyor. Eğer evden trene kadar olan yol gerçekten çukursuz/tümseksiz yani pürüzsüz ve yokuşsuzsa, bavulları merdivenden iki sefer yaparak çıkarabilir eğer çok ağır değillerse. Engelli rampası iki bavula kadar iş görebilirdi ama üç bavulda işe yaramaz. Ben iri bir erkek olarak dahi ağır bir dört teker orta boy valizi oldukça dik bir yokuştan inerken kontrol etmekte oldukça zorlandım. Çıkmak da kolay olmayacaktır.

Eğer yolculuk gün içinde yapılacaksa, merdivenin başında elinde üç bavulla bir kadını gören erkeklerden biri mutlaka yardım edecektir, birinden yardım rica edilse bu rica da cevapsız kalmaz diye düşünüyorum. Sırt çantasının sırt kısmında bavulun sapına takılmasını sağlayacak bir şerit varsa, sırt çantası küçük ve orta boy valizin saplarına takılır, böylece iki valiz olabildiğince stabil bir hale getirilir, diğer elde de büyük boy valiz sürüklenir.

Kolay değil ama yapılamayacak bir şey değil bence. Bence parçaların büyüklüklerinden ziyade ağırlıkları önemli, parçalar ağırsa, özellikle orta ve büyük boyun ağırlığı yüksekse hiç uğraşmaya gerek yok taksiye binilsin ya da biri yardıma gitsin.
0
10551037
(05.08.26)
1 büyük
1 orta
1 küçük boy valiz
1 sirt çantası

büyük valizin üzerine ortaboy valizi bağlayabilirseniz olur. hani büyük boy valiz çekçekliyse ve çekme kolu uzuyorsa yeteri kadar sağlamsa. valizlerden bir tanesini buraya koyup bağlarsanız sırtınızda sırt çantası, bir valiz bir elde diğeri ikisi tek parça öteki elde belki bir ihtimal olur. tabi kaldırmayacağınızı varsayıyorum sadece sürükleme.

ikinci plan ise. büyük boy valize sırt çantasını bağlamak. ortaboy valizin üzerine de küçük boy valizi bağlamak
0
omer460
(05.08.26)
bu sıcakta mümkün değil; erkek olarak ben yapamam (185 boy :) )
+1
sweetoffice
(05.08.26)
Büyük valizi yan yatırın üstüne küçük olanı koyun. Küçük olanı tekerleri yere değmeyecek kadar kaldırın. Ardından iki valizi birbirine koli bandı ile bantlayin. Baş orta ve alt kısımdan üç kuşak bantlayin. Böylelikle tekerleri yere değen valiz sayınız ikiye inmiş olur.

Duruma göre orta boy valize de bantlayabilirsiniz küçük olanı.

Ya da taksiye 200 lira verip bahsettiğiniz durağa kadar gidebilirsiniz
0
topkapiaksaray
(05.08.26)
ben bir büyük, iki kabin boy, bir de sırt çantasıyla bunu yaptım. ancak bineceğim havalimanının kapısına bıraktılar, ineceğim havalimanının kapısından taksiye bindim. havalimanı içindeki süper pürüzsüz zemin dışında kendinize bu eziyeti yapmayın.
geçen tek kabin bavuluyla napoli'ye gittim; şehrin meydanları saçma sapan dokulu bir taş ile kaplıydı. toplamda 4'er kere bu meydanları geçmek zorunda kaldım; tam bir ölümdü. kolay gelsin.
0
lil siztah
(05.08.26)
eskiden bi büyük bi orta boy bi de sırt çantamla ( içinde laptop ) sürekli sabihadan metrobüs otobüs aktarmaları yaparak avrupa yakasına geliyodum. er kişi olarak beni çok yoruyodu ama bütçe işte napcaksın. senin bi kabin boy fazlan var. kabin boyu da büyük bavulun çekme kolunu sonuna kadar açıp oraya yan koyarak bi şekilde sabitlersen her iki elinde bi yük kalır. bi kan ter ve gözyaşı tabii.
0
spirit crusher
(05.08.26)
Bir kadın olarak yapmisligim oldu. Buyuk ve kucuk kabin valizi, önümde tek elde 4 teker ustunde surerken orta boy diger elde 2 tekerlek uzerinde cekerek. Sirt cantasi sirta :)
0
funl
(05.08.26)
tek başına bir kadın olarak benzer bir rotada yaptım ben bunu, şimdi olsa yapmam. en azından merdivenli kısmı atlatacak bir çözüm bulmaya çalışırdım ben olsam taksi, uber, vs.

yine de yapılacaksa anahtar kelime erken yola çıkmak. havaalanında olmanız gerekenden birkaç saat önce yola çıkmanız önemli. o kadar valizle koşturmak ya da geç kalma stresi yaşamak istemezsiniz emin olun :) ayrıca insanlar sağolsun çoğunlukla valizler için yardımcı oluyorlar tabii yine de buna güvenip yola çıkmamanızı tavsiye ederim.
0
in vino veritas
(05.08.26)
Yapılabilir. Ben bazen 2 büyük 1 küçük valiz 1 de sırt çantası taşıyorum. Küçük ortanın üzerine koyulabilir ya da orta ile büyük beraber sürüklenebilir. Yavaş yavaş gidersiniz böyle. Hava alanlarında zaten market arabalarına benzer arabalar var onlarla da taşırsınız
0
yüzyıllık yalnızlık
(05.08.26)
Ben yaptım ama havalanında, havalanından transfer aracına kadar. Havalanındaki bagaj arabaları ile kolay oluyor. Bagaj arabası olmasa bile düz zeminde nispeten kolay ama kaldırım , merdiven in çık falan varsa zorlayabilir.
0
inheritance
(06.08.26)
(5)

Tatil kararsızlığı

arbre
Çıkmam gereken bir tatil var (zorunlu) ve ben hiç denize girmek istemiyorum. Yüzmek isteyince kış da olsa havuza gidiyorum zaten. 3 4 gece 40 50 bin TL çıkıyor. Tatili eylül ekim olarak kullanıp Sırbistan, Arnavutluk gibi merak ettiğim Balkan ülkelerine ayırsam pişman olur muyum? Daha ucuz bile tuta
Çıkmam gereken bir tatil var (zorunlu) ve ben hiç denize girmek istemiyorum. Yüzmek isteyince kış da olsa havuza gidiyorum zaten. 3 4 gece 40 50 bin TL çıkıyor. Tatili eylül ekim olarak kullanıp Sırbistan, Arnavutluk gibi merak ettiğim Balkan ülkelerine ayırsam pişman olur muyum? Daha ucuz bile tutabilir. Dubai de istiyorum ama uçak 3 4 saat yazıyor. Onu istemedim.
-8
arbre
(04.08.26)
Balkan Ülkelerini düşünüyorsan Belgrad'i tavsiye ederim. Müthiş bir şehir bana göre. Hem tarih olarak gezmesi hem yemesi içmesi çok güzel bir şehirdir. 2 defa gittim çok eğlendim.

Belgrad'dan bağımsız olarak; Balkan ülkelerine ayırman ve gitmen pişman olmazsın. Gitmeni tavsiye ederim.

Saraybosna'yı da çok övülüyor. Gitmeye fırsat olmadı. Geçen sene gidiyordum ama sağlık sorunları engel olmuştu, öyle kaldı.

Arnavutluk'a gitmedim ama araştır, bak, içine sinine git. İster Arnavutluk, ister Saraybosna, ister Belgrad.

Güzel tecrübe olur.
+2
put it in your appropriate place
(04.08.26)
cosmicstring, salmayı çok istiyorum ama salamıyorum, salarsam ocak şubat gelecek :)
-5
🌸arbre
(04.08.26)
senin kadar kararsız insan görmedim. buraya yazmadan alabildiğin kararlar vardır inş.

bırak burayı biraz düşün içinden geleni yap. biraz özgür ol ya. bazı şeylerde de başkalarını dinlemeyiver. kimse seni senden iyi tanıyamaz.
+5
jelly bear
(04.08.26)
Benim şansıma mı böyle denk geldi bilmiyorum ama ne zaman duyuruya girsem kararsızlık sorularınızı görüyorum. Patolojik resmen. Bir tür kaygı bozukluğu mu yaşıyorsunuz yoksa cimrilikten mi çözemedim ama kesinlikle bu konuda terapi almanızı öneriyorum.

Zorunlu tatil var, anladığım kadarıyla vize yok ama para var, deniz tatili istenmiyor ama görülmek istenen yerler var ve pişman olur muyum diye soruyorsunuz. Alınmayın ama sahiden normal değil. En kötü ne olabilir ki pişman olasınız? Evde oturmaktan daha iyi. Ayrıca neden her anda dünyanın en iyi tatilini yaşamalıyım diye düşünüyorsunuz. İnsan hayatın her anını planlayamazki. Gidip kafa dinleyip dönün işte.
+5
huladancer
(05.08.26)
Kararsız kalınacak son şey türkiye de mi yurtdışında mı tatil? Sınırı bi geç. Hele ilk defaysa nasıl bi ufkun açılıyo gör.
Hiç düşünme. Keşke daha önce yapsaydım diyeceksin. Katıl bi tura. 3 kuruşun hesabını da yapma.
Sal kendini. Pronto jolly iyidir. Emin ellerde olursun.
Bi dahakine hep yurtdışı planlayacaksın.
+1
Lh12
(05.08.26)
(29)

herkes çok mu zengin?

art cat chocolate
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alı
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.

mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alıyorlar? şirketteki insanların yarısının arabası var. arabası olmayan kişilerden de bir kısmının motoru var. bu insanlar bu araçları nasıl alıyorlar? 1.5 milyondan aşağı iyi araba bulamazsın diyorlar bana mesela. 1.5 milyonu nereden bulacağım?

ailemden ayrı şehirde yaşıyorum. maaşımın yarısı ve bazen yarısından çoğu kirama gitti 6 yıllık iş hayatımda. şu anki işimde maaşım bir nebze daha yüksek. ancak başka eve çıkmam gerekiyor ve yine maaşımın yarısı olacak yani. memlekete gidemiyorum orada benim iş imkanım yok. ayrıca rezidansta falan da oturmuyorum yani.

ailemin de arabası yok zaten mesela. mirasımız falan da yok dedelerden. ailem de memur yani. müdür falan da değiller, düz memur.

bazen arkadaşlarla buluşuyoruz. o ülke senin bu ülke benim geziyorlar. avrupa ülkelerinden, vizeli olanlardan bahsediyorum. konsere bile gitseler en pahalısına gidiyorlar falan. kırk yılın başı tatile gideceğim, bana bir otel önerdiler, benim bulduğumun 2-3 katı fiyatına. ya bazıları benle aynı mesleğe benzer gelire sahip. bu hayatları nasıl karşılıyorlar?

ben mesela hayatta ev falan alamam. birikim bile yapamıyorum. bilgisayarım bozuktu 4 yıl boyunca. yeni pc alabilmek için kredi çektim ve 1 yıldır onun taksidini ödüyorum.

herkes 200 bin ve üzeri mi kazanıyor gerçekten? yoksa herkesin ailesi mi zengin?

benim için 500 bin tllik bir araba almak bile çok zor mesela. o fiyata araba varsa... insanlar nasıl araba alıyorlar?
+4
art cat chocolate
(04.08.26)
gördüğün kesim %1 bile değil. %1 zengin olunca herkes zengin olmuyor. sen olanı görüyosun. olmayanı görmüyosun.
0
jelly bear
(04.08.26)
Hastaneler full hasta dolu, buna bakarak ülkenin tamamı hasta mı diyoruz? 2.5 milyonluk araba alacak şahıs belki 45 yaşına kadar hiç evlenmemiş, birikim yapmış olabilir. miras gelmiş olabilir. vs vs. Bakış açın yanlış.
0
HellKeePer
(04.08.26)
Buna ben de çok kırgınım :') cidden herkes zengin aq
+1
üğpoıuy
(04.08.26)
algı algı algı
aramızda yeşil pasaportlu, arabalı, evi olan insanlar var temelde her şeyi tamam, ama insanlar çok zengin diyebiliyor, başkası da kiraya maaşının yarısından çoğunu veriyor.

bir kere, bordrolu çalışanların %80i maksimum 2 asgari ücret alıyor. yani aylık 50 bini geçtiğinde bordroluların yüzde 20sine giriyorsun.

ev araba almak gerçekten tek maaşlı biri için hayal oldu, 2 kişi olup birinin maaşı yaşama diğerininki krediye gidecek ki ev alınabilsin.

2.5M a araba alan belki tüm parasını arabaya veriyor, bu onu zengin etmez (belki de zengindir bilemem)

tatile çıkan yıl boyu kredi ödüyor belki de vs.
ancak şu bir gerçek, herkes çok zengin değil ama herkesin alım gücü çok düştü ve gelirin %60 ı kiraya gitmesi çok zor, kötü bir durum.
aynı gün 3-5 kıyafet değiştirip 3 günlük geziyi 1 aylık gibi paylaşanlar var.

kısaca, algıya takılma. aile yardımı vardır (aileden yardım almayan insan çok azaldı bu devirde) sponsoru vardır, bazı şeyleri şirket ödüyordur vs vs vs.
canını sıkma diyemeyeceğim ama yanlış algı yüzünden canını sıkma.
+1
kisa
(04.08.26)
Yani o parayı nakit çıkarıp verebilecek küçük bir kesim vardır ama çoğu insan borç içinde yüzerek yapıyor bunları. Ayrıca insanların anlattıklarını, sosyal medyada koyduklarını vs. ham gerçeklik diye düşünmeyin. Yalan söylüyor da olabilirler.
+2
peki madem
(04.08.26)
Herkes maaşlı çalışmıyor. 1.5 milyonu maaşından kese kese biriktirmiyor. farklı kazanç türleri var. Maaşlı çalışan Herkes de çok düşük maaşlı çalışmıyor. Herkes arabasını evini tamamen çalıştığı biriktirdiği parayla da almıyor. birçoğunda çok ciddi aile faktörü var. Ama güzel geliri olup evini arabasını kendi başına alabilen bir kesim de elbette var. Bir sürü değişken var yani. Bir de her şey hemen bir anda olmak zorunda değil. Tek seferde 1.5 milyonluk araba alamazsın belki ama baştan bi 300-500 birikim sağlayıp üstüne ekleye ekleye gidilebilir.
0
dfn4
(04.08.26)
Sokaga ciktiginda gordugun tum evlerin, dukkanlarin, araclarin sahipleri var. O bakimdan evet "zengin" cok. Bircogu da miras yoluyla bunu nispeten kolay elde edebiliyor. Ama aylik gelirin 100bin ise sen de birkac yil icerisinde kucuk de olsa bir seyin bir ucundan sahip olabilirdin/olabilirsin. Bu maasinin yarisini eve vererek degil, ancak harcamalari kisip biriktirerek olabilir. Cogu kadin bunu tercih etmiyor, erkeklerin bir kismi aile sorumlulugu icin mecburen yapiyor.
-1
osssy
(04.08.26)
çalışan biriyle evlenmek mantıklı bi seçenek gibi duruyor.
-4
elorelia
(04.08.26)
bence ben zengin değilim ama saydığınız şeylerin bi kısmına sahibim. ama şöyle oldu, evim var babam aldı, arabam var, ilk arabamı da babam verdi. sonraki arabamı babamın şirketi aldı, ondan sonrakini de evlenince var olan arabanın üzerine borçla falan koyup eşimle aldık değeri 1,5 milyon.

yılda 2-3 kere yurtdışına çıkıyorum, iki kere tatile gidiyorum. babamın sağladığı imkanlar bir yana bu gezme tozma işi tamamen seçimlerle alakalı. benzer paraları kazandığımız ve yine ailesinin verdiği evde oturup kira ödemeyen arkadaşlarım bizim kadar tatile çıkamıyorlar çünkü ben yılda 1 kere kuaföre gidiyorum onlar 2 ayda 1 10-15 k kuaföre para veriyorlar. ya da ben dyson almıyorum 20-30k paraya. bana baktıklarında onlardan daha zengin görünüyorum. ya da çocuk sahibi olmayı hiç istemedik bu da şimdilik çok karlı.

siz de 6 sene maaşınızın yarısını kiraya vermeyi seçmişsiniz, paylaşımlı bi evde yaşayabilir, ev arkadaşı ile kalabilir maaşınızın çeyreğini verebilirdiniz. benim ilk asistanım; mezun olur olmaz kız bizde işe başladı, 2k maaşı vardı, 20bin liralık araba aldı, maaşının yarısını arabaya ödemeye başladı çünkü çok istiyordu. 22 yaşında ilk arabasını almış oldu, sonra zaten asgari ücret öyle hızla arttı ki ödediği para da bi şeye benzemedi.

bence ailenizin de hem anne hem baba memur olarak çalıştıysa hiç araba almamış olmaları ilginç bi tercih. alabilirlerdi gibi geliyor. ya da ben anlamam bilmiyorum.

eklemeyi unutmuşum, tam zamanlı çalıştığım işin yanında her zaman müşterisini bulmadığım ya da kabul etmediğim çok niş bi alanda saatlik ücretimin çok yüksek olduğu bi uzmanlığım daha var, bu uzmanlığı 30 yaşımda edinmeye karar verdim şu an 36 yaşındayım. yani şöyle söyliyim tam zamanlı işi bırakıp bu uzmanlık için ayda 3 müşteri bulsam maaşımın 2 katını kazanabilirim haftada 6 saat çalışarak.

başka ek gelirlerim de var ufak tefek, bazen ayda 10-15 onlardan geliyor, hoş oluyor.
-3
ofelia
(04.08.26)
ben ilk arabamı yaklaşık beş yıl şehrin en ucundaki 35 m2 bir stüdyo dairede yaşayarak, günde 2 saat toplu taşımayla git gel çekerek alabildim. çalışma arkadaşlarımın arabası olanlarının çoğunu aileleri aldı.
+3
aloha snackbar 3
(04.08.26)
Benimle eşimin maaşları toplamı yine çok az ama bütçemize göre bir araba aldık taksitimiz var. Plan şu taksit bitince bu arabayı satıp yükseltmek. 2 yılda bir arabayı güncellemek. Bir noktadan sonra ev peşinatına yetecek bir noktaya gelebiliriz belki. O zaman da arabayı düşürüp ev işine girilebilir. Planlarım olsa da olmasa da arabanın sağladığı özgürlük ve bunu yapabilmiş olmanın gururu (evet ne yazık ki gurur milletin bakkala gider gibi gidip aldığı şey) bizi mutlu ediyor. Eşim, köy yollarında babasının kontrollerinde kullanıyordu zaten, bu sayede 3 haftada aldı ehliyeti. Patır patır manuel araba kullanıyor şimdi. Bizde planlar böyle, ikimizin toplam maaşı bizim yaşlarımızdaki bir bireyin bir aylık maaşı normalde bu arada.
0
guitarissimo
(04.08.26)
sebebi şu, ben 3 senedir tatile falan gidemiyorum mesela hem maddi hem manevi sebeplerden. ama gidip de instagramda bunu paylaşmıyorum ya da burada da bir şey paylaşmıyorum. ama gitseydim muhtemelen buradan bir şey sorardım ve instagrama da atardım. bizim gibi bir yere gitmeyen insanlar bir şey paylaşmıyor ki ya da araba almazsan nasıl arabada story atacaksın ki alsam da atmam ama anlatabildim umarım. yani biz sadece bir şey alabilenleri görüyoruz, alamayanlar bunu paylaşmadığı için etraftaki herkes zengin de bi biz alamıyoruz gibi geliyor oysa arkadaş listemizin %10'u bile etmez mesela.
+1
matilda
(04.08.26)
zenginlik kriteriniz sahiden arabaysa baya bir yaniliyorsunuz. en zengin dediginiz insanlarin arabasi yok, her yere taksi tutuyorlar. en olmadi helikopter kaldiriyorlar lol. yoksa onun soförüyle ugrasacak, soför hasta olacak gelmeyecek parkiyla ugrasacak, bakimiyla ugrasacak. zengin adam icin bunlar enayi isi.

öte yanda herkes memur degil. benim cevremde bir tane bile memur olan kisi yok mesela. ne ilkokul, ne lise, ne üniversite arkadaslarim icinden memur var. kendi cevreme baksam gercekten herkes zengin derim ama ülkenin yarisi asgari ücretle calisiyor. cok büyük bir kitle kacak calisiyor.

instagram da dogru bir tahlil araci degil kesinlikle. millet gidip g kasa merso kiraliyor, kendi arabasi gibi instagram'a koyuyor. biliyorum yani. evim de, arabam da her seyim var cok sükür, bir güne bir gün instagram'a koymus kisi degilim. bu kritere bakarsak o zengin ama ben degilim. he zengin degilim zaten ama kriteriniz araba oldugunicin böyle diyorum. birebir görmediklerinize inanmayin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.26)
Pandemi de faizler düşünce bi tane ev aldım 1+1 anadolunun bir şehrinde. Maaşımın yüzde 80'İni krediye veriyor bir yandan kalan yüzde 20 ile de istanbul'da kira ödüyordum. 1,5 yıl süründüm yalan yok :) ama memleketin ekonomisini iyi okuyabildiğimi düşünüyordum ki öyle de oldu. 1,5 sene sonra kiracı kredinin tamamını öder, 2 sene sonrada üstüne cebim e para bırakır hale geldi. O dönem arkadaşlarım araba alıyordu mesela kiralık evde otururken, onlar için hayattan şu an konfor almak önemliydi, benim için sürdürülebilir konfor önemliydi.

Sonra 5 senedir gram gram biriktirdiğim parayı peşinat yaptım üstüne gelen kira ile istanbul'da kutu gibi bir dükkan aldım, bildiğin beyaz yakalıyım bu arada öyle esnaf olma gibi bir derdim yok. Amacım yarın öbürsün kovulduğumda ya da teknik olarak emekli olduğumda aç kalmamak.

Aileden destek almadım dersem yalan olur, haklarını yiyemem ama destekten kasıt öyle milyon tl falan değil, 10 gram, 2 bilezik, annemin mutfak parasından artırdıkları vs.

Eğer aileden destek yoksa çok zor, bakma sen kendim aldım diyenlere hepsinin ailesi destek oluyor, pazar alışverişlerini yapıyor, memleketten tarhana salça yolluyor.

Evli arkadaşlarım var mesela istanbul'da kiradalar, 2 senede bir araba değiştirip süper yerlerde tatil yapıyorlar, kartların hepsi patlak, cüzdanlarında 5 lira bile yok :)
+3
ebeş
(04.08.26)
zengin gözüken ya da zengin olanlar şöyle aslında:

1- ailesinden miras kalanlar ya da ailesinin desteklediği kişiler
2- fena maaş almayan ve maaşın tamamını yarınlar yokmuş gibi yiyenler
3- maaş yanında ek gelir üretenler, herkes tatil yaparken çalışanlar
4-yurtdışında projelere gidip para biriktirenler. 2-3 senede 2 ev alabilirsin hatta belki daha fazlasını.

bunun dışında gerçekten zengin olanlarda vardır, kendi işini kurup ya da aileden ama sayıları çok daha az.
0
monicapp
(04.08.26)
gördüğüm orta sınıfta çoğu etrafımda aile desteği ile alıyor veya anadan babadan kalan daire vs varsa onu satarak peşinat yapıyor.
birde borçlanmadan krediye girmeden birşey sahip olunmuyor peşinatı biriktirip krediye giriceksin araba için tekrar biriktirip yukselteceksin böyle böyle bir şeye sahip olunuyor.
ama şuna katılıyorum insanların çoğu birşeye sahip ama bu son 5 senedeki kazanımları değil, geçmişten gelenler.. şuan gerçekten birşey almak zor.
varlıklada birşey olmuyorki, geçen gün 2 dairesini geri dönüşümde 3 m veren tanıdık var çok eski idi ev, en az 4m istemiş geri dönüşüm, yok paraya evleri verdi mesela, sorsan 2 dairesi var gözde buyutursun ama para etmiyor.şimdi o parayı faizde eritiyor mesela
+1
eja
(04.08.26)
Hem aileden destek almadan hem de 100 binden az olan maaşın yarısından fazlasını kiraya vererek (fatura, aidat falan dedin mi %60'ı bulur) para biriktirip ev, araba almak zor zaten.

Eğer evim, arabam olsun diyorsan ya kendini zora sokup, daha kötü bir evde ev arkadaşı ile yaşayıp kenara para atacaksın. Biraz biriktirdikten sonra peşinat olarak kullanıp, kredi çekip bir ev alacaksın. Sonra biriktirmeye devam edip daha güzelini alacaksın vs. vs.

Ya da erkek düşmanlığını (duyurudaki cevaplarından gördüğüm kadarıyla) bir kenara bırakıp, geliri senden daha yüksek (tercihen yıllar içinde çalışıp didinip ev, araba almış ya da ailesi tarafından alınmış) bir koca bulup, hazıra konacak ve rahat rahat yaşayacaksın.
+2
bobinhoo
(04.08.26)
Hayat pahalılığı çok yüksek bu kuşkusuz, sorun cidden gelir adaletsizliği ile alakalı olabilir ama yazınızda bir şey dikkatimi çekti onun için sebep olabilecek başka bir şeyden bahsedeceğim. Çok şey yazılıp çizilmiş hepsine tek tek bakamadım. Ben kendi hayatımdan örnek vereceğim.

Yazdığınız yazıda kendinizle aynı meslek grubu ve maaş skalasındaki insanlardan da bahsetmişsiniz. Eğer onlar birikim yapabiliyor ama siz yapamıyorsanız sorun sizin harcama alışkanlığınızda da olabilir.

İşyerinde benimle birebir aynı pozisyonda çalışan bir arkadaşım var. İkimizin de hayatı paralel. Ama ben birikim yapabilirken kendisi yapamıyor ve hiçbir büyük harcaması da yok. Anlam veremiyor buna. Ancak sorun da bu. Kuruş kuruş benden çok daha fazla harcadığının farkında değil. Neticede aldığı ve yaptığı hiçbir şeyden tatmin olmuyor ama daha fazla para harcıyor. Birçok örnek verilebilir ama ben uzatmamak adına tek örnek vereceğim, bu arkadaşım güzel bir yerde güzel bir yemek yemeyi para tuzağı olarak görüyor ama ucuz yerlerden sürekli dışarda yiyor. Benim nadiren iyi bir yere gideceğimi öğrenince de nasıl yetiştiriyorsun sen diyor. Ciddi anlamda beni gereksiz yerlere para harcayan biri olarak, kendiniyse tutumlu biri olarak görüyor ama benden çok daha fazla harcaması var. O kadar takip etmiyor ki bunun bile farkında değil. Ona sorsanız size tutumlu olmakla ilgili tavsiyeler verir, benim yapıp ettiğim şeyleri de yapmamanızı söyler örneğin. Farkında değil çünkü. Mesele ucuz veya pahalı bir yere gitmek değil bakın, tatmin olacağı bir şey yapmak yerine mecbur olduğunu düşündüğü 10 şey yapıyor.

Şunu demeye çalışıyorum, eğer sizle yakın kazanan insanlar sizin yapamadığınız şeyleri yapabiliyorlarsa hiç farkında olmadan gereksiz çok harcamanız olabilir. Bunu bu kadar anlatma sebebim yazınızdaki o satır arası cümle. Cidden insanın kendisi tarafından fark edilmesi zor bir şey çünkü. Ailenizden bahsetmişsiniz, bu alışkanlıkları ailenizden dahi kazanmış olabilirsiniz ki farkına varmak daha zor bu durumda.
0
akhenaten
(04.08.26)
survivorship bias.

100 adamdan 90'ı meteliğe kurşun atıyor olsun. ya işsiz ya da ay sonunu zor getiriyor, akşam yemek yiyip belki televizyon izleyip uyuyor. en büyük lüksü avm'de yemek katında bir şeyler yemek o da ayda bir.

10 tanesi de çok daha fazla kazanıyor ve bir sürü şey yapıyor.

sosyal medyada kimi görme ihtimalin daha fazla? veya hangisinin aklında kalma, yer etme ihtimali daha yüksek?

"mekanlar dolu herkesin arabası var" diyenlerin yanılgısı da bu. 85 milyon vatandaşı tüm kafe ve restoranlara doldursan sanırım taş çatlasa 15 milyonu sığardı. burayı gören birisi her yer dolu diyor ama evde oturan 70 milyonu görmüyor. herkesin arabası var diyor ama arabaların olduğu yerde bulunup araba sahiplerini görüyor, arabası olmayanlardan haberi yok.

aynı hesap işte. bir kısmı bu tip beynin kolaya kaçması, algı ve psikoloji meselesi... bazı kitleler ise direkt kafaları çalışmadığı veya işlerine öyle geldiği için böyle çıkarımlar yapıyorlar.

çok parası olduğunu sandığın bazı insanların o kadar parası olmayabilir bu arada o da var. bana da bazen çok geziyorsun derler. üç kuruş para kazanıyorum ve sosyal hayatım sıfır. senede 4-5 kez tanıdıklarımın peşine takılıp sağdan soldan story atıyorum. millet de diyor ki oç senede beş kez tatil yapıyor hep bir yere gidiyor. gerçekte ben ayda 30k kazanıyorum pantolonum delinse götüm açıkta gezeceğim, gittiğim yerler de dağ tepe yani paralık bi şey yok.
+1
der meister
(04.08.26)
ben sizden daha büyüğüm benim neslimde çoğu kadın zaten evli olduğu için karı-koca olarak almıştır evini arabasını

ancak 5 senelik civarı çalışanken ben maaşın yarsını kiraya vermiyordum
maaşlı iş harici ekstra çalışıyordum -evin büyük çocuğuyum o zamanlar kardeşlerimin hepsi okuyordu eve gönderiyordum

evde yemek yapıyordum, uygun yollu geziyordum (iyi de geziyordum), business giyinmiyordum (öyle bir işim yoktu çünkü) ve tabi Türkiye'de yaşamıyordum..pek bir masrafım yoktu. gördüğüm kadarıyla şimdi 30 yaş altı kadınların hayat standartları bizim o zamanlarımıza göre epey bir yüksek. "bunu hak ediyorum" algıları var (hak ediyorlardır tabi eleştiri değil, tespitlerim bunlar).

21 yaşında mezun olup evimi 32 yaşında filan aldım ben, aile desteğim yoktu, kimseden desteğim yoktu belki kendime güvensem 2-3 sene önce alabilirdim ama hayatımı alt üst eden bir hastalık geçirdim o biraz durumları karıştırdı. o durum olmasa, ailem sen çek krediyi biz de destek oluruz demiş olsa ya da ben daha gözüm kara olsam farklı olabilirdi mesela..gördüğüm kadarıyla aileler madden destek olmasa bile en azından krediyi çek sıkışırsan da yardım ederiz filan diyebiliyor. ben hiç bişey görmedim. bizimkiler borçtan benden çok korkuyor. şimdi bişey alacak olsam mesela daha gözü kara olurum. ödenir illa ki.

önce evi alıp sonra arabayı almak da yine bence başka bir fark. araba demek masraf demek. ben yürüme mesafesi yere arabayla pek gitmediğim halde (home office çalışıyorum, yürüyüş olsun diye yürüyorum çoğu kez) yine de masraf, önce arabayı alsam eve daha geç sıra gelirdi sanırım.

instagramım vs. yok, yediğimi içtiğimi gezdiğimi vs. paylaşmak huyum değil, hoş zaten zengin de değilim de çekip çekip koysam zevahirde zengin sanılabilirdim.
Türkiye'nin turizm cenneti yerlerinden birinde yaşıyorum burada bildiğim etraftan anlatılan öyle tipler var ki cebinde 5 lirası yok belki 1 motoru vara o da icralık ama bunu sosyal medyadaki kimse bilmiyor paylaşımlar bambaşka bi hikaye anlatıyor...

etrafımda çalışmadan zengin olanlar aileden ve/ya topraktan zengin.
-1
subcomponent
(04.08.26)
evim var arabam var. ama bankaların vur listesindeyim. her ay sonunu ince ince hesap yaparak geçiriyorum. önceki cevaplarda belirtilen %1'e girer miyim bilmiyorum ama miras veya zengin aileden gelmeyenler için tr şartları ızdırap dolu. ben extra gerizekalı olduğum için maaşlı çalışmıyorum ve kendi işimi yapıyorum daha doğrusu yapmaya çalışıyorum.
0
scudman1
(04.08.26)
Burada yazan adamlar parası olan adamlar değil. O sebepten buradaki cevapları ciddiye alma.parası olan adamın burada ne işi var. Burası orta kesim. para yok kimsede.
0
mikahakkinen
(04.08.26)
kim ne yapiyor bosver. ben asgari ucret ile orana bakiyorum.
2.5 milyon 2 yillik maasindan fazla ise, aylik 100bin altindasin, 90bin diyelim.
asgari ucret 28bin ama ocakta belirlendi uzerinden 7 ay gecti, enflasyon ortada, asgari ucrete 6 ayda bir zam yapilsa su anda herhalde 35-36bin falan olurdu.
yani sen 3 asgari ucretin altindasin.
zenginligi gectik, o bambaska bir seviye. maasla zenginlik olmaz.
tek basina "konforlu yasamak" icin 5-6 asgari ucrete ihtiyacin var.
yani 2 kati para yapman lazim.
fakirsin coco.
-1
cooperr
(04.08.26)
Çalışarak ve yatırım yaparak zengin oldum. Ama çalıştığım şirkette patron dışında zengin yok. Yaşadığım yerde herkes zengin. Onlar arasında da maaşla çalışan yok. Sorun maaşla çalışmakta.

Tekel, büfe, klima ustası hepimizi tokatlar.
-2
gabe h coud
(04.08.26)
Kimse kimseyi kandırmasın bazı istisnai yüksek maaş alan kişiler haricinde %99'umuz bekarsa şu anki ülke ekonomisinde istanbulda ailelerin desteği olmadığı sürece hiç de öyle birikim falan yapamaz, belki araba alabilir o arabayı da tadını çıkararak kullanamaz. Düz memur olanlar karı koca büyükşehir haricinde yaşıyorsa avantajlı yoksa istanbul gibi bir şehirde eve 200.000 girse, eve benzeyen bir evde kirada oturuluyorsa öyle yurt dışı gezeyim, para biriktireyim 2.5 milyona araba alayım işi hala mümkün değil.

Ben aileden kalan evde oturmama rağmen 3 milyon gibi bir parayı 10 senede zor biriktirdim, o para ile evin yarısını anca ödeyebildim, geri kalan 3.5 milyonu da kredi çektim, evli olmasam eşim çalışıyor olmasa onu da karşılayamazdım. En son döner sermaye parasını ödeyebilmek için saatimi sattım. Emlakçı komisyonunu ödeyebilmek için ps5'imi sattım, bilgisayarımı sattım.

Ki ben yazın tatil yapmayan, kışın tatile gittiğimde de öğretmen evlerinde falan kalan, balayında gereksiz pahalı olmadığından da st petersburga giden biriyim. Bu yaz tatil yapabildim o tatilde de doğruya doğru babamın desteği oldu.
+1
denizgonen
(04.08.26)
değil. ülkenin %1-2 si iyi yaşıyor.

gerisi iyi olduğunu göstermeye çalışıyor.

ancak iyi birikim yapar, birikiminizi de aktif takip ederseniz 10 seneye falan maaşınıza ek bir maaş da oradan gelir.

20 sene sonra muhtemelen maaşınız çerez parası olarak kalır.

babil'in en zengin adamı kitabını oku mesela. ufkun açılır gerçekten.

insanlar illa aileden mi zengin? hayır. ama zengin ailenin paraya bakışı çok farklı gerçekten...

2.5 milyon çok büyük para mı ? evet...

ancak şöyle bir şey var. eğer sıfırdan 2.5 milyon biriktirip araç alacaksanız, çok zor.

ancak birikim yaptınız, ilk sene 200, sonra 400, sonra 800, sonra 1.5 falan gitti diyelim. 10 sene sonra elinizde diyelim ki 10 milyon oldu. bundan %50 getiri aldığınızda 5 m oluyor elinizde...

ama sıfırdan 5 m inanılmaz zor.

bu iş süreklilik gerektiriyor.

ailem memur demişsiniz. şayet gelen gitti, tasarruf olmadıysa araç vs. gerçekten zor. ama az da olsa sürekli şekilde birikim olduysa 20 senede falan ev araç alınır gayet.

dediğim gibi zor ama disiplin işi bunlar.

benzer kazançla tatile vs. gidenler varsa o şov zaten. öyle olmamanız lazım ki, sonrasında rahat edesiniz.

ayrıca tatil var tatil var. doğru zamanda uçak bileti alıp, uyguna getirseniz aynı tatili yarı fiyatına yaparsınız...

ama birikim için bunları bile ilk başlarda sınırlı yapmak lazım.

ilk araç da 2005 getz falan olur. öyle 2.5 milyona falan olmaz.

dip not: ailem zengin değil. kirada hiç oturmadık. ancak baba parası hiç yemedim, 13 yaşında kaybettim kendisini zira. başkasından bi şey beklemek çok anlamsız. hele şu sıra inanılmaz getiriler söz konusu...
+1
gurur
(05.08.26)
Şov yapan çok var. Maaşlar az çok belli.

Instagram'da fotoğraf paylaşmak için büyük paralar harcayan bir kitle var. Bir gezginlik modası aldı başını gidiyor. Ortalama bir Türk'ün para birimi kendi para biriminden dramatik yüksek bir ülkeye gezmeye gitmesinin bir mantığı yok. Türkiye'de fiyatlar pahalı denilse de ucuza getirmenin yolları var. Yazlık kirala, yemeğini kendin yap.
0
michael harddd
(05.08.26)
türkiye'de çok fazla insan var öncelikle. maddi durumu çok kötü olanlar da çok, iyi olan da çok. sıfır araba, ev alan ülke ülke gezen insandan çok bunları yapamayan insan sayısı daha fazla kesinlikle buna şüpheniz olmasın ama bunları yapabilen de fazla. ikinci olarak da bekarsınız anladığım kadarıyla. aslında sizin kadar geliri olan biriyle evlenirseniz siz de bu saydıklarınızı yapacak en azından bunun somut planlamasını yapabilecek bir konuma ulaşabilirsiniz. basit hesapla 100k maaş alan biri evin kira + fatura + mutfak harcamalarına 50k harcıyor ve o ayın sosyalleşmesi + diğer alışverişleri + yatırım için harcanacak parası için 50ksı kalıyor diyelim bununla bir şey yapmak gerçekten zor. bu kişi 100k maaş alan biriyle evlenirse evin toplam geliri 200k olacak. kira sabit, faturalar + mutfak gideri +10k artsın desek gider 60k'ya çıkıyor ve geriye 140k para kalıyor. yani bekar biri için daha zor bazı şeyler evet. bir de anneden babadan gelen önemli. hiç satacak evi arabası bir pasif kira geliri olmadan sıfırdan 2 milyon biriktirmek ya da kredi ödemesi planı yapmak zor ama atıyorum babanız üniversitede bir araba alsaydı. onu satıp sıfır araba bakıyor olabilirdiniz siz de. maalesef ben de sizin gibi aileden pek bir katkı olmadan dişimle tırnağımla yapmaya çalışıyorum by işleri ve ben de bekarım. bu yatırımları yapmak kolay değil bu durumda ama elimden gelen gelirimi arttırabilmek onu da yapmaya çalışıyorum elimden geldiğince.
0
semaforo de medianoche
(05.08.26)
kolelige devam. esek olana semer vuran cok olurmus. ai konusunda bile ulan bu cilgin productivity artisindan benim payima ne dusecek diye hak arama yerine ai bizim islerimizi elimizden aliyor devlet buna bir sey yapsin ki kole olarak calismaya devam edebilelim diyor insanoglu. hayreti mucip.

ailesinden 2 ev kalan adam senin kopek muamelesi gordugun, hayatini slave away ettigin duzende asalak gibi yasiyor. ve sen agzinla kus tutsan ona ulasma ihtimalin yok bile. kaldi ki yagli paycheckler de yine ust sinifa gidiyor. eline silah alip bazi kelleler devrilecektir demedigin surece de somurmeye devam edecekler.

care yeni jenerasyondan gelecek bu arada. bizim jenerasyon hala eski sisteme donebilecegi hayaliyle yasiyor cunku. su anda teenager olan gencler kazan kaldiracak. ha tabi turkiye gibi devletin mafyatik ve guclu oldugu yerlerde bu direnc zor. belki yine avrupa baslatir kivilcimi kim bilir. fransa'dan umutluyum.
0
antikadimag
(05.08.26)
(9)

Mutfak için musluk bataryası önerisi

rapisa
Merhaba mutfak için uygun fiyatlı fakat sağlam önerebileceğiniz batarya var mı. Mümkünse 1000 lere çıkmak istemiyorum ancak bu fiyatın altındakiler sorunlu derseniz ona göre bütçemi ayarlamaya çalışırım. Teşekkür ederim
Merhaba mutfak için uygun fiyatlı fakat sağlam önerebileceğiniz batarya var mı. Mümkünse 1000 lere çıkmak istemiyorum ancak bu fiyatın altındakiler sorunlu derseniz ona göre bütçemi ayarlamaya çalışırım. Teşekkür ederim
0
rapisa
(03.08.26)
1000 çok az mutfak için
0
jelly bear
(03.08.26)
1 kere alayım uzun süre gitsin diyorsan eca gibi bir markanın iyi yorunlu bir modeline bak kaç paraysa. Ucuza alırsın,kısa sürede kötü olursa? Ha yine kendin bilirsin.
0
denizciman
(03.08.26)
Denizciman bazen uygun fiyatlı veya orta fiyatlı uzun yıllar kullanılan ürünler olabiliyor. Misal 5 yıl önce aliexpress ten ucuz bir kulaklık almıştım çok memnundum. 5 yıl aktif bir şekilde kullandım. Yeni ondan çok daha pahalı bir kulaklık aldım ama eskisi markasız olmasına rağmen daha iyiydi.
+1
🌸rapisa
(03.08.26)
www.koctas.com.tr

Koçtaşta en ucuz ve uygun gibi bir model. Karar senin. 700 lira falan.
Eca lara da baktım,model beğenemedin.modern olsun diye uğraşmışlar,tuhaf modeller bence çoğu.bu linkteki iyi bence
+1
denizciman
(03.08.26)
en ucuza bulduğum üründen de aldım sorunsuz yıllarca kullandım, markalı sayılabilecek yine ortalama üstü olan nsk bataryalarla sorun da yaşadım. taşındığım evde takılı olanlar bu nskler. gövdeden su sızdırıyordu biri mesela. kartuş değişimi vs. de çözmedi. banyoda küvetteki batarya kaldı sadece diğerlerini değiştirdim onda da yönlendirici sıkıntılı su az açıkken alttan da damlatıyor tüm suyu hortuma yönlendiremiyor. basınç yükselince kesiliyor alttan damlamalar. bulaşık makinesinin musluğu da nsk, o da sıkıntılı açarken kapatırken zorluyor bayağı. genelde açık bırakıldığı için yine çok önemsemedim değiştirmedim. her gün defalarca kez kullanılmıyor sonuçta. nsk özellikle "önermeyeceğim" tek marka sanırım şahsi deneyimime göre. başkaları memnundur bilemem bende hepsi sıkıntılıydı.

7 yıllık şuan piyasada 400-500 bandına satılan generic ürünlerden sorunsuz kullandığım da var. yıllarca dükkanda kullanıldıktan sonra dipten damlatıyor diye değiştirdiğim sonra flex hortumu teflon sarıp takınca evde 3 yıldır kullanmaya devam ettiğim var vs.

en kötüsü bile çok kötü değil gibi geldi bana bilemedim... bi tane aldığımızda arızalı çıktı sıcak tarafı kapanmıyor ama dükkanda acil değişim gerektiği gündü ve oraya sıcak hat yok iki tarafa da soğuk bağlıydı. boşverdik öyle duruyor değişim vs. uğraşmadık. kör tapa attım sıcak tarafın girişine yanlışlıkla ara musluğu vs açarlar diye.

markalı olarak sadece 1 tane aldım, artema'nın alt markası punto. ondan da memnunum. 2019da aldım sorun yaşatmadı. ama hani onunla bu ucuz olanlar arasında bariz bi fark gördün mü dersen pek bi fark da olmadı kullanımda. ha daha kaliteli olduğunu belli ediyor hissiyatı malzemesi tasarımı vs.

hem marka olsun belli bi kalitesi garantisi olsun hem fiyatı uygun olsun dersen en son punto tam f/p markasıydı o konuda. güncel fiyatları bilmiyorum yine bütçeni aşsa da en bilinen markalardan uygundur. puntonun duş başlığını da kullanıyorum ondan da çok memnunum.
+1
konetsu
(03.08.26)
selamlar, bir çok defa batarya aldım ve taktım. ucuzunu da aldım, orta seviye olanını da en pahalı olanını da. benim gördüğüm şeyler dandik ve ucuz olanlar kesinlikle sorun çıkartıyor. bir tanesini daha takamadan çöpe atmıştım. e.c.a markasının yarı fiyatınaydı. banyo bataryasıydı, eksantirik redüksüyon nipelleri bile olmadı. dişleri bile tam açılmamıştı.

eğer ben uzun ömürlü kullanacağım, sorun problem istemiyorum dersen e.c.a, vitra almanı öneririm. zaman zaman çok güzel fiyatlara kadar iniyor bunlar.

ilk bulduğum linki aşağıya bıraktım. bunun dışında tesisatçı tanıdığın varsa onlara sorabilirsin. yine güzel ve ucuz markalar olabilir ama benim gördüklerim genelde vurkaç ürünler oluyor.

www.trendyol.com
0
omer460
(03.08.26)
Denizciman önerdiğiniz ürün olabilir. Fiyatı makul inşallah sağlamdır. Onu düşüneceğim teşekkür ederim

Konetsu benimde şuanda kullandığım musluk öyle oldu. Yani normal çalışıyordu eğer benden önceki ev sahibi değiştirmedi ise uzun yıllar kullanılmış. Şimdi soğuk tarafı kapanmıyor. Bende alttan soğuk tarafını kapattım öyle idare ediyorum. Baktım aynı marka musluk 2000 civarında. Markasını unuttum. Orta bir fiyat. Sorun yaladığınkz markaya dikkat edip onu almayayım. Teşekkür ederim önerileriniz için
Ömer460 doğrusu bu fiyatlara çıkmak istemiyorum ancak alıpta elimde kalacak gibi çıkarsa bütçemi zorlayıp alabilirim. Teşekkür ederim öneriniz için. Görünüş olarakta şık bir bataryaymış.

Gurur evet hatta gpd de bana pahalı geldi ancak gördüğüm kadarıyla 2500-3000 en azından gözden çıkarmak gerekiyor gibi. Genel öneriler bu yönde. Teşekkür ederim
0
🌸rapisa
(04.08.26)
bi tarafın kapanmamasıysa sorun, bu ucuz ürünlerle değişmek yerine kartuş değişebilirsin. sardıcının içindeki kartuş da nalburdan vs. alacağından daha iyi değildir. gerisinde bi sızdırma yoksa dipten gövdeden ek yerlerinden vs. akıtmıyorsa. fiziksel olarak da çok eskimemişse en ucuza çözüm o olur.
0
konetsu
(04.08.26)
Konetsu. Biraz denedim kartuşu çıkarmayı beceremedim. Nalburda komple bataryayı değiştir dedi. Tekrar deniyeyim en iyisi çünkü başka herhangi bir sorun yok. Bulaşık makinesine de bağlı değil
0
🌸rapisa
(04.08.26)
(24)

Sevgilinin yurtdışına taşınması

selenophile
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor. Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok. İstanbul’da a
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor.
Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok.

İstanbul’da aileniz, güzel bir işiniz, çok iyi arkadaş ortamınız var.

edit: Öncelikle ben değil bir arkadaş, gerçekten :) Gidecek olan erkek tarafı evlenip gidelim dememiş hiç ama ilişkinin başlarından beri evleniriz biz diyorlar ara ara.. Yurtdışı iş başvurularının da yapıldığını biliyor kız ama gerçekleşmesine çok ihtimal de vermemiş.. Normal şartlarda konforunu bozmak istemiyor, illa yurtdışına taşınayım demeyen birisi..

- Dil okulu falan ayarlayıp, buradaki bütün düzeni bırakıp risk alma pahasına yine de gider misiniz?
- Evlenelim bari öyle gidelim mi dersiniz? En azından bütün düzeni bozacaksam da kendimi garantiye alırım gibi..
- Uzak mesafe ilişkisi hiç benlik değil ya da yurtdışı istemiyorum diyip şimdiden ayrılır mısınız?
📊 Sevgili yurtdışına yerleşiyorsa

Bu anket sona erdi. 75 oy kullanıldı.

0
selenophile
(03.08.26)
Uzun mesafe ilişkisi ile olacağını sanmam, gidiyorsam giderim yoksa ayrılırım
Bu durumda gitmezdim
0
kisa
(03.08.26)
Evlenip gitmek seçeneğini işaretledim ama orada iş bulma imkanı olmayan biri için inanılmaz bir psikolojik zorluk bu. Direkt kendi işi olmasa bile çalışabileceği başka işler var ise çok sorun olmaz. Ama aksi durumda her iki kişi için de büyük zorluk.
0
himmet dayi
(03.08.26)
4-5 sene sevgili olunmaz.
-4
gobekliraki
(03.08.26)
bu konuda büyük konuşmak zor. normal şartlarda gitme ihtimalin yoksa ya da onun ilerde dönme ihtimali yoksa mecbur ayrıl derdim.

ama 2 arkadaşım evlendi böyle. birinde kız türkiyeye geldi evlendikten sonra. bi süre uzaktan devam etti ama.

diğerinde uzaktan olmasına rağmen evlendiler. tabii avrupa o daha yakın bi tık. gidip geliyolar ara ara.

ama kanada uzak şıp diye gidemezsin. hem zaman hem maliyet falan. dediğim gibi gitme şansın sıfırsa veya ilerde onun dönmeye niyeti yoksa ayrılmaktan başka çare yok gibi.
+1
jelly bear
(03.08.26)
Evet Türkiye’ye geri dönmeyi hiç düşünmüyor, o kesin.
0
🌸selenophile
(03.08.26)
Benim bu konuda merak ettiğim şey Kanada'dan iş teklifi alan sevgilinin bu konuya yaklaşımı nedir? "Seçeneklerimiz bunlar, birini seç" gibi mi yaklaşıyor? Eğer böyle ise zaten evlenmeye pek niyeti de yok gibi duruyor.
0
himmet dayi
(03.08.26)
orada hali hazirda isi varsa evlenip giderim. kanada'yi bilemiyorum ama calisan kisinin esi olarak yasadigim yerde bulunmak kesinlikle inanilmaz avantajli. is bulma kurumu seninle ilgileniyor, dil kurslari gibi egitimleri devlet karsiliyor, sigortan esin üstünden cok uygun fiyata halloluyor. diger türlü sen is bulmalisin zaten, yoksa oturum alamazsin, ama ona da pek ihtimal yok demissin.

4-5 senelik sevgili diyorsunuz. SENELIK. ayrilmak o kadar kolay mi? ayrilirim diyenler emimin asla bu yollardan gecmemislerdir. 5 SENELIK sevgiliyi 5 aylik sevgili gibi düsünüyorlar. Nah ayrilirsiniz asfdfg.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
@himmet dayi; yurtdışına gidecek taraf, sevgilisine sen de gel bir dil okulu bulalım diyor.Hemen evlenip beraber gidelim demiyor.
@el cevap; İngilizce biliyor ama orta seviye. İş durumu da evet bir beyaz yaka pozisyon bi şekilde hemen olmasa da arayabilir. Ama her türlü buradaki rahatının yanından geçmeyeceği kesin.
Kendini garantiye almak evet hoş bir tabir gibi olmadı ama durum bu. Düzeninden rahatından vazgeçip her şeyi riske atıp gidiyorsun sonunda.. Sevgiliyken canı sıkılınca pat diye terkedilmek de var dünyanın bi ucuna bile gitmişken.. Evliyken en azından bi sorumluluk alıyorsun, anlaşmazlıklar çıksa da evliliği bitirmek o kadar kolay değil, daha çok çaba ve emek harcıyorsun kurtarmak için..
0
🌸selenophile
(03.08.26)
Hali hazırda evli olsam giderim, ama sevgililik dönemi için çok riskli. Girdiğiniz risk yetmiyor bir de olası bir ayrılık durumu da eklenince (çünkü çok kaotik bir süreç olacaktır bir süre) risk katlanıyor. Onun zaten bir işi olacak ama siz orada iş arayacaksınız. Dil kursu falan diyorsunuz, buradan iş bulma aşamasının hiç de kolay olmayacağı da belli. Ayrıca iş bulsanız bile kendi alanınızda iş bulma olasılığınız düşükse sosyal uyuşmazlık oranının artma olasılığı ve ayrılık ihtimali de kuvvetleniyor uzun vadede.

Evli olsam giderdim dedim ama evli değilsem şu aşamada evlenmek istemem çünkü yukarda saydığım şeyler yüzünden çok fazla şey değişecek ve işlerin yoluna girip girmeyeceğinden emin olmak isterdim.

Benim gitmemin tek yolu o orda hayatını yoluna koymaya çalışırken iş bulup gitmek olurdu. Ama iş bulmadan gitmezdim.
+1
akhenaten
(03.08.26)
Yurt disinda yasamak istiyorsam evlenip giderdim.
Para kazanmak illa okudugun bölümde is yaparak olmuyor.

Yasmaak istemiyorsam ayrilirdim. Insanin kendi istedigi hayati yasamasi cok önemli. Sevgi zamanla yerini ince bir siziya birakir. Hatiralar zamanla bulaniklasir. Sevmedigim bir yerde sevdigin insanla mutlu olmak zor.

Ama su da olabilir. O bir gitsin bakalim. Sonucta gitmek istedigi yer kanada. Bir kis gecirsin bakalim hala orada yasamak istiyor mu. Karari kesinse ayrilmak daha mantikli olabilir.

Kanada da yasanir mi ya. Orali degilsen cok sacma. Maaslar falan da düsükmüs abdye göre. Hem uzak hem soguk.
-1
Purple life
(03.08.26)
işimde çok iyiysem ve iyi maaşlı bir işim varsa gitmem ve ayrılırım.

şu an çok da bi gelirim yoksa ve sevgilimin maaşı bana da yetecekse evlenir giderim.

işimi uzaktan yapabileceksem giderim.

başka bir kariyere yönelebileceksem giderim.
0
art cat chocolate
(03.08.26)
Bacim seni cagiriyor mu cagirmiyor mu yazdigindan belli olmuyor bile. Konuyu bizle ya da kendi basina degil onla birlikte konusmaniz lazim. Gelecek planini beraber yapiyor musunuz yapmiyor musunuz? Oylesine ya da bir ara konusmalik bir durum degil bu.
+2
osssy
(03.08.26)
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor.
Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok.

1 evleniriz bi ara falan ikinizin de bu ilişkiyi çok da sallamadığı yönünde bir izlenim bıraktı bende. ikincisi madem evleneceksiniz ve ciddi bir ilişkiniz var; böyle bir kararı alırken sana niye sormadı? sallamadığı için mi yoksa 'ben gidersem o da gelir' deyip senin adına da mı karar verdi?


bak yazdığın ilk paragrafta herşey ortada. bu sorunun cevabını sen de bizim kadar biliyorsun.
0
omer460
(03.08.26)
Her şeyi bırakıp peşinden giderim
0
Hallegadola
(03.08.26)
Evlenmek isteyen zaten açıkça evlenelim, sen de gel der. Bir teklif falan yoksa bence otur oturduğun yerde. Türklerin dil okulu fantazisi 30 bin dolar ve birkaç yıla mal oluyor.

Bir diğer teknik konu da evlenseniz de sana çalışma izni olmayabilir. Kanada'da PR yani oturumu olmayanın evlilikle oturum ve çalışma izni sağlama imkanı yok.
+1
michael harddd
(03.08.26)
purple life +1

bir de ekliyim, kanada'dan is teklifi gelmesi de pek inandirici degil, ya teklif isi yalan, ya da cocugu kandiriyorlar.

ulkede ciddi issizlik var, daha icerdekileri doyuramiyor disariya teklif yollamasi icin adamin bulunmaz hint kumasi olmasi lazim. oyle bir adami da kanada'ya cekmen imkansiza yakin, amerika varken.
0
cooperr
(04.08.26)
cooperr'a tamamen katılıyorum. Önüne gelen kanada'ya okulla girip PR ve iş kovalıyor. Yıllarca geçici işler yapıp ülkesine dönen binlerce insan var. Bunu da geçtim iş bulup şartlardan memnun olan bile çok az.
0
michael harddd
(04.08.26)
"Sana dil okulu bulalım, sen de gel."

Gördüğüm en romantik teklif olabilir.

Gittikten 3 ay sonra ayrılır sizden. Sanki okeye dördüncü çağırıyor.
+2
himmet dayi
(04.08.26)
Adam aslinda dil okuluna gidiyor olmasin?! Ancak boyle bir durumda uzun sureli sevgilisine “hadi sen de dil okuluna gel” demesi mantikli olurdu. Diger durumdaysa kadin icin evli gitmek vize durumlari acisindan daha kolay ve ucuz olur gibi geliyor.
+1
eileengray
(04.08.26)
bence en önemli şıkkı koymamışsın.
f şıkkı: bıçaklarım.

4 yılımı verip evlilik planı yapıcam sonra 'adaya veda ediyorum' oldu canım. ayrıca kanada bk gibi yer.
-1
buenosdias
(05.08.26)
4-5 yıldır sevgili oldugum adam 10000 km ötede iş bulup bana da evlenip gidelim demek yerine "sana da bi dil okulu bulalım" derse asıl sorun bu olur. yaşlar çok mu küçük?
+2
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.08.26)
Yaşlar 40 aslında, küçük de değil.

Güncel durumu bildireyim;
“Ben gidiyorum, sana da bir dil kursu buluruz, sen de gelirsin” cümlesi
“ Dil kursu bulamazsak/öğrenci vizesi çıkmazsa, ben bir süre orada kalıp düzen kurduktan sonra Türkiye’de evlenip gideriz”
e evrildi.

Yani bence de en mantıklısı; ne kadar dönmemeye emin olsa da bi süre kalıp orada yaşamaktan memnun kalırsa öyle gidilmesi. Hatta kadın tarafının da bi süre orada yaşayıp “evet ya ben bu adamla burada yaşamak istiyorum” dedikten sonra evlenmeleri..

Yaşlar 40 olunca öyle koşa koşa hadi her şeyi bırakıp beraber gidelim ne olacaksa yaşayıp görelim denilemiyor sanırım, mantık da devreye giriyor..
Bunu diyebilmek de ayrı tatlı olurdu ama beee, hey gidi gençlik :) Diyenler o yoğun hissi hissediyorsa, o güzel çılgınlığı da yaşamak istiyorsa koşsun yaşasın hepimiz için de:D
(Sonra olacaklara ben karışmam yalnız:)

Bu arada cidden ben değil, bir arkadaş.
Ve evet iş teklifi ciddi, spesifik bi alanda çalıştığı için çok da zor olmadı.
Ve evet bence de Kanada’da yaşanır mı ya:(
0
🌸selenophile
(06.08.26)
erkek kişisi iş bulup gidiyor. ama işi yaban ellerde.

sen gitmek ve orada yaşamak istiyor musun? zaman geçiyor. gelmişsiniz 40'a. allah mutlu huzurlu ömürler versin. bir insan kaç sene yaşıyor ki? sağlıklı 30 yıl daha yaşarsanız bunun 10 yılını orada yabancının ülkesine uyum sağlamakla harcamak iyi bir karar olmaz.

bence erkeğe yol ver gitsin.
0
Leonardo~Da~Vinci
(06.08.26)
Mantık devreye girer tabi ve 4-5 senelik ilişkin varsa bu kişiyle evlenmek isteyip istemediğini bilirsin bu yaşta. "Evleniriz bi ara" kaçak bi söylem. Evliliğe inanmayıp evlenmemeye varım ama bu çok öyle değil gibi. Özellikle böyle bi dönüm noktasında eğer birlikte bir gelecek hayal ediliyorsa doğru adım evlenmek. Hem vize süreçleri için hem de kopmamak için. Orda yaşamaktan memnun olup olmayacaklarını da birlikte görebilirler. Olmazsa birlikte dönerler. Hani durum şöyle olsa, iş teklifi alan taraf tereddütlü gidiyor olsa, orda kalıp kalmama niyeti 50/50 olsa, iş teklifi almayan taraf boşuna düzenini bozmasın bu ihtimal için deniyorsa ok. Ama bi aksilik çıkmazsa yerleşmek üzere gidiyor giden. Bu durumda içten ve makul bir "sen de gel" teklifi yoksa üzgünüm ama hayatına yalnız devam etmek istiyor.

Bu arada iş teklifi söylemine takılanlar, iş teklifi tam düşündüğünüz gibi bi şey olmayabilir. Kanadayı bilmiyorum da abd'deki gibiyse sen bi işe başvurursun, görüşmelerden geçersin, sonra işyeri seni isterse sana yazılı bi teklifle gelir bu da "iş teklifi aldım" diye ifade edilir, kabul edildim ve sözleşme aşamasındayım anlamında. İllaki dünyanın öbür ucundan şanını duymuş ve nolur bize gel diye iletişime geçmiş anlamında değil.
0
mezzosprite
(09.08.26)
(7)

Sıfır Araç PPF Kaplama Hakkında Genel Soru

tek lider tercan
Herkese Merhaba,Bir kaç güne sıfır bir araç alıyorum. bu PPF kaplama hususunda bilgisi olan arkadaşların yorumlarını ve önerilerini bekliyorum. Avantaj ve dezavantajları nelerdir? - Pahalı bir opsiyon olduğu açık. Araba bayileri 70-90K arasında para istiyor. Piyasanın ortalaması nedir?- İlla yapıla
Herkese Merhaba,

Bir kaç güne sıfır bir araç alıyorum. bu PPF kaplama hususunda bilgisi olan arkadaşların yorumlarını ve önerilerini bekliyorum. Avantaj ve dezavantajları nelerdir?

- Pahalı bir opsiyon olduğu açık. Araba bayileri 70-90K arasında para istiyor. Piyasanın ortalaması nedir?
- İlla yapılacaksa öneriniz nedir? Bayiden mi yapmak yoksa dışarıdan mı yapmak?
- Tabii bir de bu PPF'e ait farklı seçenekler sunuyorlar. Sunmasalar olmaz zaten :) Siz hangi tür ve özelliği önerirsiniz?

Şimdiden teşekkürler...
0
tek lider tercan
(03.08.26)
yaptırma para tuzağı. bi yeri zarar görürse yenilemeye ayrı para verceksin.

satarken ayrı sıkıntı. 3-5 sene sonra çıkarttırmak istersen boyayı sökme ihtimali var o ayrı sıkıntı.

şimdi 100 bin tlyi kenara koysan arabaya 5 yılda o kadar boya hasarı vermen mümkün değil.
0
jelly bear
(03.08.26)
Benim araba bold paket yani kaput ve tavan siyah gerisi seçtiğim renkte. Ben aldığım bayide yaptırmıştım onların fiyatı çok iyiydi. Ordan bi teklif aldınız mı? Bi de bold kısma ppf, geri kalanına seramik kaplama teklif ettiler bende, öyle yaptırdım. Belki öyle bir şey de yapabilirsiniz, seramik kaplama iş görür aslında
0
mor oje
(03.08.26)
O paraya arabayı baştan boyatırım. Bayiden yapılanlar her seferinde çöp oluyor milyon tane video izledim, bayiler en dandiğini yaptırıyor. Üstüne boyaya falçata ile zarar veriyorlar.

En kralını yaptırsan da bir kaç senede bir yenilenmesi lazım, plotter'da kesim yapıp kaliteli ppf kullanıyorlar, araç boyasına falçata ile zarar vermiyorlar ama gene de "ekran koruyucusuna" 100k para gömmek çok mantıklı bir iş değil.
0
kimlanbu
(03.08.26)
5 yaşında, PPF ile boyası korunmuş bir araç ile yine 5 yaşında PPF hiç uygulanmamış bir araç arasında 90 bin TL fiyat farkı olmaz. PPF kaplı iken kaza yaptın, kaputun değişmesini önleyecek bir koruma falan olsa anlarım da, 5 yılda boya zaten kolay kolay zarar görmez. Ben araç bakarken "aman ppf ile boyası korunmuş olsun" diye asla düşünmezdim açıkçası. Eski Opel'lerde olduğu gibi güneş yanığı gibi bir sorunu yoksa boyasının korunmuş olması anlamsız. Artık yeni araçlarda zaten Opel'in 20 yıl önceki kronik sorunu olmuyor.
0
himmet dayi
(03.08.26)
Yaptırma sakın, senin gibi hevesle yaptırmıştım. Dünyanın en salakça şeylerinden biri. Yıkatması ayrı dert, kenardan açılır, baloncuk atar. Satarken söktürtelim, öyle ekspertize gidelim derler. Pazarlama yalanlarına inanma, yaptıranlar da yiğitliğe bir şey sürdürmemek için şöyle iyi böyle koruyor anlatırlar.
0
adivar
(03.08.26)
Bayiden yaptırma. Studio feynlab öneririm imstagram'a bak. Titiz çalışıyorlar
0
cccbehzatccc
(04.08.26)
yaptirdim pismanim bir daha yaptirmam gereksiz masraf ve daha da masrafa sokuyor insani
0
tahtakafa
(04.08.26)
(11)

ankara gordion avmye arabayla ulaşım

semaforo de medianoche
buraya 2 kere gittim daha önce arabayla. birinde acayip trafik vardı o kavşakta bekledim epey bi tur attım etrafında ama gerginlikle otopark bulamadım valeye verdim sinirim bozulunca. diğerinde de sakin bi vakitti karşıdaki yola bırakıp yürüdüm. buranın düzgün bir otoparkı var mıdır tam neresinden g
buraya 2 kere gittim daha önce arabayla. birinde acayip trafik vardı o kavşakta bekledim epey bi tur attım etrafında ama gerginlikle otopark bulamadım valeye verdim sinirim bozulunca. diğerinde de sakin bi vakitti karşıdaki yola bırakıp yürüdüm. buranın düzgün bir otoparkı var mıdır tam neresinden girmek gerekir vs. bilen var mı?
0
semaforo de medianoche
(03.08.26)
direkt maps ile git. kapısını geçince hemen sağdan kapalı otoparka giriliyor. gayet yeterli bi otoparkı var.
0
jelly bear
(03.08.26)
maps.app.goo.gl

Kapali otopark girisi burada
0
floydian
(03.08.26)
Gizli ve tenha otoparkı var Gordion’un. Şimdi Eskişehir yolundan Gordion’un önüne döndün. Bir tane otopark girişi var millet önünde sıra bekliyor. Ona asla girme o dönemeçli otopark çıkarken de inerken de insan şekilden şekile giriyor. Her neyse o girişi geçtikten 50-100 metre sonra gizli otopark girişi var. Aşağıya doğru iniyorsun b2 otoparkı olması lazım. Sadece Çayyolu gurmelerinin bildiği otopark bu
-1
Hallegadola
(03.08.26)
@ Hallegadola'nın dediği yerden girersen genelde yer bulunuyor sorun yaşamazsın.
0
yenibirgüzelnick
(04.08.26)
Senin dedigin yer benim attigim konumdan farkli mi anlayamadim merak ettim
0
floydian
(04.08.26)
ben konumdaki yerden c otoparkına girdim. biraz dar ve küçük bir otoparktı 2 katlı olmasına karşın. hallegadola'nın dediği yer b otoparkı oluyor sanırım google maps street viewdan baktım. bir de a otoparkı var c ve b'nin arasında. bir dahakine b'yi denerim c'yi beğenmedim.
0
🌸semaforo de medianoche
(04.08.26)
maps.app.goo.gl

Tam olarak şurası.

Küçük ama her seferinde yer vardır.

Buraya park edince yaya olarak avm girişiniz şu şekil oluyor : Koçtaş’ın yanındaki yürüyen merdivenden çıkıp ardından bankamatiklerin önünden geçip avmye giriyorsunuz. Koçtaş’ın önüne çıkıyorsunuz
-1
Hallegadola
(04.08.26)
Buraya arabayla gelmek kafayı yemekle eşdeğer,
avm nin içinde metro durağı var metroyla gelmek varken neyin çilesini
çeker bu insanlar anlamam 8 katlı otoparkın her yeri full gelmeyin
0
smokee
(05.08.26)
@smokee: benim evimden arabayla 15-20 dk toplu taşımayla ise 1 saat sürüyor? bir de dönüşü de var bunun zamanım o kadar bol değil maalesef.
+1
🌸semaforo de medianoche
(05.08.26)
Katılıyorum ben genelde metroyla giderim bana ama hamileyim o yüzden arabayı kullanıyoruz ya da büyük bir şey taşımak gerekirken o otopark iyi oluyor
0
Hallegadola
(05.08.26)
Eksi veren reyizin amacını anlamadım yani Gordion’un gizli sahibi mi acaba o otoparkın kullanılmasını istemiyor mu?
0
Hallegadola
(05.08.26)
(7)

Günlük ev temizleme kaç lira?

sutekanop
Ortalama bir kadın ortalama bir evi gelse temizlese tüm gün… ortalama fiyatlar nasıl? Nerden olduğunuzunu da yanına ilave edin lütfen ? Ona göre piyasayı anlamaya çalışacağım. Teşekkürler.
Ortalama bir kadın ortalama bir evi gelse temizlese tüm gün… ortalama fiyatlar nasıl? Nerden olduğunuzunu da yanına ilave edin lütfen ? Ona göre piyasayı anlamaya çalışacağım. Teşekkürler.
0
sutekanop
(03.08.26)
4-6 bin tl
zorlasan yerine göre 3e de bulabilirsin sanırım
+1
jelly bear
(03.08.26)
Temizlikçi piyasasında ortalama kelimesi kullanılmıyor. Şehir, semt, oda sayısı, cam silme dahil mi ve hayvan var mı hususları kullanılıyor.
0
Mirket
(03.08.26)
İstanbul- Bahçelievler 3-3,5 bin lira

3+1 ev
0
hakmut
(03.08.26)
Bostancı 3+1
4.000 TL veriyoruz ama gelen kişi aileden biri gibi artık 10 sene oldu
0
devilone
(03.08.26)
uzun yıllardır gelen biri, aileden oldu artık; 4.000 civarı veriyoruz
0
sweetoffice
(03.08.26)
3+1 4500 veriyorum. beylikdüzü ama o çok buyuk olan evlerden değiliz. gelen kişi özbek
0
eja
(03.08.26)
İstanbul anadolu 3+1 dubleks 4000tl
0
kimlanbu
(03.08.26)
(8)

laptop/macbook cihazlarınızı nasıl temizliyorsunuz

iwillsee
dış tozlarından nasıl kurtuluyorsunuz* özellikle ekrana ıslak bir şey değdirmeyin diyorlar. klavye kısmının nemli bezle tozunu alsak bile tışların içine tozlar kaçıyor gibi minik süpürge tarzı şeyler kullanışlı mı? her türlü öneriye açığım..
dış tozlarından nasıl kurtuluyorsunuz* özellikle ekrana ıslak bir şey değdirmeyin diyorlar. klavye kısmının nemli bezle tozunu alsak bile tışların içine tozlar kaçıyor gibi minik süpürge tarzı şeyler kullanışlı mı? her türlü öneriye açığım..
0
iwillsee
(02.08.26)
Lcd temizleme spreylerinden kullanıyorum ben, temiz bir mikrofibere abartmadan sıkıp ekranı ve her yerini siliyorum. Aralıklarla bezi da makineye atıyorum. İlk günkü gibi duruyor cihaz (uzun yıllardır).
+1
orient blue
(02.08.26)
laptop ve macbook ayrimi ne alaka anlamadim acikcasi. ikisi de dizustu bilgisayar.

ben monitorlerimi, laptoplarimi, telefonlarimi vsvs hep ayni sekilde temizlerim. once camsil'li bez ile, sonrasinda kuru bezle iyice lekelerden arindiririm. macbook ekrani isikta yansima yaptigi icin ekstra mesai harcamam gerekiyor cunku ekranda leke hic sevmiyorum. yansima onleyici film vardir illaki, her seferinde unutuyorum..

burada dikkat edilmesi gereken nokta; elektronik cihaz temizlerken camsil'i direkt cihaz uzerine degil, mikrofiker bezin ustune sikmak. hatta su an camsil bile yok bende. :)) bim muadili camsil ve bim mikrofiber bezi kullaniyorum ekseriyetle.
0
arakaali
(02.08.26)
@arakaali macbook diye belirtmemin sebebi bir yerlerde macbook ekranında özel kaplama olduğunu herhangi bir sıvı ile azıcık bile olsa silinirse o kaplamanın gittiği vs gibi bişi okumam. ben işin uzmanı değilim özel bi amacım yok ayırırken bu sbebpten ayrıdım
0
🌸iwillsee
(02.08.26)
anladim. o kisim fazla abartili olmus. tiner, aseton gibi cok agir kimyasallar kullanilmadikca problem olmaz. mesela camsil de problem olabilir ona bakarsan ancak ben oyle alistim acikcasi, degistiresim de yok. :)) en garanti yontem direkt alkol ile temizlik. trendyolda kesin vardir, ben eczanemden aliyorum.
0
arakaali
(02.08.26)
İki tane mikrofiber bez kullanıyorum ben, eğer çok tozluysa önce tozunu dağıtıyorum. Sonra ıslak kullandığım bezi duru suyla fısfıslayarak nemlendirip ekranı siliyorum. Hemen sonra da kuru bezle kuruluyorum. Bütün ekranlara yaptığım şey bu. Hepsi pırıl pırıl ilk günkü gibi. Ama mac gıcık biraz bu konuda, herhangi bir tuşa basınca açıldığı için ekranı kapalı tutmak zor oluyor kapalı olmayınca da iyi temizlenip temizlenmediği belli olmuyor.

Kapağı açıp kapatırken parmak izi oluşabiliyor bazen, eğer bunlar sayıca fazlaysa fısfısın içindeki suya bir iki damla sıvı sabun damlatıyorum.
0
akhenaten
(02.08.26)
laptop temizleme sıvısı + gözlük temizleme mendili (kaliteli olanlardan) tertemiz yapıyor.

ıslak mendille de sildim bu arada defalarca bi şey olmuyor.
+2
jelly bear
(02.08.26)
ljlgkdfjlkgfd kasmayın bu kadar. en son nereden yemek yediysem oradan gelen ıslak mendille
0
aguen
(03.08.26)
macbook ekranını 3 harfli marketlerden birinden aldığım gözlük temizleme mendilleriyle siliyorum, baya işe yarıyor.
0
sparky
(03.08.26)
(3)

İnternet - Uzak lokasyon

baknedicem
Uzun süre uzak bir lokasyona gittiğinizde yoğun internet kullanımınız olacaksa en bütçe dostu ekonomik çözüm ne olur ?
Uzun süre uzak bir lokasyona gittiğinizde yoğun internet kullanımınız olacaksa en bütçe dostu ekonomik çözüm ne olur ?
0
baknedicem
(02.08.26)
Sabit bağlantı imkanı yoksa (Telekom’un yazlık tarifesi gibi süreli paketler) superbox ya da gsm hattına data pakedi almak dışında pek bir seçenek yok maalesef.
0
orient blue
(02.08.26)
data hattı + 4g modem
0
bravoteam
(02.08.26)
türk telekom faturalıda sınırsız mobil internet ek paketi 750 tl. alıp hotspot yapabilirsin geçen ay böyle yaptım.

uzun süre ne kadar uzun o da önemli de bu baya uygun bence.
0
jelly bear
(02.08.26)
(11)

Yeni eve taşındım (eşyalı) Tv sorunu

gobekliraki
Evde tv var kocaman. Yanında uydusu da var ama açınca “sinyal yok” diyor. Böyle tak çalıştır aletler var mı, hemen aşağıda media markt falan var gidip alayım ordan. İnternet bağlatmadım, uzun süre kalmayacağım burda.
Evde tv var kocaman. Yanında uydusu da var ama açınca “sinyal yok” diyor. Böyle tak çalıştır aletler var mı, hemen aşağıda media markt falan var gidip alayım ordan. İnternet bağlatmadım, uzun süre kalmayacağım burda.
-6
gobekliraki
(02.08.26)
yayın ya internetten ya da uydudan gelecek. o yüzden medimarkt'tan alacağın herhangi bir şey işe yaramayacak. sinyal niye yok onu çözmek lazım. kontrol edilmesi gerekenler: cihaz ayarları, kablo, lnb, çanak, ortak çanak ise uydu santrali bağlantısı, soketler vs.
0
lazpalle
(02.08.26)
@lazpalle çok teşekkür ederim cevap için. Ama hiç uğraşamam yönetimle falan. Tv de olmasın
-5
🌸gobekliraki
(02.08.26)
sorun basit bir şey de olabilir. en azından cihaz ve tv bağlantılarını kontrol edin. kiraladığınız/aldığınız kişiden destek isteyin.
0
lazpalle
(02.08.26)
@cosmic ya hiçbişeye bakmadım langırt diye tuttum evi
-6
🌸gobekliraki
(02.08.26)
herhangi bir yerden parayla alacağanız aletle tak diye sorun çözmeniz mümkün görünmüyor çünkü sebebi henüz anlaşılamamış. belki de çok ama çok basit bir şey olabilir.

* kablo bağlantılarının tam olduğundan emin olun (örneğin uydu hattından gelen kablo alıcıya bağlı mı, alıcıdan tv ye bağlantı var mı vb.)
* tvde doğru kaynakta mısınız, hdmi 1, hdmi 2 vb gbi uydunun bağl ıolduğu kaynağa mı bakıyorsunuz?
* uydu alıcı açık mı?
* uydu kumandasındaki menü vb. kısmından ilk ayarı yapmanız gerekiyor mu? tkgs var mı vb. Varsa eğer tek tuşla ayar yapılır yoksa türksatın ayar frekasnını internete yazıp kolayca bulabilrisiniz.

eğer tüm bunlar size çoook uzak bir dili konuşuyormuşsunuz gibi hissediyorsa illa para ile çözmek istiyorsak bir parça almak yerine bir uyducuyu davet edin baksın ama ben olsam öncelikle binada sorumlu kişi ya da ev sahibine bir sorup öyle adım atmayı denerdim.
+3
teletabi
(02.08.26)
@teletabi abi bura bina değil ki gökdelen gibi herkes çok mesafeli çok kurumsal. Ben de o işe gelemiyorum
-6
🌸gobekliraki
(02.08.26)
Cok anlamam ama uydu yayini icin bir yayin saglayiciyla anlasip her ay belirli bir miktar para vermek gerekmiyor mu? O sozlesme yapilmamistir belki? Yani tv ve uydu cihazi isin teknik kismi, ama bu durum sozlesme olmamasindan, yayin saglayici olmamasindan da oluyor olabilir diye dusunuyorum.
0
Sour
(02.08.26)
Televizyon Samsung ise ve TV ayarlarıyla çözülecek bir şey ise, telefon ederseniz müşteri temsilcisi telefonda sizi yönlendirerek sorunu çözebiliyor.

Diğer markalarda da benzeri çözümler var mıdır bilmiyorum.
0
Mirket
(02.08.26)
Binanın tekniğine sor. Danışmaya söyle yardımcı olurlar. Muhtemelen.
+1
kisa
(02.08.26)
muhtemelen uydu taraması yapman gerekiyor tvden, baya kolay. onu kurcala. kabloların doğru bağlandığından emin ol.
0
jelly bear
(02.08.26)
Madem gökdelen gibi bina,teknik servis vardır hakketen, onun bakması daha doğru olur. Ha adam uyducu baksın derse kiraladığınız ev sahibi/emlakçı vs neyse onlarla iletişime geçersiniz.en doğrusu bu bence
0
denizciman
(02.08.26)
(2)

Kayıp airtag

mavicorap
Kaybolan airtag im bir devlet kurumunun içinde gözüküyor. İlk başta içeride bana bakınmama yardımcı oldular fakat sonra amirleri geldi olmaz. Biraz da teknolojiden anlamayan eğitimsiz bir tipe benziyor. İstersen polis eşliğinde gelebileceğimi söyledi. Şimdi aşrtag kaybeden var mı? Polis deneyimi nas
Kaybolan airtag im bir devlet kurumunun içinde gözüküyor. İlk başta içeride bana bakınmama yardımcı oldular fakat sonra amirleri geldi olmaz. Biraz da teknolojiden anlamayan eğitimsiz bir tipe benziyor. İstersen polis eşliğinde gelebileceğimi söyledi.
Şimdi aşrtag kaybeden var mı? Polis deneyimi nasıl? Bir de yarın iki haftalığına yurtdışına çıkıcam bugün bulup bu meseleyi halletmek istemiştim ama boşa 2 saat vaktim gitti.
Birisi size ait kayıtlı mesela akıllı saat gibi bir şeyi alıp daha sonra buraya bakamazsın buraı özel mülk diyebilir mi?
-2
mavicorap
(31.07.26)
e der polisle gitmen lazım.
+1
jelly bear
(31.07.26)
AirTag neye bağlıydı? ortada bir hırsızlık durumu mu söz konusu? bir polise gidip "benim bir ekipmanım çalındı, artık burada" derseniz tepki göstermesi gayet normal. daha doğrusu, kime böyle bir şey deseniz tepki gösterir.
0
co2s2
(01.08.26)
(9)

Eylül ilk hafta tatil

arbre
Ofisteki tatil planları nedeniyle bana ağustos son ve eylül ilk haftası kaldı. Daha önce hiç eylülde tatil yapmadım. Kötü olur mu? Antalya olacak büyük ihtimal.
Ofisteki tatil planları nedeniyle bana ağustos son ve eylül ilk haftası kaldı. Daha önce hiç eylülde tatil yapmadım. Kötü olur mu? Antalya olacak büyük ihtimal.
-6
arbre
(30.07.26)
gayet güzel olur. okulların açıldığı tarihte gidersen çok daha güzel olur.
+1
elektr10
(30.07.26)
çok iyi olur antalya sıcak zaten. eylül sonunda bile gidilir mis gibi.
+1
jelly bear
(30.07.26)
eylül'de kaş harika. her sene giderim.
+1
eurhka
(30.07.26)
Yahu Antalya ekimde bile cayır cayır keza deniz de öyle niye kötü olsun?
0
ekimoloji
(30.07.26)
Yağmur düşüncesi canımı sıktı
-5
🌸arbre
(30.07.26)
Eylül tam tadıdır da antalya seçimi artık o kadar uzak ki bana. Yurtiçini tatil değil eziyet olarak görüyorum. Fiyat, hizmet, mutsuz turizm çalışanı, çakal esnaf, plaj kavgası.

Hevesle gidip mutsuz döndüğüm tatiller aklıma geliyor. Never again.
Sakız adası?
+2
Lh12
(30.07.26)
Lh12, Chios düşündüm ama 3 haftam var, başvuru stresiyle uğraşmak istemedim, Kaş düşünüyorum, bir sonraki yaz olabilir
-5
🌸arbre
(30.07.26)
Kaş harika olur, Ekim de çok güzel oluyor
0
cccbehzatccc
(30.07.26)
Ek bilgi; Okullar 14 Eylül günü açılıyor. Çocuğunuz yoksa aklınızda bulunsun rahat olursunuz.
0
put it in your appropriate place
(30.07.26)
(11)

Tıp Fakülteleri hasta için diğer hastanelere göre riskli mi?

ya ben lan neyse
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?teşekkürler.
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?

teşekkürler.
-2
ya ben lan neyse
(29.07.26)
Son teknolojinin, son bilginin, herhangi bir şey ters giderse diye konunun en iyi bileninin olduğu yerden mi bahsediyoruz?
+5
Mirket
(29.07.26)
en kaliteli doktorlar fakültede olur ama öğretim üyelerine ulaşmak randevu almak zor genelde.
asistanlar tabii ki acemi ama onlar da hoca kontrolünde genelde.
+2
jelly bear
(29.07.26)
onun sebebi şudur: tıp faküktelerindeki öğrencilerinde tedavi sürecine dahil olmasıdır. eğer ücreti ödenirse prof. doçent tarzı kişilerden tedavi alırsınız. yani özel hastanelerdeki hizmeti satın almak gibi. özel hastanelerde çok iyi değil, sektörde çalışan hemşirelerin anlattıklarını dinlediğimde özel devlet farketmez vicdansız insanlara denk gelirseniz işiniz tamamen şansa kalmış olur.
olay biçmek değil intermlerin müdahalede bulunması. diğer hastanelere göre isimleri daha fazla çıkmış durumda.
0
mikahakkinen
(30.07.26)
öğrencilere bir şey öğretmek için gelen hastanın acemi çalışanlara bırakılacağına, gereksiz yere biçileceğine inanabiliyor musunuz? ödeyecekleri tazminatın haddi hesabı olmaz.
+3
co2s2
(30.07.26)
Türkiye'de böyle hastaneler kötülene kötülene özeller patladı ama özelinde sadece girişini ve dışını görüyorlar da içinde olanları bilmiyorlar.
Dünyada sağlıkta devlet destekli olandan daha iyi olmasının imkanı yok. Birinde kar amacı var, diğerinde toplum sağlığı var.
Benim ailem sağlıkta çalıştılar hep, özelde. Özelden nefret ederler. Devlet hastanelerinin kötü duruma düşme sebebi asıl hükümetlerdir, kendi hastaneleri olan sağlık bakanı olan ülkede devlet hastanelerini iyileştirme politikası olmaz.
+3
logisticsmanager
(30.07.26)
tercihim tıp fakülteleri oluyor benim eğer ulaşılabilir mesafedeyse.
çoğunda özele göre daha iyi sağlık hizmeti alınıyor. hastanenin fiziki şartları, odasının tv'sinin çalışmaması gibi durumlardan bahsetmiyorum özele göre iyi derken, yapılan tedavinin özeninden bahsediyorum.

asistanların ameliyatlara girdiği doğru ama o kesen biçen kişi hocasının ve ekibinin yanında ve zaten yıllardır tıp eğitimi almış kişi.
0
biseysorcaktim
(30.07.26)
aksine üniversite hastanelerinde ve eğitim hastanelerinde gereksiz işlem yapılmaz. şu tetkiki de isteyelim demezler veya hastaya etkisi kısıtlı olmayacak işlemi yapmazlar.
ama şöyle bir durumda var kasık fıtığı gibi kapalı cerrahinin artık standart tedavi olduğu durumda eğitim hastanesi olduğu için eğitim amaçlı açık cerrahi tercih edilebiliyor.
ameliyatları asistanların yaptığı doğru ama çoğu kıdemli asistan oluyor. bir sıkıntı olduğunda hocalarına başvuruluyor. yeni gelmiş çömezleri ayak işlerinde kullanıyorlar.
zaten en başta bu durumları kabul ederek oraya gidiliyor.
0
my fault
(30.07.26)
Ilk muayeneyi tip fakültesinde, ikinci muayeneyi, ameliyati ve kontrolleri özelde olurum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.07.26)
sağ olun arkadaşlar. özellere ben de hiç güvenmiyorum. aslında yazmam lazımdı. tıp fakültelerini uzman doktorların olduğu şehir/devlet hastaneleriyle kıyaslamak istemiştim.
0
🌸ya ben lan neyse
(12.08.26)
şöyle, insan hayatı hiç bi zaman tehkileye atılmıyor ama bir şekilde yeni doktorların da yetişmesi lazım. siz gidiyorsunuz benim ameliyatımı x profesör yapsın diyorsunuz. o ameliyatı yüzde 90 asistanlar yapıyor ama bu demek değil ki yanlış ya da sorumsuzca yapılan şeyler var. hocaları da başında oluyor. herhangi bir durumda kendisi devam ediyor. ameliyat trafiği de çok yüksek olduğu için asistan falan demeyin. bir çok özel kurumdan kat kat ameliyat ve cerrahi tecrübeleri olıyor. özel hastanelerden çok korkarım.

bu arada bu ameliyatların bir kısmının video kaydına alındığını biliyorum ama istatislik bilgisine sahip değilim.

ha bir de, 3 doktora gittim devlet hastanesi ve özel. hepsi ameliyat dedi, tıp fak. gittim ne ameliyatı hiç alakası yok.şöyle böyle yap 15 güne toparlarsın dedi hoca. aynen de öyle oldu. sen asıl bu tarz doktorlardan kork.
0
omer460
(13.08.26)
Hep tıp fakültesine gider hoca randevusu alırım, hamileyim doğumumu da bu şekilde gerçekleştireceğim doçent hoca takipliyim.

Özele oranla daha ucuz ve yüzde yüz güvenli geliyor.

Özel hastanelerden ben de çok korkuyorum zaten Allah korusun durum kötüye gidince kendini Bilkent şehir hastanesinde ya da fakülte hastanesinde buluyorsun özelller böyle gönderiyorlar hastayı

Bir de bir defa grip bir defa da ishal salgınına yakalandım beni hemen yatırdılar özel ilgilendiler asistanlar pır dönüyor etrafımda zaten her anımı hocayla paylaşıyorlar hocam da geliyor benimle ilgileniyordu.

Ben çok memnunum yani kötü olduğum zamanlarda direkt gidiyorum randevusuz düşünün hocamı ya da bir asistanı buluyorum hemen benimle ilgileniyorlar
0
Hallegadola
(13.08.26)
(10)

egzoz muayenesi

denizzz
bunu sanayide mi yaptırayım yoksa muayene yerinde mi?
bunu sanayide mi yaptırayım yoksa muayene yerinde mi?
0
denizzz
(29.07.26)
Muayenede yaptır geç çakal çukalla uğraşma
0
Rondak
(29.07.26)
muayenede yaptır 5 dklık iş
0
jelly bear
(29.07.26)
aracın geçememe riski varsa, emisyon sisteminde problem varsa, arıza ışığı yanıyorsa vs. dışarıdaki emisyon ölçüm istasyonlarında bi şekilde geçirenler oluyor. araçta sorun yoksa farketmez muayene istasyonunda yapmak daha pratik olabilir. ama emisyondan kalırsa muayeneden de direkt kalacağından dışarıda önden yaptırmak sıkıntı çıkarsa onu çözüp muayeneye öyle gitmek de daha mantıklı olabiliyor

ilk muayenede çok önemli değil denebilir. ilk muayene öncesi emisyondan kalırsan tekrara girmeden önce gerekli işlemleri yaptıktan sonra ölçümü de dışarıda yaptırırsan tekrarda kalıp tekrar muayene ücreti ödeme durumu olmaz.
0
konetsu
(29.07.26)
Dünyanın en basit işi, gideceksin emisyon ölçümü yapan bir yere, 5 dakika sürecek işlem. Ödeyip çıkacaksın. Sanayi ile falan da işiniz yok, internetten bakın emisyon ölçümü yapan yerlerin adresleri var gidin birinde yaptırın. 5 dk bile sürmüyor yahu 2 dk ancak sürüyor hatta.

Boşuna gözünü korkutanlara da inanma muayene merkezlerinde bir ton iş var, en ufak sorun çıkarsa ölçümde en azından öncesinde düzeltme şansın olur son dkya kalmamış olur.
0
sahadaki adam
(29.07.26)
ben şahsen tüv bu işlemden de para kazanmasın diye dışarıda yaptırmayı tercih ediyorum. sıra beklemiyor, zaman kaybetmiyorsunuz.

bu arada illa sanayiye gitmek zorunda değilsiniz. yakınınızda da yetkili bir yer olabilir. güncel muayene istasyonu listesi: egzoz.csb.gov.tr
+1
tnz
(29.07.26)
Ben disarida yaptiriyorum tuvturk bazen kalabalik oluyor. cakal cukallik bir durum yok sistem komple elektronik, cakallik yapabilecekleri bir durum yok.
+1
nuevo
(29.07.26)
ben şahsen tüv bu işlemden de para kazanmasın diye +1
+1
Mirket
(29.07.26)
nuevo çakallık yapılabiliyor da arkadaş çakal çukalla uğraşma derken o emisyon ölçümcüleri kurumsal değil çakal esnaf anlamında demiş gibi geldi bana.

ölçümde çakallık nasıl? tamamen elektronik sistem ok ama aracın yük durumuna göre anlık emisyonu değişebiliyor. devri sabit tutarken yerinde dururken bile klima açıp kapatarak vs. yükü etkileyip anlık testi geçecek değerler tutturulabiliyor.
0
konetsu
(29.07.26)
eskiden gitmeden dışarıda yaptırıyordum, ama son 2-3 sefer tüvtürk'e biraz erken gidip orada yaptırıyorum, kalabalık olmasına rağmen birkaç dk'dan fazla beklemedim hiç
0
sweetoffice
(29.07.26)
Problem çıkmaması için dışarda. Hatta teste girmeden önceden konışuyorum. Tuvtürk ten gecebilmek garanti değil.
0
Lh12
(30.07.26)
(4)

Vize başvurusu öncesi seyahat tarihini değiştirmek

aguen
Merhaba duyuru, Mayıs ayında portekizden randevu almıştım, ağustos başını verdiler. arada çok ay geçti planlar değişebiliyor. ağustos sonu demiştim seyahat tarihine, başvururken eylül başı olarak güncellesem sorun olur mu? otel uçak falan yeni tarihlere göre ayarlayıp gidicem
Merhaba duyuru, Mayıs ayında portekizden randevu almıştım, ağustos başını verdiler. arada çok ay geçti planlar değişebiliyor. ağustos sonu demiştim seyahat tarihine, başvururken eylül başı olarak güncellesem sorun olur mu? otel uçak falan yeni tarihlere göre ayarlayıp gidicem
0
aguen
(29.07.26)
Randevu alırken seyahat planı sunulduğunu bilmiyordum.

Plan değişebilir. Esas olan başvuru sırasında verdiğiniz belgelerin tutarlılığı. Vize çıktıktan sonra bile plan değişebiliyor. Örneğin kalacağınız oteli değiştirebilirsiniz. Ancak böyle bir değişiklik olursa konsolosluğa bilgi vermeniz iyi olur. Son 1-2 yılda "arkadaşımda kalacağım" diye düşünerek oteli iptal edip bu değişikliği bildirmeyenlerin vizesinin geri çekildiğine şahit oldum. Hatta arkadaşımın bir arkadaşı uçaktan indikten sonra vizesinin iptal edildiğini pasaport kontrolünde öğreniyor. Direkt havaalanından geri döndü.

Neyse, kısaca sorun olmaz.
+1
himmet dayi
(29.07.26)
sanırım randevu tarihini belirlemek için seyahat tarihi sordular ama emin olamamıştım. mantık dediğiniz gibi olması gerektiğini söylüyor. teşekkürler.

(portekizden aldım aracı dolandırıcıları kullanmıyorlar, doğrudan maille konsolosluktan aldım)
0
🌸aguen
(29.07.26)
başvururken verdiğin tüm belgeler birbiriyle uyumlu ise sorun olmaz. nihai tarihi zaten schengen başvuru formunda yazcaksın.
+1
jelly bear
(29.07.26)
Sorun olmaz hocam, dediğiniz gibi randevu tarihiyle plan yaptığınız tarihin arasındaki süreyi kısıtlamak için soruyorlar (6 aydan ileri bir tarihe başvurulmuyor). Çoğu insan da değişiklik yapıyor zaten. Her şeyi yeni tarihlere uygun ayarlayın tabii dendiği gibi.
+1
matlii
(29.07.26)
(12)

Araba kullanmayi nasil ogrendiniz

Kittie
Illa arabamizin olmasi lazim galiba ? Ehliyetim yillardir var ama surus deneyimim olmadi hic. En son 90 dk 5 ders aldim. Bu ilk deneyimimdi. Simdi bir 5 ders daha alsam bile faydasi olmaz gibime geliyor kendi arabam olmadikca. Nasil bir yol izlemeliyim?*istiyorum ki acil bir durumda alip gidebileyim
Illa arabamizin olmasi lazim galiba ?
Ehliyetim yillardir var ama surus deneyimim olmadi hic. En son 90 dk 5 ders aldim. Bu ilk deneyimimdi. Simdi bir 5 ders daha alsam bile faydasi olmaz gibime geliyor kendi arabam olmadikca. Nasil bir yol izlemeliyim?
*istiyorum ki acil bir durumda alip gidebileyim. Ornegin bizim apartmanda yasli bir teyze var, rahatsizlandi, oglunu aradim, biz hastaneye gidiyoruz taksi cagiirdim dedim, anahtar evde al arabayi dedi. :)) aslinda cok onemli yani araba surmeyi bilmek. Ne yapsam, nasil ogrensem? Bir de iyi bir ikinci el kac paradan baslar onu da sorayim. Su bir bana bir devlete olayi olmasa sifir da alirim cogu insan gibi ama mumkun degil ulkede araba almak :(
0
Kittie
(28.07.26)
öğrenirsiniz ama motor bir beceriye dönüşmesi için erişebildiğiniz bir araba olması lazım yoksa bildiğiniz uçar gider. bisiklete binmek gibi değil. :(
+1
anon1m
(28.07.26)
Araba kullanmayı öğrenmek için araba sahibi olmanız şart değil, elbette kolaylaştırırdı ama olmasa da olur. Hem sizin beklentiniz acil bir şey olduğunda el altındaki herhangi bir arabayı sürebilmekmiş. Günlük kullanım için tercih etmiyorsanız (en azından şu an) sürüşünüzü iyileştirmek için araba sahibi olmayı beklemeyin bence.

Ben bir aile büyüğümden öğrendim, onun arabasında her gün düzenli pratik yaptık. Önce tenha yollar, sonra sokaklar, sonra caddeler, sonra uzun yollar derken ehliyet kursuna yazıldığımda biliyordum zaten kullanmayı. Otomatik viteste öğrendim, kursta da manueli öğrenmiş oldum ehliyeti de öyle aldım.

Çok uzun süre değil ama kısa aralıklarla sürekli pratik yani çözüm. Güvendiğiniz ve size güvenecek biri varsa eş dost, arabası olan, onunla birlikte sürüşlere çıkabilirsiniz.
0
starbuck
(28.07.26)
valla tam adamına denk geldiniz. ben özel dersler hariç başka kimseden öğrenmedim. ehliyet sınavından önce farklı eğitmenlerden özel dersler aldım ve sorun benim için eğitmenlerin kalitesizliği, aşırı panik yaptırmalarıydı. illa araba olmasına gerek yok. merak ettiğim şeyleri de youtubedan da baktım. benim de araba kullanmak için motivasyonum vardı, sürekli toplu taşıma çok sıkmıştı vs gibi özel sebepler. ayrıca özgürlük hissi de hoşuma gidiyordu. fiyatlar olarak çok öneri veremeyeceğim ama, ehliyeti aldıktan sonra baktım kimse öğretmeyecek, kendim direksiyonun başına geçip güzel müzik açıp şehir içi kullanmaya başladım. hatalarınızla da öğrenebiliyorsunuz ama başlangıçta iyi bir hoca, sonrasında ise kendinizi motive edip 2. el arabayla dışarı çıkmak en iyisi. şu anlık park konusunda sorun yaşıyorum ama genel olarak iyi ki yapmışım diyorum
+2
momomsu
(28.07.26)
anahtar orada al şu arabayı git seviyesine gelmek en az 10 bin km alır. pratik yapmadan öğrenmek mümkün değil. başkasının arabası-kiralık araç veya eğitimde o tedirginlikte öğrenme süreci tamamlanamıyor malesef.
0
orpheus
(28.07.26)
bir tane eski honda/toyota al, 20-25 yasinda. kara duzen bir arac olsun.
sakin bir yerde yazlik falan varsa araci oraya birak, her gittiginde orda pratik yap.
sonra yavas yavas cemberi genislet, sehre git gel, alismadan uzun yola cikma.
direksiyonu gelistirdikten sonra araci yenile, eskisini sat gitsin.
0
cooperr
(29.07.26)
Özel ders aldım ve almaya devam ediyorum sürücü kursundan. Sevdiğim bir hocam var kadın. Arkadaş gibi olduk. Ders arasında kafeye gidiyoruz. O samimiyet olunca daha doğal oluyor her şey. Sağ olsun iyileştirdim. Biraz para harcamak gerekiyor.
-4
arbre
(29.07.26)
şimdi arabayı kullanmayı öğrenmek derken teorik olarak biliyordum oyunlardan izlediklerimden vs. ama ilk kez sürücü kursunda araç sürdüm.
orada öğrendim denebilir mi bilemiyorum bu yüzden, adam sadece sözlü olarak anlattı ilk turlamada tüm sınav güzergahını sorunsuz tamamladım, sınav olsaydı geçerdim :D adam da şaşırdı daha önce hiç araç kullanmamış olduğuma. sonraki süreçte kurs bitene kadar eğitim güzergahı dışında da sürdürdü ana caddede de sürdüm eşini işten filan da aldık benim için de daha iyi oldu normal eğitimde verilenden fazlasını pratik etmiş oldum.

aradan bayağı zaman geçti hiç araç kullanmadım bu süreçte, benim araba almam gündeme gelince gidip almak için kendime güvenemedim haliyle :D kursta yanımda deneyimli biri vardı işi o ve acil durum olsa müdahale edebilir onda da pedallar var vs. ben sürerken hiç müdahalesi olmamıştı ama güven veriyor o durum. şehirler arası uzun yol da daha önce yapmadım. eski sahibi 100 küsür km yoldan gelip aracı bıraktı bana.

eve yakın bölgede turladım bi süre, biraz pratik yaptım aktif trafiğe çıkmadan. yine trafiğe kapalı özel alan değil tabi ama yoğun trafik de yok burada. sonra yeter bu kadar pratik diyince normal kullanmaya başladım. mecbur bi yerde çıkılacak trafiğe sonuçta :D

iyi araba biraz göreceli bi kavram :D benim araba 235k, bence iyi. bi yandan tabi keşke otomatik olsa daha rahat ederdim diyorum ama 16 yaşında araçta da bu fiyatlardaki araçta da fazla riskli gibi geliyor. onun dışında eksikliğini hissettiğim şusu kötü busu kötü dediğim pek bi durum yok. daha küçük hatchback bişey olsa park sıkıntısı daha az olurdu belki ama sedanın da avantajları var tam negatif veya pozitif bi tutumum yok o konuda.

bi tanıdığım 90k'ya aldı arabasını mesela memnun o da. hayır yıllar önce değil, 2026 yılında :D şaşırdım duyunca ama denk gelmiş bi şekilde şansına.
-1
konetsu
(29.07.26)
kadın bir hocadan kurs alın. erkek hocalar ne kadar iyi sürücü olurlarsa olsunlar, kadın hocalar benim gördüğüm kadarı ile işi daha öğretiyorlar. zamanında hem erkek hem kadın hocalardan ders almış biri olarak kadın hocanın çok daha iyi öğrettiğini gördüm ben.

bunun dışında gerekli kursları aldıktan sonra kendi aracınız olsa dahi kurumsal firmalardan araç kiralayıp şehir içinde trafikte kullanın bir süre (kiralarken de her türlü sigortayı alın). ufak çarpmalar, sürtmeler vs. olursa başınız ağrımaz ve nerede ne yapmanız gerektiğini daha doğru öğrenirsiniz.
0
shadowfollower
(29.07.26)
ehliyet kursunda öğrendim.
0
duyuruuser
(29.07.26)
anahtar orada al şu arabayı git seviyesine gelmek en az 10 bin km alır.


bu asla doğru değil. max 500 km. hadi 1000 olsun. ben ilk tek başıma çıktığımda toplamda 50 km araba sürmemişimdir muhtemelen.
0
jelly bear
(29.07.26)
trafikte. ise gitmem gerekiyordu ve manuel eski bir arabamiz vardi. gide gele ogrendim.
0
antikadimag
(29.07.26)
Benim arabalara hiç merakım yoktu ama etrafımdakiler beni çok ciddi anlamda zorladı -ki iyi ki yapmışlar-
Bayağı zorbalanarak kursa gönderildim; kursta öğrendim başta sonra hemen 2. El araba alıp ilk trafiğe 1 ay iş arkadaşımla çıktım. Ben çok rahattım ama onlar stresli tutunmaktan her yerleri tutulmuş XD
Şaka bir yana sizin yakınınızda böyle nazınızı çekecek birileri varsa şanslısınız sonra çok rahat geçti süreç uzun süredir de kullanıyorum, ufak tefek sürtmeler de yaşandı elbette. Yani denize dalar gibi suya dalmanız lazım yoksa beklemeyle olmuyor.
0
titanic kemancısı
(29.07.26)
(8)

Uzun ilişkiden sonra ne yapılıyordu?

msb
O kadar uzun zamandır ayrılık halleri yaşamıyorum ki ne yapılıyordu unutmuşum:) Yaklaşık 16 yıllık ilişki sonlanınca ne yapılır?Yeni kapılar kısmı sorun değil ama canım da pek istemiyor açıkçası.Ne yapsam iyi gelir?
O kadar uzun zamandır ayrılık halleri yaşamıyorum ki ne yapılıyordu unutmuşum:) Yaklaşık 16 yıllık ilişki sonlanınca ne yapılır?

Yeni kapılar kısmı sorun değil ama canım da pek istemiyor açıkçası.

Ne yapsam iyi gelir?
0
msb
(28.07.26)
aktivite hobi falan. 16 yıllık ilişki fenaymış. kolay gelsin cidden. kendinle çok baş başa kalmamaya çalış.
+1
jelly bear
(28.07.26)
Yılmaz Erdoğan 'Yağdıkça' şiirinde

Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk sipariş edildi yeniden

der.
0
Mirket
(28.07.26)
Hakan Taşıyan da Eskici adlı parçasında
eskiciye hitaben :
- onundu şu masa , şu kalem, kağıt...
ister sat istersen hayrına dağıt.. demişti

Uzun ilişkiyi yanlış tanımlıyoruz aslında.
Evlilik olmadan yaşanan uzun ilişki evliliğin içini boşaltmaktır .
Geçen günlere zamana üzülmek gerek.

Yine de evlilik için hazırsan kesin olarak başkasıyla yeni sayfa açmak için çok beklememek lazım .
Ama "onu unutmak için evlendim " diyenlerin hatasına düşmemelisin.
-1
diyecevaplandı
(28.07.26)
Geçmiş olsun en aşağı 3 sene iptalsin. Bunun ön kabulüyle yaşarsan daha kolay olur
0
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
Önce kendinizle yeniden tanışın.
16 sene önceki siz değilsiniz artık, beraberlikte olduğunuz kişi de değilsiniz. Kendinize vakit ayırın, kendinizi yeniden tanımaya çalışın. Acı acıyı keser mantığıyla gidip bulacağınız bir ilişkide yüksek ihtimalle karşı tarafı mutsuz edersiniz. (bunu bilerek yapmazsınız tabii ancak kendiniz olamadan başlayan bir ilişkide bir süre sonra kişi karışıp dolaşıyor.)

Ben bunu çevremdeki boşanmış arkadaşlarıma da söylüyorum. Önce bir süre yalnız kalıp düzeninizi kurun. Yalnız kalmayı, "ben" olmayı hatırlayın ki karşınızdaki insana sağlıklı bir zihinle gidebilesiniz. (muhabiriniz 45 yaştan bildirdi.)
+2
strawberry first
(29.07.26)
Kendine zaman ayırmak. Bol bol spor. Sonra sosyal çevre geliştirme idmanları.
+2
gabe h coud
(29.07.26)
Öncelikle iş vakti dışında telefona bakmak, açmak zorunda değilsin, bunun rahatlığının tadını çıkarıyoruz ilk önce.

Ondan sonra buluşmanın sıkıntı olduğu arkadaşların hepsiyle tek tek görüşüyoruz.

Gitmenin yasak olduğu mekanlar varsa hepsini tek tek ziyaret ediyoruz.

Arkadaşlık uygulamalarından bir süre uzak kalıp kafamızı dinliyoruz.

Bu esnada bir muhasebe yapıyoruz, kim haklı, kim haksız, içimizde kalan bir şey varsa alkol vs olmadan bir güzel dökülüyoruz ki içimizde zerre bir şey kalmasın.

İçimizde bir şey kalmadığında yeni ciddi ilişkiye açık davranışlar sergiliyoruz.
+1
kimlanbu
(29.07.26)
4 hafta üst üste düzenli spora git, yürü, koş çiçek gibi olursun. aklın berraklaşır, mutluluk hormonu salgılar rahatlarsın.
+1
denizmaniaherif
(30.07.26)
(3)

Vize Başvuruları Hk.

sahadaki adam
Selamlar, bugün pasaport başvurumu yaptım 10 yıllık çıkartıyorum. Bu yıl içinde farklı ülkelere gitme hayalimi gerçekleştirmek istiyorum. Ama daha önce yurt dışına hiç çıkmadım.Sorum vize başvurusunu güvenli bir biçimde nereden yapabilirim. Resmi kurumların dışına gitmek istemiyorum mecburiyet yoksa
Selamlar, bugün pasaport başvurumu yaptım 10 yıllık çıkartıyorum. Bu yıl içinde farklı ülkelere gitme hayalimi gerçekleştirmek istiyorum. Ama daha önce yurt dışına hiç çıkmadım.

Sorum vize başvurusunu güvenli bir biçimde nereden yapabilirim. Resmi kurumların dışına gitmek istemiyorum mecburiyet yoksa. Aşağıdaki ülkelere bu yıl içerisinde veya önümüzdeki yıl içinde gitmek istiyorum.

İngiltere
İrlanda
İspanya
İtalya
Hollanda
Norveç
İsveç
Fransa
Rusya
Yunanistan

Bu ülkeler için yol yordam gösterecek dostların dönüşünü bekliyorum.

Sevgiler
0
sahadaki adam
(28.07.26)
3 farklı vizeye ihtiyacın var rusya en kolayı.

en zoru schengen(randevu bulmak)

tercihen fransa-ispanya ya da hollandadan randevu bulmaya çalış. fransa ve hollanda vfs, ispanya bls ile çalışıyor.

ingiltere vizesi için yine vfsden randevu alcaksın ama süreç daha kolay.

aradığın her şeyi googleda ekşi sözlükte vs bulabilirsin detaylı olarak.
0
jelly bear
(28.07.26)
irlandaya ayrı vize gerekmiyor. eğer ingiltere vizesiyle ilk önce ingiltereye giriş yaparsanız sonra irlandaya geçebiliyosunuz.
0
jelly bear
(28.07.26)
dubline de gidiliyor dediğim sistemle. kaçak değil. birleşik krallığın tanıdığı bir hak. kaçak giremezsiniz zaten. havaalanında pasaporta bakılıyor.
0
jelly bear
(28.07.26)
(3)

Datça deniz motoru turu vs bodrum motor turu

cccbehzatccc
Hani çarşı merkezde standta tur satarkar ya gün boyu farklı koylar, onlardsn bahsediyorum. Yıllar önce bodrum'da binip çok memnun kalmıştım. Şimdi hem bodrum'da hem datça'da tatilde olacağız. Hangisindeki koylar daha iyidir hangisinde tura katılalım?Teşekkürler
Hani çarşı merkezde standta tur satarkar ya gün boyu farklı koylar, onlardsn bahsediyorum. Yıllar önce bodrum'da binip çok memnun kalmıştım.
Şimdi hem bodrum'da hem datça'da tatilde olacağız. Hangisindeki koylar daha iyidir hangisinde tura katılalım?
Teşekkürler
0
cccbehzatccc
(28.07.26)
ikisinde de katılmayın. datçada arabanızla koyları gezin kafanıza göre sandalye atın şemsiye atın takılın.

bodrumda da beachlere mecbursunuz.
+1
kveldulv
(28.07.26)
bodrumda yaralı ceylan mı ne ona gitmiştim. koylar güzeldi. orak adasında 2 saat kadar kalmıştı. öneririm.

bodrumda beachlere mecbur değilsiniz :) tekne turu hem daha ucuza gelir hem daha güzel koylara gidersiniz.

datçada güzel koylar arabayla gidilir ya. akvaryum koyu ve kurubük öneririm kesinlikle.
+1
jelly bear
(28.07.26)
Ben tekne turlarını çok severim. Hem Bodrum’da hem Datça’da katıldım. Tekneyle gezmenin keyfi kendinizin koya gitmesinden farklı bence. Tek sıkıntı bazı teknelerde çok kötü müzik yayını oluyor. Ona dikkat etmekte fayda var.
+1
auroraaurora
(28.07.26)
(1)

Muhasebeci ücreti - Bordrolu çalışan gelir beyannamesi

Omelas'ı Terk Eden Köylü
Bordrolu En üst vergi dilimine girdiğim için her yıl beyanname vermem gerekiyor. Klasik Bordrolu çalışandan farklı olarak eğitim, sağlık harcamalarını vergiden düşebiliyorum. Geçen sene bunla uğraşmaktan çok sıkılmıştım. Bir muhasebeci bu işi kaça yapar? Arada bu vergiden düşer mi vs diye sorum olur
Bordrolu En üst vergi dilimine girdiğim için her yıl beyanname vermem gerekiyor. Klasik Bordrolu çalışandan farklı olarak eğitim, sağlık harcamalarını vergiden düşebiliyorum. Geçen sene bunla uğraşmaktan çok sıkılmıştım. Bir muhasebeci bu işi kaça yapar? Arada bu vergiden düşer mi vs diye sorum olur bir de faturalarımı alıp online beyannamemi doldursa yeter.
+1
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(26.07.26)
max 3-4 bin tl
+1
jelly bear
(26.07.26)
(15)

Say 10.000 siralama icin en önü açik meslek

üğpoıuy
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
0
üğpoıuy
(26.07.26)
tip
+4
gule gule
(26.07.26)
pilotaj
-2
jelly bear
(26.07.26)
Pilotaj diyenlere inanma. Özel hava yolları cadet ile alım yapıyor sözleşmeleri olduğu için plotlar gidemiyor. Onun bile sıklığı azaldı eskiden yılda 4 kere ilan açılırdı.

Özel sektör için konuşuyorum, ailesi beyaz yakalı değilse,ailenin çocuğunun kariyerini destekleyecek networku yoksa, İstanbul’da hiç yoktan 1+1 daire alamayacaksa tıp okusun. Aksi halde çocuk kariyerinin en iyi ihtimalle 5-6 yılını sürünerek geçirir.
AI dönüşümü yeni başlıyor. Özel bir şirkette çalışıyorum, 7 aşamalı stajyer ilanını 16k öğrenci başvuruyor neredeyse çoğu ODTÜ Boğaziçi Bilkent itü, koç , sabancılı. Alınan 50kişi. İşe devam garantisi de yok.
Aklı başında olan İstanbul’da hayatını sürdürmek zorunda olduğu bir mesleği seçmez. Gitsin tıp okusun bütün Türkiye onun.
+10
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(26.07.26)
tip ile alakali bir bolum tutuyorsa, eczacilik falan da dahil, ben olsam onu secerdim.
bir muhendis olarak muhendislik kesinlikle secmezdim.
2 senelik "hacamat ve suluk tedavisi" bolumunu secerim, muhendislik secmem.
0
cooperr
(27.07.26)
yüksek makina mühendisiyim ve 35 yaşındayım.
çok sağlam kariyerleri olanlar var alt / üst dönemlerimde.
ama tamamen bireysel başarıya bağlı.
biraz da doğru yerde doğru zamanda olma şansına.
bence hype bitti.
ne kadar geniş / çok olasılık varsa isteğinin de olmama olasılığı o kadar fazla.
tıp oku veya hiç okuma.
ben harcadığım (okul, yüksek lisans, kariyer) emeği başka bir şeye harcasam çok daha iyi yerlerde olurdum.
+3
rain when i die
(27.07.26)
paran yoksa ve orta gelir grubunda değilsen sınıf atlamak istiyorsan tıp,

paran varsa bilkent vs bir okulda makine veya elektrik
0
Hallegadola
(27.07.26)
ne okursan oku, ya networkün sağlam olacak ya da doğru zamanda doğru yerde olacaksın. diplomadan çok small talk ve şeytan tüyü dedikleri passive skill daha önemli. gerisi fasa fiso.

not: beyaz yakalı.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(27.07.26)
Uçak mühendisligi infosu olan var mi
0
🌸üğpoıuy
(27.07.26)
Bundan 3-4 yıl önce de tıp bitmişti. Sıralaması 30klara kadar yükselmişti. Maaşları çok düşüktü o zamanlar.

Ben makine okuyorum ve mezun olmaya yaklaştım. Yazılanlara katılmakla birlikte, başarılı bir mühendislik öğrencisinin sırtının yere gelmesi çok zor. 3.5+ ortalama ile hiçbir şirket sizi kolay kolay eleyemez. 3.5 yapmak zor değil bu arada, ders çalışma ile gayet oluyor. Tabii son gün son hafta çalışarak yapılabilecek bir şey değil.

Özellikle savunma sanayide çok fazla alım oluyor. Cidden biliyorsanız sizi alıyorlar. Baykarın tüm iştirakleri mesela, yılda 3-4 tane stajyer alım programları var. Önce bir tane teknik sınav oluyor, sonra tekinik grup mülakatı oluyor. Teknik grup mülakatında size 3-4 tane soru soruyorlar, bildiğiniz taktirde kesin giriyorsunuz.

Aselsan sınav bile yapmıyor, üniversite sıralaması + ortalama ile alıyor. Referans şu bu bilmem ama benim okulumda giren çok fazla kişi var, benim de kabul aldığım oldu.

Mühendislikte şunu da anlamak lazım, her mezun tam mühendis olmuyor. Daha ansys kullanmamış kişi en fazla evrak excel işi yapabilir. Arge departmanlarında çok sağlam kişiler çalışıyor. Özellikle bu ms office işi ile arge departmanında çalışan mühendis arasındaki farkı stajlarımda çok iyi gördüm.

Top tier okul + yüksek ortalama ile yapılamayacak şey yok. Ekşide ortalama önemsiz diyorlar ama bence tam tersi. Yüksek ortalama çok etkileyici oluyor ve arge/ürge de direkt bakıyorlar. Ayrıca yüksek ort ile düşük ort kişiyi direkt anlıyorsunuz. Bir teknik soru sorun; birisi cevap verirken diğeri ya o ders şöyle zordu bizim hoca şöyle yaptı gibi şeyler diyecektir :) Referans varsa önemsiz tabii.

Uçak mühendisliği hakkında çok olumlu şeyler duymadım. Itü de okuyup bayağı hayıflanan gördüm. Ben olsam makine ya da elektrik/elektronik seçerdim. Ehb de savunma sanayide çok var.

Şunu da ekleyeyim; alman firmaları referansız almıyor genelde, bsh grubu, Siemens, mondelez, j&j, Mercedes Benz Türk/otomobil Buralarda kimlerin çalıştığına şahit oldum…
Ama hyundai, Toyota, savunma sanayiler, Philips Morris, Renault Oyak/mais tarzı firmalar top tierleri bırakmıyor.
+2
substituent
(27.07.26)
referansınız yoksa mühendislik okumayın. ya da yüksek ortalama yapıp yurtdışına kaçabileceğiniz yerleri seçin.

sıralamayla falan alınma yalanlarını geçin, milletvekili torpili koyup giremeyen arkadaşım olmuştu o "sıralamayla alan" yerlere, asker çocukları patır patır girerdi bizim zamanımızda ortalaması yerlerde sürünen, biz görüşmeye bile çağrılmadık. şimdi tarikatçılar dolduruyor.
-2
kveldulv
(27.07.26)
tıp dışında bir şey sakın yazma bence. istediğin tıp fakültesi gelmiyorsa bir sene daha bekleyip o fakültenin tıpını hedefleyebilirsin. tıpta referans vs. hiç ihtiyacın yok, ihtiyacın olan tek şey para sayma makinesi olabilir :)
0
eisberg
(27.07.26)
eskiden mühendislik derdim ama bence artık mantıksız. tekniker olmak bile daha iyi. tıp mantıklı geliyor bana da. sonrasında bir sürü alana da kayabilir. yapay zeka doktorları ele geçirecek vb. şeylerde de önce mühendisler gider. tıpta inanılmaz bütüncül bakmak gerekiyor, en abudik bir şey bile etkileyebiliyor. bu yüzden tıpta decision making için hala doktorlara ihtiyaç olacak. ama o sıralama iyi bir tıpa yetmez galiba?
+2
eileengray
(27.07.26)
Tıp diyen vizyonsuzları gördükçe şaşırıyorum.
İlgi alanına göre çok değişir.
Bence bilgisayar mühendisliği iyi bir üniversite olmak koşulu ile değerlendirilebilir.
-6
benaslindayohum
(27.07.26)
Mesleklerin ortalamalar üzerinden karşılaştırılması daha sağlıklı. Mahrumiyet bölgesinde acil serviste gecesi gündüzü birbirine karışan doktorla Google'da çalışan bilgisayar mühendisliğini karşılaştırmamalısın.

10 bin ile top olmayan bir üniversitede top bir mühendislik; ya da top bir üniversitede top olmayan bir mühendislik okuyabilirsin. İki durumda da çok özel bir yeteneğin yoksa mezun olunca alacağın para 50 bin, seneler geçtikçe 150 bine çıkarsın.

10 bin ile hangi tıbba girersen gir, hiçbir özel yeteneğin olmasa bile mezun olduğunda 150 bin, herhangi bir uzmanlık yaptığında da 300 bin civarında gelirin olur. Uzmanlığı da karakterine ve yeteneğine göre seçersin.

Ortalama insanlar için geçerli olanlar bunlar. Ama benim ağzım çok iyi laf yapar, ikna kabiliyetim yüksek, girişkenim ve prezantablım diyorsan okumasan bile çoğu işte başarılı olursun.
+4
cek
(27.07.26)
bizim ulkede siralama fetisizmi var ama aslinda "ekol"e bakmak lazim.

mezun olacagin okul bilim adamimi mi yetistiriyor, eli takim tutacak saha adami mi yoksa yonetici mi? ona gore okul secmek lazim ama bunun cogunlukla iskalaniyor olmasina sasiriyorum.

ucak muhendisi 2 tanidik var, ikisi de oldukca kafali tipler.
erkek olan thy'ye girdi, baya dindarlasti, her cuma bir sure paylasiyor...
kadin olan uzun sure issiz kalinca sekreter gibi bisey oldu, tam olarak ne yapiyor cozemedim.
+1
cooperr
(27.07.26)
(3)

Imax bileti hakkında soru

titanic kemancısı
Arkadaşlar 2 kişilik bilet 1242 tl paribu sitesinden bilet aldım; imax salon yazıyor ama yorumlarda tek bilet 2000 tl filan yazan var ben yanlış mı aldım anlamadım? Uzun süredir mağaradan çıkamadım kusura bakmayın bilet fiyatlarını bilmiyorum ondan emin olamadım teşekkür ederim şimdiden.
Arkadaşlar 2 kişilik bilet 1242 tl paribu sitesinden bilet aldım; imax salon yazıyor ama yorumlarda tek bilet 2000 tl filan yazan var ben yanlış mı aldım anlamadım? Uzun süredir mağaradan çıkamadım kusura bakmayın bilet fiyatlarını bilmiyorum ondan emin olamadım teşekkür ederim şimdiden.
0
titanic kemancısı
(25.07.26)
yok bilet 2000 falan değil. aldığınız fiyat normal

ankara gordion ve istanbul marmaraforum world cinezone laser imaxler 300 tl bu arada.
+1
jelly bear
(25.07.26)
Türkiye’deki En iyi imax salonu marmara forum avmdeymiş bildiğim kadarıyla ve oradya baktığımda şuan güncel fiyat imax salon için 300₺
+1
ezkaza
(25.07.26)
odyseus filmi için geçen yer ararken bir sürü farklı yere baktım istanbul'da 500 küsür civarında imax bilet fiyatları.
o 2000 nedir anlamadım. mısır + kola menü falan ekleyince de 1000'i bulmuyor.
0
biseysorcaktim
(26.07.26)
(8)

Araba anahtarını valeye/otoparkçıya bırakıyor musunuz?

renegade
Soru başlıkta.İlla anahtar bırakman lazım diyen bir yer varsa bırakmayıp çıkış yapıyorum.
Soru başlıkta.
İlla anahtar bırakman lazım diyen bir yer varsa bırakmayıp çıkış yapıyorum.
📊 Araba anahtarını valeye/otoparkçıya bırakıyor musunuz?

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

+1
renegade
(25.07.26)
%99 bırakmam.
+5
jelly bear
(25.07.26)
mekana ve arabaya göre değişir.
0
lazpalle
(26.07.26)
çok mecbur kalırsam bırakıyorum ve kesinlikle aklım kalıyor
+2
a7x
(26.07.26)
bırakmamak için ibret olacak bir sürü haber var internette.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(26.07.26)
valeye hiç bırakmadım, bıraksam aklım kalır. otoparkçıya bıraktığım oldu ama genelde kendim bırakırım, otopark alanı sıkışıksa anahtarı teslim ederim.

bende eski araba var. kimse alacak gidecek değil. çarpıp zarar verecek olsalar muhtemelen ben karlı çıkarım. buna rağmen aklım kalır valeye versem.
0
biseysorcaktim
(26.07.26)
Taksim ilkyardım hastanesinin aciline gittim birkaç kere. Bilen bilir oralarda park yeri yok gibi bi şey. Bi şekilde bulup koysan da ya vururlar ya çizerler. O yüzden mecbur hastanenin dibindeki otoparka bırakıyorum anahtarı da veriyorum. Aklım kalmıyor çünkü arabada kamera var, yoğun oluyor genelde adam benim arabayı sürekli bi arkaya koyuyor yenisi geldikçe. Öyle alıp gezeyim diyeceği bir ortam yok pek.

Valeye ise asla vermemeye çalışırım. Önceden biliyorsam mekanda sadece vale park seçeneği var ya yakına bi yere kendim park ederim (genelde onlar da aynı şeyi yapıyor) mekana yürürüm ya da mekanın otoparkı varsa valeye ben park ederim derim kendim koyarım. Şimdiye kadar bir istisnası oldu onda da şirket yemeğine gitmiştik mecbur kaldım gibi bi şey oldu. Boğaz hattında bi mekanda verdim valeye ama aklım da kaldı valla. Bmw seviyorlar malum.
0
chicha_v2
(26.07.26)
hayatımda valeye 2 yada 3 kez bırakmışımdır araba, 5 yıldır araba sahibiyim, bırakışlarımın oteldi, arabamla gezecek durumları da pek yok gibiydi. otopark olarak da istanbul fatihde bir yer var yılda 3-4 kez yolum düşer otoparka bırakırım anahtar ile yaşını almış adamlar oluyor yani güven verdikleri için değil de alıp gezmezler onu biliyorum zaten hemen çekip arkamdan geleni alıyorlar. Cadde valelerine falan asla bırakmam ama, mekana yürümemek için falan yok yani.
0
atom karincanin torunu
(27.07.26)
ara sokakta değnekçiye anahtar vermem. ama yeri yurdu belli olan, her gün orada iş yapan valeye anahtar veririm. hiç de aklım kalmıyor.
0
co2s2
(27.07.26)
(4)

Valiz vs çanta

arbre
Tatil için hangisi iyi oluyor? Ben spor çantası ve sırt çantasıyla gitmiştim. Bu sefer valiz almayı düşünüyorum ama kolay olur mu merak ediyorum. Hangisi kullanışlı? 4 5 gün için spor çantası ve sırt çantası yeter mi? Bir de yurt dışında kullandığınız çamaşırları nasıl yıkatıyorsunuz? Otelde oluyor
Tatil için hangisi iyi oluyor? Ben spor çantası ve sırt çantasıyla gitmiştim. Bu sefer valiz almayı düşünüyorum ama kolay olur mu merak ediyorum. Hangisi kullanışlı? 4 5 gün için spor çantası ve sırt çantası yeter mi? Bir de yurt dışında kullandığınız çamaşırları nasıl yıkatıyorsunuz? Otelde oluyor mu genelde?
-8
arbre
(24.07.26)
valiz rahattır. 4 tekerlekli olanlar. sırt çantası ağrı yapıyor bi süre sonra.

kullandığımız çamaşırları dönünce yıkıyoruz. gittiğimiz süreye yetecek kadar çamaşır götürüyoruz. her güne bi boxer bi tişört koysan zaten ne kadar yer kaplayacak ki?
+3
jelly bear
(24.07.26)
4 tekerli valiz.

4-5 gün için çamaşır yıkamaya gerek olmaz bence. Orta ve üst düzey her otelde pahalı da olsa çamaşır yıkama servisi (resepsiyondan bırakıp aldığınız) oluyor. Japonyada kaldığım otellerde 300-500 yen ile çalışan çamaşır ve kurutma makineleri vardı. O şekilde hallettim 3 haftalık seyahatte.
0
inheritance
(24.07.26)
Tabi ki valiz. 2 tekerli olanları bile kullanmam asla çekmesi çok daha zor onları. Az biraz kaliteli 4 tekerli valiz şiir gibi akıyor yanınızda. Zaten Sırt çantasını da onun üstüne koyuyorsun hiç bir şey taşımamış oluyorsun (sırt çantasının bel tarafında valizin tutacağına geçirmek için kemer olur genelde, olmazsa olmazdır o da.)

Aşırı tırt olmayan bütün otellerde çamaşır yıkama servisi olur genelde ama 4-5 gün için gerek yok buna.
0
bobinhoo
(24.07.26)
Sırt çantasının yerini hiçbir şey alamaz.valizlerin sabahın köründeki sürükleme sesi ayrı, gece yarısı sürükleme sesi ayrı sıkıntı. En iyisi hiç valiz sıkıntısı olmaması. Tak çantanı git istediğin yere, mis.
0
j r r tolkien hayrani
(25.07.26)
(4)

Dolar <-> Euro

dusunemedim
Yapi kredi gördügüm kadariyla dolari euro yaptirmiyor. Hesabimdaki 5000 dolari en zararsiz sekilde nasil euro yaparim?Edit: yapiliyormus, biraz daha karistirinca gördüm,
Yapi kredi gördügüm kadariyla dolari euro yaptirmiyor. Hesabimdaki 5000 dolari en zararsiz sekilde nasil euro yaparim?

Edit: yapiliyormus, biraz daha karistirinca gördüm,
-1
dusunemedim
(23.07.26)
Bankadan cekip doviz burosunda
0
bosver nicki
(23.07.26)
yapıkredi mobilde çapraz döviz var. nasıl yaptırmıyor?
0
jelly bear
(23.07.26)
@bosver nicki bankaya gidemiyorum online yapmam lazim

@jelly bear ben USD-EUR gördüm de Dolar-EUR göremedim
0
🌸dusunemedim
(23.07.26)
paranın çekileceği hesabı usd seç. yatırılacağı da eur yap olur.
0
jelly bear
(23.07.26)
(2)

Yabanci Amazon'dan tax free alan var mi?

mirafiori
Bir tanidigim Italyaya'ya gitmeden italyan amazonuna mail attigini ve tax free almak istedigini, ucak bileti ve pasaport fotograflarini gonderdiktenten sonra direk vergisiz olarak satin aldigini ve cikarken de kimsenin bir sey sormadigini, fis falan imzalatmadini soylemisti. Kendisine su anda ulasam
Bir tanidigim Italyaya'ya gitmeden italyan amazonuna mail attigini ve tax free almak istedigini, ucak bileti ve pasaport fotograflarini gonderdiktenten sonra direk vergisiz olarak satin aldigini ve cikarken de kimsenin bir sey sormadigini, fis falan imzalatmadini soylemisti. Kendisine su anda ulasamiyorum tecrubesi olan var mi?
0
mirafiori
(23.07.26)
jelly bear
(23.07.26)
Evet alınabiliyor. Ben Almanya amazondan aldım. Zoll form dolduruyosunuz gümrüğe onaylattıktan sonra Türkiyedeyken form + pasaport vb bilgileri mail atıp kartınıza iade alıyosunuz
0
yüzyıllık yalnızlık
(24.07.26)
(6)

Dilbilgisi: tadı vs tadısı

summerof69
Merhaba,"Yemeğin tadı" ama "arabanın kapısı" diyoruz. Neden "yemeğin tadısı" demiyoruz? (Kimileri internette tadısı da demiş gerçi). Hangi dil bilgisi kuralı bu?Teşekkürler
Merhaba,
"Yemeğin tadı" ama "arabanın kapısı" diyoruz. Neden "yemeğin tadısı" demiyoruz? (Kimileri internette tadısı da demiş gerçi). Hangi dil bilgisi kuralı bu?

Teşekkürler
-6
summerof69
(23.07.26)
"Kapi" sesli harfle bitiyor, baska bir sesli harf eklenecegi zaman kapi+i olmayacagi icin kapi+s+i oluyor.

"Tat" sesli harfle bitmiyor, direkt "i' eklenebiliyor araya baska harf gerektirmeden.
+1
sertac akin
(23.07.26)
tadısı demen için kelimenin kökünün tadı olması lazım. kök tat iken nasıl tadısı dicen?
+4
jelly bear
(23.07.26)
belirtili/belirtisiz isim tamlaması
0
croswell
(23.07.26)
:)

yemeğin tadı kısmında ünsüz yumuşaması var. tat - ı -> tadı oluyor, t yumuşayıp d oluyor çünkü t harfi sert ünsüz. ilkokulda öğretilen "p,ç,t,k" harfleri var ya ha onların yanına ünlü harf gelince yanındaki ünsüz yumuşuyor

arabanın kapı-s-ı 'ndaki s harfi ise kaynaştırma ünsüzüdür. "y,ş,s,n" harfleri vardı hatırlarsan. ünlüyle biten bir kelimenin yanına ünlü harfle başlayan bir ek gelince araya kaynaştırma ünsüzü girer.

ilkokul 4 konuları bunlar reyiz

ha bunlar isim tamlaması ekleri. tamlanan eki ı,i,u,ü
+2
Hallegadola
(23.07.26)
şakaysahiçkomikdeğilciddiyseçokkomik +1
+2
ground
(23.07.26)
Neden "yemeğin tadısı" demiyoruz doğru bir soru aslında. belirtisiz isim tamlamaları belirtili isim tamlamaları gibi ilgi ve iyelik eklerinden değil sadece iyelik eklerinden oluşur. ilgi ekinin olmaması bu tamlama yapısını tek bir isim olarak tasavvur etmemize sebep olabilir. kelime grubu da bir süre sonra bir tamlama gibi değil bir birleşik isim gibi davranmaya başlayabilir ve buna uygun ekler alabilir.
örneğin ayakkabı kelimesi bu şekilde belirtisiz isim tamlamasıyla oluşmuş bir birleşik isimdir.
ayak kap-ı(iyelik eki) ancak zaman içerisinde bu yapı tek bir kelime gibi davranmaya başlar. tamlamanın sonundaki iyelik eki işlevini yitirir. bu yüzden yeni iyelik eki alabilir.
"onun ayakkabısı güzelmiş." dediğimizde bir belirtisiz isim tamlamasının bir birleşik isme dönüştüğünü, iyelik ekinin işlevsiz hale geldiğini ve tekrar bir iyelik eki aldığını görürüz. ama aynı yapı ile kurulmuş buzdolabı (buz dolap-ı) kelimesi de belirtisiz isim tamlamasıyken birleşik bir isme dönüşmesine rağmen sonundaki iyelik eki canlıdır. bu yüzden "onun buzdolabısı" diyemiyoruz şu an. yani bu soru dilin evrimiyle ve bazı eklerin zamanla işlevini kaybetmesi ile ilgili bir soru aslında.

arabanın kapısı örneğini açıklamışlar zaten. kapı kelimesindeki -ı sesi iyelik değil, kelime sesli harfle bittiği için araya -s yardımcı sesini almış, kapısı olmuş.
0
ziya özdevrimsel
(23.07.26)
(6)

Haftasonu antalya merkez araç kiralama kararsızlığı

mess
yaşıyorum. Sahibindende kiralanılan yerel yerlere başvurmak hakkında ne düşünürsünüz? Normalde hep havalimanının oradan kirlılıyorum ama şu an havaalanına gitmek kiralamak sonra tekrar oraya gidip bırakmak çok makul gelmiyor sadece havalimanına taksiyle gitgel yapmak bile zaten bir maliyet araç fiya
yaşıyorum. Sahibindende kiralanılan yerel yerlere başvurmak hakkında ne düşünürsünüz? Normalde hep havalimanının oradan kirlılıyorum ama şu an havaalanına gitmek kiralamak sonra tekrar oraya gidip bırakmak çok makul gelmiyor sadece havalimanına taksiyle gitgel yapmak bile zaten bir maliyet araç fiyatları 3000 TL’den başlıyor günlük benim kullanımıma kıyasla değmeyecek bir bedel KM yapmayacağım sadece ters lokasyonlar. Özetle sahibinden’de benim olduğum mahallede(fener) 1700e günlük egea tarzı araçlar var. denemeye değer mi?
0
mess
(22.07.26)
kurumsal firmaların merkez ofisleri de var onlara bak. butik firmalara bulaşma asla.
+1
jelly bear
(22.07.26)
yazdiklarindan hicbir sey anlasilamiyor.
+2
Purple life
(22.07.26)
cümlelerin anlaşılmıyor; nerede yaşıyorsun, ne yapacaksın filan hepsi havada.
+2
sweetoffice
(22.07.26)
Zeplin ve garentanın Antalya’da şehir içi şubeleri var. Oraları bakın. Belki diğerlerinde de vardır
0
elorelia
(22.07.26)
Neredeyse hepsinin merkez ofisleri (hatta farkli ilce/mahalle ofisleri) var. Bi de speşil oneri adana'da cizgi firmasini kullanmistim memnun kalmistim
0
üğpoıuy
(22.07.26)
Kurumsal olmayan firmalardan uzak durun. Allah korusun ama olası bir kaza vs durumunda çok başınız ağrır. Muhtemelen kiralarken senet imzalatırlar, senedi geri alana kadar göbeğiniz çatlayabilir vs vs. Şehiriçi ofisi olan kurumsal firmalar en sağlamı.
0
faberkastelli
(23.07.26)
(1)

imax salonda film izlemek

biseysorcaktim
çok merak ediyordum imax'i. daha önce izlememiştim. dün akşam odyseus'u izledim. evet güzeldi.ama;imax'ten beklentim daha fazlaydı. kocaman bir ekran olması dışında fazla ne artısı var anlamadım.ekran çok büyük. önümde sekiz-10 sırada vardı, en kenarlarda da değildim. muhakkak o-p gibi en arkadalard
çok merak ediyordum imax'i. daha önce izlememiştim.
dün akşam odyseus'u izledim. evet güzeldi.

ama;
imax'ten beklentim daha fazlaydı.
kocaman bir ekran olması dışında fazla ne artısı var anlamadım.
ekran çok büyük. önümde sekiz-10 sırada vardı, en kenarlarda da değildim. muhakkak o-p gibi en arkadalarda ve ortalarda olsaydım daha iyi olurdu ama önümde (yani benden daha kötü açıya sahip) bir dünya insan vardı.

ekran büyüktü ve aynı anda ekranın tümünü görmek zor. altyazıya bakınca filmin bir kısmını göremiyorum.

görüntü netti ama bilgisayardan 2k film izlemek daha net. ufak bir bulanıklık vardı belli belirsiz. muhtemelen bir sorun değil, doğası gereği öyleydi.

ses sistemi iyiydi ama 15-20 sene önce sinemaya gittiğimde de gümbür gümbür içimi titreten çok keyifli ses sistemleri vardı. bunda da ekstrasını görmedim.

imax benim için hayal kırıklığı değildi ama gerçekten çok büyük bir ekran olması dışında ekstrasını görmedim -ki bu büyük ekran da sanırım salondaki arka ve orta bölümler için geçerli- geri kalan yerlere bu bir dezavantaj.

anlamadım bu işi.
imax'ten beklentim mi yanlış. "büyük ekran" dışında diğer normal (ampulu kısılmamış standart salonlardan) farkı nedir?
0
biseysorcaktim
(22.07.26)
görüntü kalitesi, ses sistemi ve perde büyüklüğü.

ses sistemini diğer salonlarda bulamazsın. ekran büyüklüğünü de bulamazsın.
laser imax 4k diğerleri 2k görüntü veriyor. (tr için böyle)
laser imaxlerde 12+1 ses sistemi var. bu sesi türkiyede başka yerde bulamazsın. marmara forum ve gordionda var.
paribu yeni laser imax salonları açtı ama ses sistemi 12+1 değildi.

imaxi bir tık uzaktan ve ortalardan izlemek gerekiyor. salona göre değişiyor.
0
jelly bear
(22.07.26)
(2)

New york konaklama önerisi

ezkaza
Eylül-ekim arası 10 günlük bir nyc seyahati planlıyorum. Konaklama için görece f/p ve merkezi bir yer arayışındayım. Otel/bnb hiç farketmez. Var mıdır tavsiyeler? nyc hiç bildiğim bir yer değil nereye bakacağımı şaşırdım. Turistik yerler zaten uçuk fiyatlı. amaç turistik gezmek yemek alışveriş vs.
Eylül-ekim arası 10 günlük bir nyc seyahati planlıyorum. Konaklama için görece f/p ve merkezi bir yer arayışındayım. Otel/bnb hiç farketmez. Var mıdır tavsiyeler? nyc hiç bildiğim bir yer değil nereye bakacağımı şaşırdım. Turistik yerler zaten uçuk fiyatlı. amaç turistik gezmek yemek alışveriş vs.
-1
ezkaza
(21.07.26)
bookingden uygun yerler çıkar. birkaç rezervasyon yap ücretsiz iptalli. yakın tarihte tekrar bak. ucuzlayabiliyor baya.
0
jelly bear
(21.07.26)
Geçen hafta NY'taydım. Otelde konaklamadım ancak Secaucus tarafında arkadaşımın ofisi çevresinde epey otel vardı, fiyat olarak o taraf daha uygunmuş. NJ Transit otobüsleriyle 15-20dk da Times Square tarafına ulaşabiliniyordu.

Turistik gideceksen kesinlikle groupon'dan veya kendi sitesinden NYC Go City Pass almanı tavsiye ederim, müzelere ve önemli yerlere giriş ücreti ödemiyorsun
0
Northern Mariner
(21.07.26)
(1)

İnfluencerlar nasıl batıyor

egerbiryolcu
Çok izlenen Youtuberlar influencerlar var hani apartman dairesinden villa alacak seviyeye gelen. Bunlar hiç batmıyor mu batanlar nasıl batiyor mesela hepsi bir ajansa bağli da az izlenmeye baslayanları işten mi cikariyolar?
Çok izlenen Youtuberlar influencerlar var hani apartman dairesinden villa alacak seviyeye gelen. Bunlar hiç batmıyor mu batanlar nasıl batiyor mesela hepsi bir ajansa bağli da az izlenmeye baslayanları işten mi cikariyolar?
0
egerbiryolcu
(20.07.26)
reklam almazsan batarsın teknik olarak. izlenmez azsa reklam almamaya başlarsın.
takipçi direkt parak getirmez. ürün satışı ve izlenme getirir. reklam kaç kişiye ulaşıyor kaç kişi o reklamdan ürün alıyor o önemli.

işten çıkarma diye bir şey yok tam zamanlı çalışan değil ki bu. ajans pay alır, reklam anlaşma getirir olay bu.
0
jelly bear
(20.07.26)
(6)

35 bin tl borç kapama mı aylık 2 bin ödemek mi?

skr1292
2 farklı kredi kartı borcu yapılandırması var. erken kapama tutarları toplam 35 bin. aylık ödemeleri toplam 2 bin tl.aylık ödemeye devam edersem toplam 46 bin ödeyeceğim.hangisi daha mantıklı?
2 farklı kredi kartı borcu yapılandırması var. erken kapama tutarları toplam 35 bin.

aylık ödemeleri toplam 2 bin tl.

aylık ödemeye devam edersem toplam 46 bin ödeyeceğim.

hangisi daha mantıklı?
0
skr1292
(17.07.26)
Matematiksel olarak ₺35.000'e erken kapatmanız daha mantıklı görünüyor. Çünkü aylık ₺2.000'den devam ederseniz 2 yılda ₺46.000 ödeyeceksiniz, yani ₺11.000 fazla ödeme var. (Doğru anladım sanırım.)

Bu ödeme planının maliyeti aylık net %2-2,5, yıllık bileşik %33 faize denk geliyor. Yani elinizdeki ₺35.000'i risksiz bir şekilde bundan daha yüksek bir getiriyi garanti edecek bir yatırım aracında değerlendiremiyorsanız, erken kapatmanız avantajlı diyebiliriz.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(17.07.26)
eğer 2 bin tl 23 ay ödeyeceksen 2 bin tl ödemek daha mantıklı tabii ki.
0
jelly bear
(17.07.26)
Tabiiki taksit hocam. Ne erken ödemesi. Aksam 200 lira ile yatıyorsun sabah 197 ye düşüyor değeri. Uzak vade ve taksit.
0
primetime
(17.07.26)
yapılandırma diğer kredili ürünlerinizi de engeller. engelliyorsa diyeyim, 35 kapatmaya değer. sonra tekrar kredi ihtiyacı olduğunda karttır vs rahat kullanırsınız.
0
klassno
(18.07.26)
Hazırdaki para bazı insanları dürter, 'Harca beni, Harca beni.' diye.
Öyle biriyseniz para çarçur olmadan borcu kapatın.
Yatırım yapma beceriniz varsa da yatırım yapıp taksit ödemeye devam edin.
0
Mirket
(18.07.26)
35000 lirayı bana borç ver ben sana 23 ay 2.200 şeklinde öderim. 2000 lirasıyla taksidini ödersin 200 lirayı da harçlık yaparsın.
0
Jazz
(19.07.26)
(5)

Şarjlı diş fırçası

strawberry first
Bütçem enn fazla 1000 tl. Baktığımda pek çok farklı marka var. Ben braun ve oral b bilirdim eskiden.Memnun kaldığınız ya da önereceğiniz şarjlı diş fırçası var mı daha uygun fiyatlı?
Bütçem enn fazla 1000 tl. Baktığımda pek çok farklı marka var. Ben braun ve oral b bilirdim eskiden.

Memnun kaldığınız ya da önereceğiniz şarjlı diş fırçası var mı daha uygun fiyatlı?
0
strawberry first
(17.07.26)
+1
jelly bear
(17.07.26)
şarjlı diş fırçası bakıyorsan ya oral-b yada phillips bakacaksın. diğerlerine hiç bulaşma.
bunlarında yapay zekalı, bluetoothlu modellerine bakma tamamen pazarlama hilesi.
yine iki markanın en ucuz modellerinede bakma. bir üstü orta seviye modelleri tercih et.
ben 10 seneden fazladır oral-b nin 750 diye modelini kullanıyorum. memnunum.
oral-b ile phillips arasında temel fark biri döner başlık diğeri klasik başlık ama sonic temizleme yapıyor ona göre tercih et.
0
my fault
(17.07.26)
iki markanın da sonic titreşim motoru olan modelleri var. Oral b nin io serisi ve philips in sonicare serisine bakmalısın bunun için. Uygulama yüklenen modeller biraz işin oyuncağı ve fiyatı yükseltiyor. En uygun fiyatlı oral b io modelini alabilirsin fakat 2-3 bin olmuştur fiyatlar
0
grimavi
(17.07.26)
Paylaşılan vitality güzel, alabilirsin ama bunlar bir nevi abonelik sistemi, başlık alman gerekiyor ve ucuz sayılmaz, io serisinden aldım ben de yani öyle ayarlamışlarki gerçekten 3 ay sonra sanki yıllardır kullanıyormuşum gibi bir hale gelecek gibi görünüyor başlık. ve başlıklar da io serisi için hiç ucuz sayılmaz, indirimde 200-250 lira. vitality alırsan başlık indirimde 100'e kadar düşer.
io serisinden alacaksan en düşük 3 al derim, 3'ten seri 8'e kadar aynı motordu, 9-10'da farklı güç vardı, io2'de ise daha kötü bir sistem vardı.
0
atom karincanin torunu
(17.07.26)
o paraya en fazla vitality oluyor. linkteki üründe 200 lira indirim kuponu var. 1140 liraya geliyor. ( cevap yazdığım saat itibariyle böyle, yarın öbür gün bakarsan kupon uçabilir )

www.pazarama.com

yedek başlığı da amazon kampanya yaptıkça 4'lü olanlardan alırsın. zaten bi başlık ortalama 3 ay götürüyor. onun da linkini vereyim ( şimdi alma ama şu an pahalı )

www.amazon.com.tr
0
spirit crusher
(17.07.26)
(8)

Hafif kenarı yırtık euro nasıl değiştirilir

darkwizard
Arkadaşlar teyzem 50 euro verdi cizim siparişim icin ama baktım biraz kenarı yırtık çok hafif ama büro alamaz gibi. Ne yapmam gerekiyor. Teyzeme geri veremem ayıp olur. Ne yapacağım?:(
Arkadaşlar teyzem 50 euro verdi cizim siparişim icin ama baktım biraz kenarı yırtık çok hafif ama büro alamaz gibi. Ne yapmam gerekiyor. Teyzeme geri veremem ayıp olur. Ne yapacağım?:(
0
darkwizard
(15.07.26)
parça kopmuş mu? yoksa sadece çatlak gibi bir yırtık mı var?
kopma yoksa sorun olmuyor.
0
MtKrt
(15.07.26)
@mtkrt kopma var çatlak degil 05mm kesik gibi düşün
0
🌸darkwizard
(15.07.26)
Valla çok fazla yırtık parayı atm alıyor ve hatta kendisi veriyor. tl den bahsesiyorum
(Yırtık dediğim baya köşesi olmayan kopuk para)

döviz hesabı açıp atm ye yatırılabilir sonra tekrar çekersin
0
Rondak
(16.07.26)
banka şubesine verebilirsiniz. onlar kendisi karar vermiyor, makineden geçiriyor. makine alırsa hesabınıza geçer.

daha sonra tekrar şubeden ya da atmden euro olarak çekebilirsiniz.
0
substituent
(16.07.26)
qnb ve garanti alıyor. ikisini de deneyin.
0
jelly bear
(16.07.26)
bankaya ver geç. olmadı 3 4 tane euroyla beraber ver. öyle geçer.

sonra git başka şubeden euro çek.
0
kveldulv
(16.07.26)
Akbanka yeter ki döviz götür alıyor. Yırtık euro da aldılar benden eski tip Dolar da. Ki o dolarları hicbiryere verememiştim
0
primetime
(16.07.26)
daha önce benzer duyurularımda aynı şeyi sormuştum.

banka ve döviz büroları almadı ama kuyumcular biraz para kesip aldı. kuyumculara gidin.
0
la traviata
(16.07.26)
(5)

1 milyon en sorunsuz hatcback?

plastic_angel
tecrübelerinize göre ne önerirsiniz? geri satışı kolay olsa yeterli. diğer kriterlerim genel geçer kriterler.
tecrübelerinize göre ne önerirsiniz? geri satışı kolay olsa yeterli. diğer kriterlerim genel geçer kriterler.
-1
plastic_angel
(14.07.26)
clio
0
jelly bear
(14.07.26)
yaris auris
0
konetsu
(14.07.26)
Egea cross 1.4 manuel
0
jackyr
(15.07.26)
en güncel i20
0
f02561
(15.07.26)
i20 +1
0
halitkin
(15.07.26)
(6)

Whatsapp son görülme saati farkli

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Whatsapp'tan arkadaşım 15:09 da fotoğraf attı fakat son giriş saati olarak 15:00 gözüküyor. Kendisine sorduğumda normal gönderim yaptığını söylüyor. Bu nasıl olabilir, bir fikriniz var mi? Kendisiyle aynı durum geçen gün yine olmuştu.Teşekkürler
Merhaba,

Whatsapp'tan arkadaşım 15:09 da fotoğraf attı fakat son giriş saati olarak 15:00 gözüküyor.
Kendisine sorduğumda normal gönderim yaptığını söylüyor. Bu nasıl olabilir, bir fikriniz var mi? Kendisiyle aynı durum geçen gün yine olmuştu.

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(14.07.26)
galerisinden göndermiştir whatsappa girmeden belki
+1
jelly bear
(14.07.26)
Galeriden whatsappa giriş yapmadan nasıl gönderebilir ki?

Fotografi seçip paylaş dediğimizde whatsapp'a girip kişi secmemiz gerekiyor. Her türlü giriş yapılmış oluyor. Ben mı bir şey kaçırıyorum?
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(14.07.26)
Modlu whatsapp bunu bir araştır
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.07.26)
Hani giriş yaptığı saat 15:09 olup fotoğrafı 15:00de göndermiş olsa tuhaf gelecek de bunda ben bi tuhaflık göremedim :D

Whatsapp web sekmede açıktır, fotoğrafı da telefondan yollamıştır mesela.
0
truf
(14.07.26)
galeriden fotoyu seçip paylaş dediğinde üstte sık mesajlaşılanlar çıkıyor, onlardan birine tıkladıysa app'i açmadan paylaşmış olabilir.
0
co2s2
(14.07.26)
uçak modoundayken mesaj atıp whatsappı kapatın. sonraki zamanlarda uçak modunu kapatın. gönderim, kapattığınız zamanda yapılacaktır. muhtelen bu şekildedir.
0
ground
(15.07.26)
(2)

250 bin hasarlı kazada değer kaybı?

chicha_v2
Selamlar, geçen sene bu zamanlar babam kavşak içindeyken 8/8 kusurlu biri arabasına sağdan çarptı. Kaput, far, ön panel falan komple serviste değişti ve kaskoya 250 bin civarı bir tramer işledi. Değer kaybı için bir avukatla anlaşmıştı babam. İlk başta 10-15 bin gibi bir şey geldi, bu hafta da 105 b
Selamlar, geçen sene bu zamanlar babam kavşak içindeyken 8/8 kusurlu biri arabasına sağdan çarptı.

Kaput, far, ön panel falan komple serviste değişti ve kaskoya 250 bin civarı bir tramer işledi. Değer kaybı için bir avukatla anlaşmıştı babam. İlk başta 10-15 bin gibi bir şey geldi, bu hafta da 105 bin gibi bir para gelmiş, bi 10-15 bin daha gelecek abi demiş.

Araba yaklaşık iki ay serviste kaldı, ikame araç kaskodan bir haftalığına verdiler ve o süreçte bayağı bi zorlandılar annemin doktor işleri vs. olduğu için.

Herkes bir şey söylediği için bu konuda ben de olması gereken bir para mı aldık yoksa avukat iş bilmedi veya çok iş bildi de bizi mi yiyor diye bilemiyorum size danışmak istedim.
0
chicha_v2
(14.07.26)
her hasar için değer kaybı ödenmiyor. değişik hesaplamaları var.

diyelim arabanın jantı lastiği farı değişti bunlar da trame işler çünkü hasarın içinde. ama değer kaybı oluşturmaz.
kaporta aksamı değer kaybı oluşturuyor genel olarak. plastik parçalarda pek değer kaybı olmuyor.
+3
jelly bear
(14.07.26)
UYAP diye bir sistem var. Kaskodan avukatınıza ne kadar ödeme yapıldı vs. boş vaktinizde girip teker teker okuyabilirsin.
+1
HellKeePer
(14.07.26)
(7)

US Vize memurları kafalarına göre red mi veriyor? (b1/b2)

makarnavodka
selam dostlar,30 eylül'de randevum var istanbul'da. bakayım neymiş bunun isterleri diye youtube ve sözlüğe bi baktım, çoğu kişi ultra zengin ve traveler olmasına rağmen red yemiş. bir de buraya sorayım dedim yakın dönemde tecrübesi olan ve bununla ilgili yorumu olan bi dost varsa memnun olurum.teşek
selam dostlar,

30 eylül'de randevum var istanbul'da. bakayım neymiş bunun isterleri diye youtube ve sözlüğe bi baktım, çoğu kişi ultra zengin ve traveler olmasına rağmen red yemiş. bir de buraya sorayım dedim yakın dönemde tecrübesi olan ve bununla ilgili yorumu olan bi dost varsa memnun olurum.

teşekkürler,

benim profil: 32/e/bekar/çok bilindik bi amerikan şirketinde yazılım müh. daha önce 2 tane UK, Avustralya ve 3 ü son 2 yılda olmak üzere toplam 6 schengen vizem var, toplamda 22 ülkeye gittim.
0
makarnavodka
(14.07.26)
ne için gideceksin? bunun için devamında detay bir soru doğrulama açısından.
ne zaman gideceksin?
son 3 senede gittiğin ülkeleri say.

bunları sorup vermişlerdi bana.
0
kveldulv
(14.07.26)
evet tamamen şans işi. hiç yurt dışına çıkmamış insan vize alabiliyor. 50 ülkeye gitmiş traveller ret alabiliyor.
0
jelly bear
(14.07.26)
Tam olarak kafasina gore veriyor denilemez. Ama schengen ile kiyasladiginda evet sana kisa bir mulakat yapiyor, tutarsiz birsey varsa ve suphelenirse red veriyor.

Profile gore red almaniz cok zor bence. Ama sorulara tutarli cevaplar verin. Bir cevabinizla digeriniz birbirinden tutarsiz olmasin. Zaten eger profiliniz dediginiz gibiyse is hayati/var olan vizeler. Direk formalite birkac soru sorup onayliyor.
0
nuevo
(14.07.26)
kesinlikle kafalarina gore unsuru var. bir de, "% kac red verildi bu ay % kac kabul verildi" falan onun takibi yapilir hep. Hicbir memur da onune gelen her basvuru mukemmel olsa bile %100 kabul vermis olmak istemez.
0
hot potato
(14.07.26)
kafasina gore oldugunu sanmiyorum. muhtemelen profil onune dusunce mulakat oncesinde karar verilmis oluyor. cunku cok fazla insanin 2 soru ile red/kabul aldigini biliyorum.
-1
antikadimag
(15.07.26)
Bu adam geri döner mi diye bakıyorlar. Türkiye'den ABD ye gitmek yorucu ve masraflı. O yolu gidenin geri dönmek istememe ihtimali yüksek. İyi ve stabil bir iş (memurluk gibi), seyahat geçmişi ve medeni durum önemli.

Mülakat öncesinde karar verilmiş olmuyor.
0
michael harddd
(15.07.26)
Istisnalar olsa da cogu kisi kendi durumunu dogru degerlendiremiyor ve "bana gicik officer denk geldi", "kadin herkese red verdi o gun", "red kotasi varmis" gibi dogru olmayan mitler ortaya cikiyor. Background check'te adamin onune hangi bilginin dustugunu goremezsiniz. Tavsiyem; asla yalan yanlis bilgi vermeden ve lafi cok uzatmadan meraminizi anlatin. Zaten pasaport disinda bi evraka bakmazlar gerekmedikce.

Cevremde yaklasik 20 kisi aldi son 1 yilda.
+1
brkylmz
(15.07.26)
(7)

150bin taksitli mi yoksa x miktar peşin mi?

dilemma of subscribtionability
Diyelim bugün 150bin liraya bir ürünü 9 taksitle alabiliyoruz. Aynı ürünü çat diye nakit peşin almaya değer miktar en fazla ne kadardır?Örneğin 145bin peşindense 150bin 9 taksit tercih edilmesi mantıklı. Ürünün peşin fiyatı ne kadarsa kabaca peşinle 150k taksitli ile aşağı yukarı denk geliyor?Mesela
Diyelim bugün 150bin liraya bir ürünü 9 taksitle alabiliyoruz. Aynı ürünü çat diye nakit peşin almaya değer miktar en fazla ne kadardır?

Örneğin 145bin peşindense 150bin 9 taksit tercih edilmesi mantıklı. Ürünün peşin fiyatı ne kadarsa kabaca peşinle 150k taksitli ile aşağı yukarı denk geliyor?

Mesela 125 bin?
0
dilemma of subscribtionability
(13.07.26)
Param varsa 130 bine kadar nakiti koyarim direk. Bu aralar Lira'da asagi yonlu buyuk hareketler olmamasi bunda bir etken, ancak bu aralar olmasa da bir anda oluverir, o da alinan risk.
0
mbond
(13.07.26)
%20 indirim varsa nakit koyarım 6dan az taksit varsa.
12 taksit için en az %30 falan indirim lazım.
0
jelly bear
(13.07.26)
Bugünkü değer hesabı yapılır bunun için. Resmi enflasyon %32 ise 9 taksitle ödenen 150 bin liranın bugünkü değeri yaklaşık 133 bin lira olur, yani peşin olarak 133’ten ucuza alınabiliyorsa peşin almak mantıklı, yoksa taksitli.

Tabii bu hesapta elinizdeki paranın alternatif getirisine bakmadık, örneğin peşin 100 bine alabiliyorsunuzdur fakat eldeki paranızla enflasyonun çok üstünde getiri elde edebiliyorsanız pahalı olmasına rağmen taksitli almak toplam getiri açısından avantajlı olabilir.
+2
orient blue
(13.07.26)
mevcut faiz/ppf'ye göre paranın aylık getirisi yaklaşık %3-%3,5 aralığında. siz ürünü 9 taksitle aldınız diyelim, 150 bin*8/9'luk kısmını 1 ay, 150 bin*7/9'luk kısmını 1 ay... 150 bin*1/9'luk kısmını son 1 ay işleteceksiniz demektir. Bu da 18bin-21bin aralığında bir gelir oluşturur. dolayısıyla üstteki cevapta da belirtildiği gibi 130 bin'i sınır sayabilirsiniz.
0
shadowfollower
(13.07.26)
Taksit sayısı bölü 2
çarpı 3
bölü 100
artı 1
Taksitli fiyatı çıkan sayıya böl. Bugünün rayicinde peşin fiyatı budur. Daha düşüğünü söylediyse peşin al. Yükseğini söylediyse taksitli al.

Verilen örneğe uyarlarsak:
9/2=4,5
Çarpı 3 = 13,5
Bölü 100= 0,135
Artı 1= 1,135
150.000 bölü 1,135 = Yaklaşık 132.000 den den ucuz fiyat verirse peşin almak mantıklıdır. Değilse taksitli almak ve parayı Para Piyasası Fonlarında değerlendirmek kar ettirir.
-1
Mirket
(13.07.26)
Bankaya ve firmanın anlaşmasına göre değişse de şu an 9 taksit için bankalar yaklaşık %18 alıyor satıcıdan, tek çekimde de %2 civarında. Firma bu komisyonu ödüyorsa peşinde en az %10 indirimi kabul eder.
0
creepy
(13.07.26)
herkes hesap yapmış, faizdir şuydu buydu. bir şey alınacaksa taksitle alırım. dünyayı versinler, cennet vade taksite hemen girerim.
+2
klassno
(14.07.26)
(5)

Sabah ezanı neden vaktinde okunmuyor?

herzan
Diyanet'e göre imsak vakti 3.30 ama ezan 4.20'de okunuyor. Neden?
Diyanet'e göre imsak vakti 3.30 ama ezan 4.20'de okunuyor. Neden?
0
herzan
(13.07.26)
Diyanete güveniyorsan fetva hattındaki sorularda ara ya da gogılda ara. İmsak ile ezan vakti aynı şey değil diye biliyorum, ramazanda böyle yapmalarının sebebinin müezzine kolaylık olduğu falan söyleniyordu. Yine de 1 saatten fazla erken okuyorlar ezanı, imsakın kesilme vaktine göre yani. Ben şahsen diyanete güvenmiyorum. Kur'an'a bakıyorum.
-1
yaren
(13.07.26)
insanlar daha rahat namaza gelsin diye geç okunur sabah. ama imsaktan itibaren kılınabilir
+2
jelly bear
(13.07.26)
hanefi mezhebine göre sabah namazını gün doğumuna yakın kılmak daha faziletli kabul ediliyor. ülkemizde de diyanet bu mezhebe göre hareket ediyor.
+2
duyulmasi gerektigi kadar
(13.07.26)
Sabah namazının vakti İmsak ile, yani fecr-i sadık dediğimiz, tan yerinin ufukta ağarmasıyla başlar. Güneşin ufukta doğmaya başlamasıyla biter. Yani sabah namazı takvimlerde "imsak" ve "güneş" yazan saatler arasında kılınabilir.

Şafii mezhebinde sabah namazında tebkir daha faziletliyken, Hanefi mezhebinde, sabah namazında tehir daha müstehab kabul edilir. Yani, sabah namazının farzı, hanefi toplumlarda gün aydınlanmaya başlayıp güneş doğmaya yakın kılınır. Kalan üç mezhepte ise erkenden, imsaktan az sonra daha hava karanlıkken kılınır.

Türkiye'de ben kendimi bildim bileli, sabah namazının farzı camilerde güneş doğmasına yarım saat kala kılınıyor. Bu sebepten, Ramazan ayı haricinde diğer zamanlarda sabah ezanı imsak vaktinde değil de güneşin doğmasına bir saat kala okunuyor. Ramazan'da oruca başlansın diye imsak vaktinde okunuyor.

İmsak vakti için İslam ülkelerinde güneşin ufukta yükselme açısı 10 derece ila 20 derece arasında farklı farklı değerlere göre karar veriliyor. Türkiye için, diyanet 18 derece olarak hesaplıyor ve takvimlerde imsak vaktini buna göre belirliyor.

Doğru olanı, imsak vakti girince oruca başlamak. Sabah namazı farzı içinse, münferit kılınacaksa, imsak girdiği gibi değil de, en az bir 10-15 dk. beklenmesi daha sağlam oluyor. Türkiye'de camilerde ise yaygın mezhep hanefi uyarınca daha çok bekleniyor, güneş doğmasına yarım saat kala farz için kamet getiriliyor.

İmam yahut müezzin güneş doğmasına yaklaşık 1 saat kala gelip camiyi açıp ezanı okuyor. Ezan sesiyle uyanan bir insanın lavaboya gidip, abdest alıp, hazırlanıp camiye gelmesi için ideal bu yarım saatlik süre. Ezandan sonraki yarım saat içinde cemaat yavaş yavaş camiye geliyor. Kimisi sünnetini evde kılıp gelmiş oluyor hatta. Güneşe yarım saat kala kamet getiriliyor.

Ramazan'da ise, millet zaten sahur için uyanık olduğundan, ezan imsak girdiği an okunuyor. Cemaat daha erkenden camiye gelip, farzı beklerken ramazan mukabelesi yapılıyor. Yani her sabah bir cüz kuran imam tarafından cemaate topluca okunup takip ediliyor.

Diğer İslam ülkelerinin bir kısmındaysa, imsağa 1 saat kala, insanları uyandırmak için bir ezan daha okunuyor. Buna "birinci ezan" yahut "sahur/teheccüd ezanı" diyebiliyoruz. Fecr-i Sadık'a 1 saat kala okunan bu ezanda "Essalatu hayrun minen nevm" denmiyor. İmsak vaktinde de 2. ezan yani sabah namazı ezanı okunuyor. İlk sünnet için 10-15 dk beklenip sonrasında hemen farz için kamet getiriliyor. Sabah namazı gün ağarmadan kılınmış oluyor.
+1
yadigar
(13.07.26)
Bir hoca, diyanetin imamlara 20-30 dakika kıyağına benzediğini, başka bir dayanak göremediğini söymemişti.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(14.07.26)
(3)

Kapı vizesi vs bir Balkan ülkesi

arbre
Ağustos sonu ve eylül başı arası tatil planında kapı vizesiyle bir Yunan adasına gitmek mi mantıklı, bir Balkan ülkesine gitmek mi? Siz olsaydınız ne yapardınız? Hangi şehre giderdiniz?
Ağustos sonu ve eylül başı arası tatil planında kapı vizesiyle bir Yunan adasına gitmek mi mantıklı, bir Balkan ülkesine gitmek mi? Siz olsaydınız ne yapardınız? Hangi şehre giderdiniz?
-5
arbre
(10.07.26)
deniz tatili istiyosan yunan adası tabii ki
0
jelly bear
(10.07.26)
kapı vizesi ile yunan adaları tam bir eziyet.
Avrupa’nın Maldivleri Ksamil bölgesi araştır.
0
jamswety
(10.07.26)
Ne istediğinize bağlı aslında;

Deniz tatili için Yunan Adası tabii (Kapıda vizeden bağımsız)
Gezisi, dolaşması, tarihi, yemekleri ve içmesi Balkanlar.

Vücudumdaki sedefler (görece sağlık sorunu/bahanesi) sebebiyle deniz tatilini yapacağım; Yunan Adasına gideceğim Eylül ayında.

Genel olarak cevaplarsam Balkanlar'ı tercih ederim. Balkan ülkeleri ve şehirleri çok güzeldir. Belgrad, değeri bilinmiyor. Vizesiz ülkelerden sadece Üsküp, Ohrid (az biraz) ve Belgrad'i (2 kere) gördüm. Üsküp pek sarmadı ama Ohrid güzeldi gene. Belgrad'i sürekli övüyorum. Evim oldu.
0
put it in your appropriate place
(11.07.26)
(16)

10 gün zorunlu yıllık izin

arbre
Ben bunu şirket politikası sanıyordum. Kanunmuş la bu. Bu saçmalığı nasıl onayladılar? Bunun uygulanmama ihtimali var mı?
Ben bunu şirket politikası sanıyordum. Kanunmuş la bu. Bu saçmalığı nasıl onayladılar? Bunun uygulanmama ihtimali var mı?
-6
arbre
(09.07.26)
anlamadım tam, bir yılda 10 günden az mı izin kullanmak istiyosun?
0
jelly bear
(09.07.26)
Sanırım en az bir kere 10 gün kesintisiz yıllık izin kullanmanın zorunlu olması mevzusundan bahsediliyor. Evet, bence de çok saçma.

Yıllık izin bölünebiliyor ancak parçalardan en az biri kesintisiz 10 gün olmalı. İlk 5 sene 14 gün izin olduğu hesaba katılınca geriye 4 gün kalıyor. 7-7 bölünemiyor. Şirketler bir şekilde parça parça da kullandırabiliyor ama mevzuattaki durum bu evet.
+1
akhenaten
(09.07.26)
jelly bear, evet, ben 2 tane 5 günlük tatil planlamak istiyorum. Neden bana 1 tane 10 günlük tatil kullanabilirsin diyor?

Kullanmak zorunda değilim. Kanun bunu nasıl dayatabilir?
-5
🌸arbre
(09.07.26)
böyle bi şey yok ya da ben uygulayan görmedim. doktorlarda falan var böyle. belki memurlarda vardır. özelde görmedim.
-1
jelly bear
(09.07.26)
bizim şirkette asla yok bu. yıllardır tonlarca iznim birikti. kimse de izne çıkarken bi kere 10gün kesintisiz izin almalısın demedi. 2 gün 3 gün 5 gün parça parça istediğimiz kadar kullanıyoruz

ilk defa duydum. saçmaymış ama iyi ki uygulanmıyor bizde.
0
chanandler bong
(09.07.26)
Memuriyette tek seferde 10 gün diye bir zorunluluk hiç görmedim. Kurumun inisiyatifi dahi olabilir.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(09.07.26)
@jelly bear öyle malesef, yıllık ücretli izin yönetmeliği madde 6'da düzenleniyor. Çalıştığım yerlerden biri bu konuda çok ısrarcı olunca öğrenmiştim ben de. Her şirket buna dikkat etmiyor.

www.mevzuat.gov.tr
0
akhenaten
(09.07.26)
Kurumsal şirketlerin bir kısmı uygular, sebebi de yanlış hatırlamıyorsam aslında işçiyi korumak. İşveren işçinin iznini tek tek kullandırıp piç edemesin, işçi uzunca izin kullanabilsin diye konmuş bir kural.
0
salihdt
(09.07.26)
bizimkini tam olarak öyle tek tek kullanıp 6 günümüzü piç ettiler. çok sinirliyim bu konuda. salak salak özel günleri bağlaya bağlaya... bir şey desek de anında kovuluruz sesimizi çıkaramıyoruz. ne olacak böyle bilmem.
+1
art cat chocolate
(09.07.26)
Globaldeyim, uygulamak zorundayız diyor, kötü olan 6 günüm kaldı, 4 gün de gelecek yıldan kullandırıyor haha şaka mı bu ya
-3
🌸arbre
(09.07.26)
bankalarda zorunlu oldugunu biliyorum (hatta global olarak cogu ulkede zorunlu) ama finans sektoru disindaki yerleri bilemiyorum.
0
fakyoras
(09.07.26)
Prosedür gereği evet, personel/çalışan 10 gün yıllık izin kullanmak zorundadır.

Her firma/şirket bunu uyguluyor mu bilmiyorum. Personeli olduğum firma; bunu yapmaya çalışıyor ama ne kadar yapabiliyor, bilemiyorum.

Benim canıma minnet. Kullanım kullanmasına. Önemli olan bunun karşılıklı düzgünce planlaması.
0
put it in your appropriate place
(09.07.26)
Bizde ona çok dikkat etmiyorlar ama tam tersi 10 günden fazla kullandırmıyorlar. Hatta bayramla birleştirip 3 hafta izin yapayım desen toplam izin (işgünü olarak) 10 gün olsa da ona da izin vermiyorlar.
+1
inheritance
(09.07.26)
Size, siz onay vermedikçe gelecek yıldan izin borçlandıramaz. Kuralı uygulamak istiyorduysa en baştan 10gün altına düşmesine izin vermeden kullandırmalıydı. Şimdi şikayet vs etmeyesiniz diye işin itliğine kaçıyorlar.
+1
klassno
(10.07.26)
Bu kanun işçi lehine aslında.

Çoğu firma sen 10 gün izin kullanmak istediginde sana izin vermiyor.

Firmalar da sen 2-3 gün izin isteyince zaten veriyor.
0
liberal
(10.07.26)
sosyal uygunluk denetimi geçiren yerler dışında uygulayan görmedim ama uygulayanlar da bu konuda çok hassastır zira bunu yapmazsanız denetimde patlarsınız. "zorla izin kullandırıyorlar" diye hafıylananları anlayamıyorum, yıllardır izin kullanamıyorum. şu an en az 120 gün kullanılmamış iznim var, kimse de "ya sana hiç izin kullandırmadık, git bi kafanı dinle" demiyor.
0
late viper
(10.07.26)
(30)

Eşimin yaptığı çocukça şımarıklık mı yoksa bende mi sıkıntı var.

hakyememyemekyerim
bugün eşimin doğum günüydü, ayrıca da beraber yanyana evlendikten sonra kutladığımız ilk doğum günü olacaktı evlenmeden önce de 3-4 yıl çıkmıştık, ben o dönemlerde doğum günlerinde hep ona güzel hediyeler aldım, ipad, steamdeck ya da işte pahalı ve güzel şeyler, o da bana alıyordu öyle karşılıklı bi
bugün eşimin doğum günüydü, ayrıca da beraber yanyana evlendikten sonra kutladığımız ilk doğum günü olacaktı evlenmeden önce de 3-4 yıl çıkmıştık, ben o dönemlerde doğum günlerinde hep ona güzel hediyeler aldım, ipad, steamdeck ya da işte pahalı ve güzel şeyler, o da bana alıyordu öyle karşılıklı birbirimize hediyeleşiyorduk, evlendikten sonra borcumuz var demeye başladı, halbuki daha düğün falan da yapmadık kuru bi nikah yaptık ve ben onun bekar evine hiçbir eşya dahi almadan yerleştim, neyse sorun bu değil, bana bi kaç ay önceden sakın bana doğum günümde bi şey alma, gerçekten her şeyim var paranı harcama vs vs gibi şeyler söyledi kafamda alacağım şeyler listeliydi ama o kadar çok beni bastırdı ki ben de iyi madem sonra bi şeyler düşünürüz o halde dedim,

bu sabah kalktım, işte başka bi muhite gittim işte bi hediye alayım en azından böyle kuru kuru da olmaz dedim ve tatlış bi oyuncak beğendim karı koca figürlü böyle komik de buldum onu aldım sonra bizim mahallede satılan pekala da fiyatları fahiş ama oldukça da hakeden bi yerden pasta aldım daha önce rastgele aldığımda beğenmişti o nedenle orada işimi şansa bırakmak istemedim ve güzel de bi çiçek aldım, bi de akşam ona yemek hazırlarım diye söylemesi ayıp et aldım, neyse eve gittim ve hediyelerimi falan verdim ama yüzü düştü suratı asıldı. neden diye sordum senle ilgili değil dün geceden kalmayım vs dedi.. sonra öğle yemeği için dışarı çıktık ama suratı gerçekten de sirke satıyordu sonrasında zorladım ve şey dedi "evet hayal kırıklığına uğradım, bana bi doğum günü kartı bile yazmamışsın, üstelik ben peluş oyuncakları sevmem neden benle bağlantısı olmayan bi şey aldın anlamadım 5 poundluk lego alsaydın daha iyiydi" dedi ben de bu oyuncağı gördüğümde bizi hatırladım oldukça da sevimli buldum ondan aldım beni gülümsetmişti böyle düşünceğini bilmiyordum daha önceden çok lego aldığım için almadım dedim. sonra bastırmaya devam etti, aylar önce haftalar önce düşünmüş olman gerekirdi, son dakika koşturup alman hoşuma gitmedi dedi.. ben de benim bi şeyler almamam için bana çok baskı yaptın ben de o nedenle basit tutmak istedim, çiçek ve pastayı da 1 hafta önceden alamam dedim. açıkça bana aldığım hediyeyi beğenmediğini söyledi, sonrasında lafı dolandırıp hızlıca düşünülüp alınmış bi şey dedi, ben de 1 hafta önceden de alsaydım bi şey değişmeyecekti olay bi kaç zaman önce almam değil hediyeyi basbayağı beğenmedin ve bahane uyduruyorsun daha önce de sana kart falan yazmadım ama hediyelerden başın dönmüş olsa gerek hiç kart bahanesiyle gelmedin dedim.. bugün gerçekten hediye aldığıma ve alacağıma pişman oldum, ilk defa ağladım hediyeyi aldığıma da pişman oldum.. siz olsanız naparsınız? bugün doğum günü ama kütüphaneye geldim ve gerçekten onunla vakit geçirmek istemiyorum.


www.ebay.co.uk
-1
hakyememyemekyerim
(06.07.26)
bu arada ben kadın 31, eşim 35 erkek
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
ayriyetten şey dedi ablam da bana geçmişte aynısının farklı bi versiyonunu son dakika almıştı ve kendimi kötü hissetmiştim bla bla dedi ama anlamadığım şey benim birincisi bundan haberim yoktu ikincisi güzel tatlı bi şey bulmak için gerçekten epey dolandım, üçüncüsü de temsili bi şey aldım tamamen o alma diye baskıladığı için.. ama asıl iki yüzlülük şurada sonradan hatırladım kendisi de aynı serinin siyahını kendi yeğeni için almıştı...
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
oha. ben sizi erkek sanmıştım.
eleman baya şımarıkmış. cidden kötü. hediyeye kötü denir mi? ayrıca kendisi ısrar etmiş. resmen dengesiz tripli olgunlaşamamış bi erkek.
+2
jelly bear
(06.07.26)
Gerçekten düşüncesizmiş. Önemli olan düşünüp emek vermiş olmanız. 5 yaşında çocuk gibi hediyeyi beğenmedim diye mızmızlanmak çok immatür bir davranış.
+4
tekdir ile uslanmayan kiz
(06.07.26)
Eskiden böyle düşünmezdim. Bana ne oldu bilmiyorum ama erkekleri bu kadar şımartmamak gerekiyor bence. Ayrıca eşin biraz ılık mı desem ne desem bilemedim. Erkeğin aşırı duygusal olmayanı makbuldür brnce ya. Okurken o kadar çok daraldım ki. Sana gelecek hayatında başarılar diliyorum, zor biriyle berabersin.

Hediye alma diye ısrar ettin diye bastırır üste çıkar daha da uğraşmazdım heralde ben. Zaten çiçek filan ne alaka valla anlam veremedim.
+5
elorelia
(06.07.26)
baya kötü. ben de hediye alma dedigi halde hediye almana bozuldum. kocan gözünü boyamis flört döneminde su anda gercek yüzünü görüyorsun.

sen haklisin.
+1
Purple life
(06.07.26)
Duyurunun sonuna kadar ben de sizi erkek sanmıştım.
Olgunlaşamamış.
"Sakın bana doğum günümde bi şey alma" sözüne güvenip almasaydınız, ona da tavır yapacaktı bence.
Henüz çocuğunuz yoksa, biraz daha izleyin bence. Teyze tavsiyesi.
+4
pro9it9is9
(06.07.26)
Ben de cinsiyetler farklı sanmıştım…
Son dk hediyeleri beni de önemsenmemiş hissettirir yalan yok ancak kendisi alma alma diye darlamış, ee daha ne? Siz yine de hazırlık yapmışsınız kutlamışsınız, karta takılmak tartışmak günü berbat etmek için bahane gibi geldi. Niyet o olmasa da dışarıdan öyle görünüyor.
+3
ekimoloji
(06.07.26)
pahalı bir şey alsaydın da bu sefer ben sana alma demedim mi diyecekti. başka bir şey var. oturup konuşmanız lazım. mesele hediye falan değil (onun için). ha itiraf eder etmez bilemem.
+2
brkylmz
(06.07.26)
Ben okurken rahatsız oldum, hediyede maksat düşünmektir. Hediyeyi beğenmeyebilirsin, sorulursa usulünce çok bayılmadığını da söyleyebilirsin ama yine de sevinirsin. Ama surat asılıp trip atılması çok itici geldi bana. Biri bana böyle davransa ciddi ciddi kestirip atar, saçmalamamasını söyler, bir şey diyecek olursa da "ben böyle saçma sapan bir şey duymadım" deyip babaanne tribi atarak kendine gelmesi için yalnız bırakır ve bu konuyu asla tartışmazdım.
+1
akhenaten
(06.07.26)
kalbim çok kırıldı, tartışmadan sonra eve gidip laptop'u alıp çıktım, kütüphanede çalışıyorum ve eve hiç gidesim yok ama bu sefer de beni doğum günümde yalnız bıraktın da diyebilir..
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
Seni erkek eşimi kadın sandım ahahaha

Benimki de yalvarıyor nolur hediye alma paramız gitmesin diye.

Bu kadar narin erkek de görmedim sorun sende değil.
-1
Hallegadola
(06.07.26)
bosver eve gitme hatta mumkunse gunu bitir oyle git, bir dogum gununu yalniz gecirsin belki biraz olgunlasir.
0
korkut
(06.07.26)
Anlattıklarınıza bakılırsa burada meselenin hediye ya da doğum günüyle pek alakası yok. Bence Oturup konuşmamız gereken şeyler var. Kocanız sizden boşanmak istiyor olabilir
+1
Rondak
(06.07.26)
altında yatan başka bi konu var gibi geldi bana da, ya da gerçekten dengesiz biri hem hediye istememek hem de hediyeyi beğenmemek biraz tuhaf. fazla harcamanızdan rahatsız olduysa rahatsız olmakta haklı bence ama bunu normal bi şekilde ifade etmediği için yine haksız sonuçta.
cinsiyetle ilgili yorumlara katılmıyorum, toksikliğin cinsiyeti mi var?
kendinizi üzmeyin evlilik insanları değiştirebiliyor bunu yaşamışsınız siz de. dünyanın sonu değil. konuşulabilecek makul biriyse sakin bi zamanda konuşur çözersiniz. değilse de çok güzel bi söz gördüm geçen: yanlış trende ne kadar uzun süre kalırsanız eve dönmek o kadar pahalıya patlar. sevgiler
0
mezzosprite
(06.07.26)
Eşşek kadar herife peluş ve çiçek almak ne ya adam haklı.
+5
kullaniciadimvar
(06.07.26)
Ayrıl da gel
0
gabe h coud
(07.07.26)
Nerd tiplerle sevgililik zamanı güzel geçer fakat konu evlilik sorumluluk ve gerçek insani bağlar olunca ergenlikte takılı kalmış oluyorlar
+2
grimavi
(07.07.26)
Valla ben de sizi erkek sandım. Ben de er kişiyim. Erkek tarafının nazlısı, küseni çekilmez. Ben bir erkek olarak hiç bir zaman doğum günün kutlansın hediye falan alınsın istemedim.
+1
mikahakkinen
(07.07.26)
ben de cinsiyetleri tam tersi anladim. Karakterler tersine dönmüş gibi bu nasıl bir nazdir anlayamadım. Çok simarikca. Nasıl olup da hediyeyi beğenmeyip trip atmak. Kadin yapsa hadi bir nebze anlasilir belki ama bir erkeğin bunu yapması çok irite edici cidden.Taviz vermeyin, siz düşünüp ne guzel pastasına kadar almissiniz. Çok ayıp etmiş.
-1
acelaacedebela
(07.07.26)
Kadın sandım prenses erkek çıktı. Niye çiçek aldın ki erkekleri bu kadar şımartmayın. Bunu kötülük için söylemiyorum erkeklerin beklentisi de içgüdüleri de buna uygun değil. Doğada her zaman maddi şeyleri erkek verir kadın alır. siz terse kürek çekip durmuşsunuz. Bırak kocan alsın hediyeyi çiçeği sen de bi öpücükle kutla geç. Emin ol çok daha mutlu olacaksınız.
Ya da bundan boşanıp alfa bir erkekle evlen o da bir seçenek.
0
yenibirgüzelnick
(07.07.26)
Kusura bakma da prenses kocanız tam bir minik kuş. Burada değerli olan şey zaten heves etmiş olmanız, bundan daha fazla değer gösterdiğinizi belli edecek ne var zaten? 35 yaşına gelmiş adam kadın denilen varlığın hevesini kırmamak gerektiğini öğrenemediyse işiniz zor.

Ayrıca bu hediyeleşme işlerinde aklıma hep O. Henry nin Noel Hediyesi isimli hikayesi gelir karşılıklı heves ve aşkın en güzel tasvirlerinden.
+2
apocalipy
(07.07.26)
yengeç burcu erkeği olarak dönem dönem doğumgünlerimde inanılmaz saçma sapan bir alınganlık bir kırılganlık bir mutsuzluk çöküyor bana da. Sizinle alakası olmaksızın bu burç zımbırtısal dönemsel şeylerden olabilir. Yengeç burcunun doğumgünü kutsaldır herkes yanında olsun herkes onu sevsin sürekli kutlansın hiç bir arkadaşı unutmasın ister. Bulunduğunuz yerde pek arkadaşınız yoksa biraz fazla kendiyle kaldıysa bu sebeplerden olabilir. Prenseslik mi ? evet ancak anlaşılacak bir yanı da yok. Yengeç kendini demoralize etmeye mutsuz etmeye ve oradan cıkarttığı kaos ile takılıp tüm dünyanın onun mutsuzluğunu istediğini düşecek kadar da yeri gelince saçmalayabilir.. kendi haline bırakın o kendini toplar. en güzelini yapmışsınız alan tanıyarak.
-2
denizmaniaherif
(07.07.26)
35 yaşında bir erkeğin böyle tepki vermesi. Çok acayip.

Baya prenses gibi büyümüş diyorum ben de. Bildiğin yaptığı da hödüklük.

Beğenmesen bile hediye gelen şeye beğenilmezlik yapılmaz ve surat da asılmaz. Valla bazı insanlar bu yaşa nasıl gelmiş ben anlamıyorum böyle terbiye ile.
0
drako
(07.07.26)
bu ilişkinin sonunda sen ilişkinin erkek tarafı olacaksın o kadın tarafı.
0
rayde
(07.07.26)
eşiniz büyüyememiş maalesef. 35 yaşında hediyeyi beğenmedim diye mızmızlanmaz insan, karşıdakinin düşünüp, emek harcaması mutlu olmak için yeterli bir sebeptir. Beğeneceği bir hediye de almış olsanız ona da muhtemelen başka bir kulp takacaktı. Burada problem hediye de değil bence, başka bir şeye kızıp/kafasına takıp hıncını hediye meselesinden çıkarmış gibi.
0
ciagra
(07.07.26)
@denizmaniaherif evet kendisi de yengeç burcu..
0
🌸hakyememyemekyerim
(07.07.26)
ister yengec olsun ister akrep olsun ister lamba olsun; 35 yasinda biri icin boyle davranis mi olur? biri, "bisey yapmayalim gerek yok" denmesine ragmen dusunmus planlamis yolunu degistirmis oyuncagi pastasi yemegi vs hepsini ayarlamis gelmis bana hediye begenmiyor. YUH. hadi hediyeyi begenmedi, pastayi, cicegi, eti; onun icin harcanmis bu emegi de mi begenmedi? istememis bi de guya. istemedigi halde biseyi "aylar haftalar oncesinden dusunecektin" ne demek, boyle ayarsizlik mi olur? cok mu zor yani "tesekkur ederim karicim bu kadar ugrasmissin, ellerine saglik" demek? tutarli olsa sonrasinda "hediyeye de hic gerek yoktu istememistim zaten bisey, cok da begenmedim zaten ama canin sag olsun dusunmen yeter" diyebilir; aylar oncesinden planlasaydin demez.

rica ediyorum koca koca yetiskinler olarak eksik kalmis insanliginizi "ben zencefil burcuyum yeaa ondan hep" diye sahiplenmeyin. adam %100 haksiz. hediyeyi gercekten begenmemis olabilir, ama bu kendisi icin yapilmis tum diger seyleri gormezden gelmeyi, cocuk gibi saatlerce trip atmayi gerektirmez.

imza: dun 35 yasina girmis birisi.
-1
taurina
(07.07.26)
Erkekler prensesliği geçti kezbanlığa kadar ilerledi demek. Siz para kazanmıyor musunuz sadece onun geliriyle mi geçiniyorsunuz? Eğer öyleyse, yaptığı bunca baskının ardından düşük bütçeli hediye alınmasına bozulmaması lazım. Kendi paranızı kazanıyorsanız da yine önceki baskılaması yüzünden böyle bir hediye seçmeniz gayet mantıklı, hiçbir şey demeye hakkı yok. Oyuncak gayet sevimli. Yemek de şık olmuş. Sanırım regl gününe denk gelmiş, özür diler muhtemelen.
0
megalomaniac
(07.07.26)
"ben bu hediyeleri beğendim de aldım, beğenmediysen git kendi hediyeni kendin al"

çok da uzatmayın, yıllar sonra gülüp geçeceğiniz anılar oluyorlar.
0
co2s2
(08.07.26)
(7)

Samos(sisam) adasına gitmiş olanlara bir kaç sorum var

denizmaniaherif
Merhaba; adada yat turu gibi bir şey var mı ? bir de turist tuzağı bu oraya gitme pahalı ya da buraya git bak şunu al ye iç dediğiniz şey var mı?Araba kiralamak zorunluluk mu diğer koylar için şehir içi ulaşım var mı merak ettim..teşekkürler.
Merhaba; adada yat turu gibi bir şey var mı ?
bir de turist tuzağı bu oraya gitme pahalı ya da buraya git bak şunu al ye iç dediğiniz şey var mı?
Araba kiralamak zorunluluk mu diğer koylar için şehir içi ulaşım var mı merak ettim..
teşekkürler.
0
denizmaniaherif
(06.07.26)
Samos ufacık yer zaten, hiç araba işine girme bence. Sahil hattı dışında bir olayı yok. Hiçbir yerde kazıklanmazsın, kafana göre gir çık restoranlara.
-5
gobekliraki
(06.07.26)
turist tuzağı yok öyle şeyler
şehir içi ulaşım var ancak saatler sınırlı araba kiralamak daha iyi olur taksiler de mevcut.
Pythagorion'da kalmıştık burada yat turları var
kokkari var burada da kalınabilir ama daha sakin ve deniz dalgalı olabiliyor.
+2
croswell
(06.07.26)
vathi şehir şehir, ada havası pek yok
pythogorion'da kalmıştık biz de keyifli bir yer aynı zamanda güneye baktığı için denizi sakin ve güzel
kokkari de tam instagram fotoğraf mekanı çok güzel ama rüzgar ve dalga sorunu var
araç kiralamanız şart çünkü toplu ulaşım çok zayıf. rahat edemezsiniz. aynı zamanda çevrede çok güzel köyler vs var arabayla gezebileceğiniz. detay ve tavsiye ihtiyacınız olursa mesaj atın lütfen
+2
biseysorucam
(06.07.26)
araba kirala bence koy koy gezmek istersen ucuz zaten. turist tuzağıyla karşılaşmadım 1 hafta kaldım.
turlar da baya var evet. güzel koylar için araç kesinlikle şart.
+2
jelly bear
(06.07.26)
biz elektrikli bisiklet kiraladık çok da rahat oldu. evet başka koylara gitme derdimiz yoktu 2 gece kaldık zaten ama otelden merkeze rahat gittik. sağı solu gezdik. pythogorion da kalmıştık.
+2
jülsezar
(06.07.26)
Merhaba, Samos'a 2024'te giderken bir seyahat planı oluşturdum. 3 gece 4 gün kalmıştık. Muhtemelen çok bir şey değişmemiştir. Küçük bir araba kiralamanızı öneririm, çok rahat edersiniz.

Araç kiralama için burayı tavsiye ederim, çok iyi bir aile işletiyor: www.instagram.com

Bu da gün gün yaptığım plan. Tabii mekanların hepsine gidilemez, kendiniz haritada güncel yorum ve puanlara göre karar verebilirsiniz.

docs.google.com
+2
hadi ya la
(06.07.26)
Yunan Adaları içinde en sevmediğim Ada oldu. Kuşadası'ndan feribotla gidiyorsanız limanın olduğu yer wathy. Ben pek sevmedim. İçlerinde kötünün iyisi Pisagor. Hem gündüz hem gece biraz daha canlı. Ada'nın genelini gezeceksen birkaç gün kalacaksan ve birkaç yerde denize gireceksen Araba kiralamak şart. Toplu taşıma ben pek rastlamadım.
0
etna
(06.07.26)
(6)

Akıllı saat sebebiyle aklını yitirdi

artıküyeolmakistiyorum
SlmDaha önce de duyuru açmıştım ve hala karar veremedim. iPhone 17 kullanıyorum ve saati her gün şarja takmak istemiyorum. Aynı zamanda bir saate 20 kagat vermek de istemiyorum. Yine aynı zamanda ucuz mal alacak kadar da zengin değilim. Şimdi gözüme kestirdiğim Huawei Watch Gt 6 var ama kullanıcı yo
Slm
Daha önce de duyuru açmıştım ve hala karar veremedim.
iPhone 17 kullanıyorum ve saati her gün şarja takmak istemiyorum. Aynı zamanda bir saate 20 kagat vermek de istemiyorum. Yine aynı zamanda ucuz mal alacak kadar da zengin değilim.
Şimdi gözüme kestirdiğim Huawei Watch Gt 6 var ama kullanıcı yorumları çok değişken. Özelliklerinin yanlış calistigini yazan da var sonradan bozuldu diyen de. Bazı özellikler için senkronize sorunu yazan da var saat bozuldu garanti para istiyor diyen de.

Siz hangi akıllı saati kullaniyorsunuz?
Telefonla görüşme yapmak, uygulama yüklemek istemiyorum dümdüz sağlık takibi ve adım saysın uyku ölçsün yeter diyorum.
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.07.26)
Gt 6 kullaniyorum, herhalde 2 hafta olmustur sarj edeli.

Gayet memnunum, 4 farkli kayis aldim gunluk kiyafetime gore değiştiriyorum.

Hatta soyle diyeyim, gecen gece otururken 4 kere asiri nabiz uyarisi verdi, doktora gittim gizli guatr cikti.
0
duster
(05.07.26)
Gt3 pro titanyum kullanıyorum 20 günde falan bir şarj ediyorum. Aşırı memnunum.
0
rodeocu
(06.07.26)
Iwatch kullanıyorum. Daha önceleri de Mi Band kullanıyordum. İkisinden de memnundum / memnunum.
Bunlardan yüzdeyüz doğruluk beklememek gerek. Kordon gevşektir, kolun aşırı terlemiştir vs. Hata yapar. Daha önce de söylemiştim, eş zamanlı olarak Polar göğüs bandı da kullanıyorum, eşleştirmediğim zamanlar 20 nabız farkı gördüm ki bu gayet normal. Biri bilekteki damardan ölçüyor, birinin sağ koltukaltından sol koltukaltına kadar elektrotu var.
Yani muhteşem ölçüm sonuçları bekliyorsan akıllı saat seçeneği yanlış. Ama doğruya yakın fikir versin diyorsan bunu hepsi aynı yapıyor.
İlaveleri EKG ile tansiyon. Onun dışında bir farkları yok.
Hangisinin garantisi sorunsuz, hangisi koluna yakışıyor, hangisinin şarjı seni zorlamaz, ona bak.
Söylediklerini Mi Band 10 yapıyor mesela. Şarj ömrü de 20 gün varmış.
0
Mirket
(06.07.26)
Youtube'da akıllı saatleri ve genel manada giyilebilir sağlık ürünlerini aşırı detaylı içerip diğerleriyle karşılaştıran bir adam var. Oradan bakın karar vermenizi kolaylaştırır.

youtu.be

İngilizce kanal ancak ingilizce bilmiyorsanız bile grafikler falan yeterince açıklayıcı zaten.
0
akhenaten
(06.07.26)
huawei watch gt serisi fazlasıyla yeter isteklerin için. şarjı da iyi gidiyor
0
jelly bear
(06.07.26)
gt5 pro kullanıyorum, telefonum da iphone 14 pro. saat gayet stabil ve telefonla uyumlu çalışıyor. şarjı 2 hafta kadar gidiyor. bundan önce de gt3 kullanıyordum. bu eskiyince de aynı seriden devam ederim muhtemelen.
0
faberkastelli
(07.07.26)
(12)

Gün içinde telefon kullanmaya engel olacak meşguliyetler

egerbiryolcu
Bir konuda deneme yapıp telefonla çok ilgilenmemem lazım. Neler yapayım ki telefon kullanmaya canımın sıkılmasına neredeyse hiç vakit bulamayım veya o kadar kendimi kaptırmaliyim ki tek uğraşim o olsun.Telefondan uzaklaşma kastım aslında WhatsApp tan gruplardan iletişimden uzaklaşmak istemek. Öneril
Bir konuda deneme yapıp telefonla çok ilgilenmemem lazım. Neler yapayım ki telefon kullanmaya canımın sıkılmasına neredeyse hiç vakit bulamayım veya o kadar kendimi kaptırmaliyim ki tek uğraşim o olsun.

Telefondan uzaklaşma kastım aslında WhatsApp tan gruplardan iletişimden uzaklaşmak istemek. Önerilen şey telefondan yapabileceğim şeyler de olabilir yani.
0
egerbiryolcu
(04.07.26)
havuza denize git. yürüyüş yap uzun uzun telefonu yanına alma. spor yap genel olarak.
0
jelly bear
(04.07.26)
E book al bir tane. Kitap okuma alışkanlığı edin.
Direkt kitap oku demiyorum. Her an her yerde cebinden çıkarıp okuma şansı vermez kitap.
0
Mirket
(04.07.26)
Bilardo oyna.
0
galahad reloaded
(04.07.26)
en kolay ulaşılabilecek şey karakalem çiziktirmek gibi geliyor bana bir köşede.
0
pide
(04.07.26)
adam bıçakla, cezaevine gir. uzun bir dijital detoks imkanın olur :)
+3
faberkastelli
(04.07.26)
El işi gibi bir hobi edinin, sürükleyici kalın bir roman okuyun.
+1
ekimoloji
(04.07.26)
@faberkastelli cevabınızagüldüm gerçekten çünkü ciddi ciddi hapis cezası alma ihtimalim var:d
Ama tabii ki adam bicaklamadim o.0
-1
🌸egerbiryolcu
(04.07.26)
@egerbiryolcu canınızı sıkmayın. dünyanın sonu gibi görünüyor ama sayılı gün de çabuk geçiyor. konuyla ilgili konuşmak isterseniz özelden yazabilirsiniz. verdiğim cevabı faraza değil, tecrübeden yola çıkarak verdim :)
0
faberkastelli
(04.07.26)
Dip köşe temizlik :) Bi yerden başlayınca bende çorap söküğü gibi geliyor, kendimi durduramıyorum. Yaparken başka şey aklıma gelmiyor :)
+1
truf
(04.07.26)
yürüyüş yapın. süper aktivite. kendinizle başbaşa kalırsınız.
hobi edinin. ağaç oyma, boya vs.
el işi gerektiren tadilata girişin. evi boyayın vs.
veri analizi yapın. birebir bol bol veri kopyalamalı vs.
0
gurur
(04.07.26)
Size göre akıcı kitaplar bulun,
Playstationa sarmak,
Telefonsuz denize havuza gitmece,
Bilmediğiniz otobüs hattına binip etrafa bakınma,
Boğazda 2 saatlik vapur turu
0
gadlemler
(05.07.26)
Telefon android ise program var. Telefonu kitliyor sadece aramalara bakabiliyorsun.
0
komando kani var bende
(05.07.26)
(8)

Yarın Ankara da olacağım

kisa
Bir düğün için yarın sayistay Gölbaşı tesislerinde olacağım.Ankara da görebileceğim tek kişi de evden çıkamaz halde.Gitmişken şunu yap bunu yap diyeceğiniz bir şey var mı yoksa sadece İstanbuldan git gel mi yapayım? Fikir almaya geldim
Bir düğün için yarın sayistay Gölbaşı tesislerinde olacağım.
Ankara da görebileceğim tek kişi de evden çıkamaz halde.
Gitmişken şunu yap bunu yap diyeceğiniz bir şey var mı yoksa sadece İstanbuldan git gel mi yapayım? Fikir almaya geldim
0
kisa
(03.07.26)
Her yer kapalı. Açık yollarda trafik berbat. Hava sıcak. Bi de ankara nın sahi neresini gezeceksin? Düğüne git gel o bile başarı bu rezillikte.
-1
Lh12
(03.07.26)
her yer kapalı falan değil, 6 temmuzdan sonra başlayacak o işler.
0
jelly bear
(03.07.26)
Ben olsam kale’ye çıkarım. Kale çevresini, hanları, rahmi koç müzesini gezer, bi de dursun usta’da (öğlen 13’ten önceyse) döner yerim.
Kale olmazsa Mutlu lokantasında veya düveroğlu’nda döner yer tunalı’da bir bira içerim.
+3
mor oje
(03.07.26)
Aracınız var ise kale çevresi arkadaşın dediği gibi güzel. Onun dışında ben ankara'nın içinden değil de çevresinden daha çok keyif alıyorum. Nallıhan, Kızılcahamam, Beypazarı vs. doğal güzellik ve kuş çeşitliliği bakımından şahane. Haricinde sadece Anıtkabir derdim.
+1
herseysoyledigimgibioldu
(03.07.26)
Döner saatine yetişemem muhtemelen. Mutlu lokantası ve kale çevresi mantıklı gibi geldi.
herkese teşekkür ederim
0
🌸kisa
(03.07.26)
kaleye gitceksen ulusta develide yiyebilirsin döneri. baya iyidir

müzelere ilgin varsa anadolu medeniyetleri müzesine de uğra gitmediysen
0
jelly bear
(03.07.26)
Anadolu medeniyetleri müzesi +1

sırf bu sebepten ankaraya gidilip 2 gece konaklanır ve doya doya gezilir.
0
benimkibu
(03.07.26)
Kale için arabaya hiç gerek yok, dolmuşlar gayet yeterli.
Bu arada kelime müzesi var o da çok güzel.
Döner için dursun ustanın az ilerisinde meydan döner var o da bayağı iyi.
0
mor oje
(04.07.26)
(5)

Doktor randevusu ve saglik ocagi

baldur2
Arkadaslar ben ve ayda bir gorustugum doktorum ayni anda tatile cikabilir o yuzden duzenli kullandigim ilaclari saglik ocagina giderek yazdirabilir miyim? Sigortam var ve bu ilac tanimlama mi ilac hakki mi ne oyle bir islem yapilmisti 1 Yilligina?Ve saglik ocagina gidip randevusuz alabilir miyim? Ve
Arkadaslar ben ve ayda bir gorustugum doktorum ayni anda tatile cikabilir o yuzden duzenli kullandigim ilaclari saglik ocagina giderek yazdirabilir miyim? Sigortam var ve bu ilac tanimlama mi ilac hakki mi ne oyle bir islem yapilmisti 1 Yilligina?

Ve saglik ocagina gidip randevusuz alabilir miyim? Ve bu kendi aile hekimim mi olmak zorunda veya baska doktorlar/saglik ocagi da olabilir mi?
0
baldur2
(03.07.26)
raporun varsa olur
0
jelly bear
(03.07.26)
Rapor derken fiziksel rapor mu yoksa online gorebilirler mi? Rapordan ziyade recete veriyordu bana.
0
🌸baldur2
(03.07.26)
online oluyor rapor. edevlette ilaç raporları kısmından bakabilirsin

rapor yoksa uzmanlık gerektiren bi ilaçsa aile hekimi yazamaz
0
jelly bear
(03.07.26)
Rapora tabi ilaçlarda atıyorum bir öncekinde 3 ayı kapsayacak kadar ilaç yazıldıysa süre bitimine bir kaç gün kalana kadar yeni ilaç yazdıramıyorsunuz. İlla aynı doktor yazmak zorunda değil bu arada, zamanı geldiğinde sağlık ocağındaki başka bir doktor yazabilir, raporu online görürler.
0
diabolus79
(03.07.26)
E devlete gir. İlaç raporları yaz. Bir ilaç raporun varsa çıkar. Onu aile hekimliğindeki doktor da görür.
Raporda direkt ilacın ismi yazmaz. Etken maddesi yazar. Bir eczaneye ilaç raporunla şu ilacı yazdırabilir miyim diye sorabilirsin.
Yine e devlete ilaç kullanım süreleri yaz. Şu an kullandığın ilacın hizasında bitiş tarihi yazar. Bitiş tarihine 15 gün kaladan itibaren yenisini yazdırabilirsin.
Kendi aie hekimliğin olsa randevulu gidip hallederdin iyi olurdu. Bu imkan yoksa biraz sıkıntılı. Herhangi bir aile hekimliğine randevusuz git. Misafir olarak muayene olacağım de. Randevulular bitince araya bir yere sıkıştırırlar. Çok bekletirler. Ya da iki randevulu hasta arasında cart diye dal içeri.
Doktora Raporlu ilacım bitti. Adı şu, kullanım dozu şu diyeceksin. Detay vermene gerek yok. Sorarsa cevaplarsın.
Yukardaki arkadaşlar zaten anlatmış. Ben biraz detaylandırdım.
0
Mirket
(03.07.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.